Sayfa yolu
Hüseyin Üzmez'in yanına!
Yayın Tarihi: 19.07.2009 , 10:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Toprak Holding'in eski sahibi Halis Toprak, 1992 doğumlu olan ve kendisinden 54 yaş küçük Nazlıcan Tagizade ile dün Kuşadası'nda evlendi. Ancak Nazlıcan, henüz 18 yaşına girmediği ve reşit olmadığı için kızın babasının yazılı izniyle bu iş gerçekleşti. Medyanın verdiği şekliyle haberlerde "Halis Toprak'ın çeyiz, gelinlik ve diğer ihtiyaçlarının hepsini Vakko'dan aldığı" da belirtilerek, konunun önemi hiçleştiriliyor. Reyting yaptığı sürece, bu evliliğin birçok yönü medyamızın "uzman"ları tarafından değerlendirilmeyi bekleyecek aynı zamanda dünkü sitelerden birinde görüldüğü gibi, pornografik bir başlık da atılacaktır: "71'lik Halis Toprak'a 17'lik çıtır!"
Hüseyin Üzmez de 2003 yılında, kendisinden 50 yaş küçük 22 yaşındaki Ayşe Yılmaz ile evlenmişti. Ayşe'nin babası Mustafa Yılmaz, kızının 4 çocuğunun en küçüğü olduğunu belirterek, "Peygamber efendimiz de Ayşe anamız 9 yaşındayken evlendi. Kızımın evlenmesine ilk zamanlar karşı çıkıyordum. Sonra normal karşıladım" demişti.
Üzmez, şimdi de 14 yaşındaki bir kıza yönelik "çocuğun cinsel istismarı ve cinsel amaçlı hürriyeti tahdit" suçundan içeride...
Hayrünnisa Gül, Abdullah Gül ile nişanlandığında daha 14 evlendiğinde ise, 15 yaşındaydı. Yasal olarak "çocuk" kabul ediliyordu.
Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 1.maddesi şöyledir: "Bu sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, on sekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır."
***
Bu örneklerin hiçbirinde kızların rızası, çocuk hakları, erdem ve etik tutum yoktur. Örneklerde olduğu gibi, yetişkin bir insanın çocuk yaşta biriyle evlenmesi kabul edilemez bir durumdur. Aşk, sevgi ve hoşlanma söz konusu değil görücülük esastır. Zaten acı olan da budur.
"Size ne alan razı, veren razı"... Gündelik hayatımızda kimi durumlar karşısında yapılan yorumların belki de en pespayesidir. Ele aldığımız bu konuda da söylendiğini sıklıkla duymuşsunuzdur. Bu yorumun pornogafik ve "ahlâksız" içeriği için söylenecek tek kelime yoktur. Bu nedenle, "alırım, satarım" anlayışının insan ilişkilerindeki bu ucuz yorumu, bize uzaktır.
Okuyucularımız dikkat ediyorsa, epey hassas bir konuda haber/yorum yapıyor ve yazıyoruz. Soyut bir tartışma değil bu. Gerek evrensel normlar gerekse kişilerin bu normlarla kurduğu ilişkinin toplumumuzda yerleşik bir değer olmamasını irdeliyoruz. Kişilerin birbirlerinden hoşlanması ve sevmesi gibi konularda ahlâk zabıtalığı yapacak değiliz. Aşkın ve sevginin her zaman arkasındayız. Ancak, ne yukarıdaki örneklerde bu zerafeti ne de gelişkin ve değerleri oturmuş bir kişinin yukarıdaki örneklerin öznesi olmasını mümkün görmüyoruz.
Buraya kadar, bu örneklerdeki "durum"u ve erkekleri irdeledik ancak bu konunun bir diğer tarafı var ki, o da kız aileleri. Nazlıcan'ın evliliğine "olur" diye yazılı izin veren baba ve nikah şahidi olan dayı çok mu normaldir? Neyin karşılığıdır bu imza? Kızının geleceği mi kurtulmuştur? Bunların namus dedikleri, karşılığında verilecek şeyler için korunan ne menem bir şey midir?
Akıl nerededir? Varsa bu kadar mıdır? Buna akıl denebilir mi? Bu "akıl", ancak ve ancak değer ve erdemlerin "yok edici"sidir.
Kapitalist bir düzende yaşadığımızı biliyoruz. Bu gibi durumları daha da fazla göreceğiz. Büyük bir cehalet, koyu bir yobazlık eşliğinde insanlıktan yoksun bir toplumsal yapıya doğru gidiyoruz. Akıl denemeyecek bir "akıl"ın egemen olmaya çalıştığı bu toplumda, evrensel bir donanıma sahip "akıl"lar çoğaltmak zorunluluğu bir görev olarak durmaktadır. Hayatın her alanında...
soL
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.