Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Hukukçular Anayasa'yı tartıştı

Ankara Nâzım Hikmet Kültür Merkezi tarafından Mayıs ayı boyunca düzenlenecek olan ve hukukçuların, siyasi partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin Anayasa değişikliklerini tartışacağı etkinlikler dizisinin ilk ayağı olan “Hukukçular Anayasa'yı Tartışıyor” başlıklı panel gerçekleşti.

Yayın Tarihi: 10.05.2010 , 21:57 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Panele YARSAV Kurucu Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu ve Yurtsever Cepheli Hukukçular adına avukat Özlem Şen'in konuşmacı olarak katıldı. Ankara Nâzım Hikmet Kültür Merkezi Açık Hava Sahnesi'nde gerçekleşen panelde ilk konuşmacı olan Özlem Şen, sözlerine Türkiye'de Kanuni Esasi'den 1982 Anayasası'na Anayasa yapım sürecini anlatarak başladı. 27 Mayıs'ın bir sonucu olarak ortaya çıkan 1961 Anayasası'nın da bir darbe Anayasası olmasına rağmen, baskıcı Demokrat Parti dönemine bir tepki olarak ortaya çıktığından kimi ilerici, toplumcu nüveler barındırdığını söyleyen Şen, zaten Anayasanın topluma bol geldiği tartışmalarının da bu dönemden sonra ortaya çıktığını vurguladı.

Şen sözlerine şu şekilde devam etti: “Bugün gelinen noktada AKP'nin darbe Anayasasını demokratikleştirdiği, sivilleştirdiği iddiası bir yalandan öteye gitmemektedir. Değişiklik teklifi AKP tarafından hiçbir muhalif ses dinlenmeksizin, ben yaptım oldu mantığıyla önümüze sunulmaktadır. İçerisinde demokratik madde görünümü veren bir iki hüküm dışında tamamı yürütmenin yargıyı ele geçirme çabalarının ürünüdür. Dolayısıyla 12 Eylül Anayasasını değiştirdiğini söyleyen AKP iktidarı, liberal dalkavukların da desteğiyle, yerine kendi diktatörlüğünü getirmeyi planlamaktadır.”

Şen'in ardından söz alan Ömer Faruk Eminağaoğlu, konuşmasında Anayasa değişiklik paketinin içeriğine ilişkin ayrıntılı değerlendirmeler yaptı. Anayasa'ya konan görünürde demokratik maddelerin aslında değişikliğin referanduma götürülmesi için belli kesimlerden destek almak amacıyla pakete konulduğu değerlendirmesiyle konuşmasına başlayan Eminağaoğlu, değişikliğin demokratik olup olmadığını anlamak için işçi ve memurlarla ilgili getirdiklerine ve yargıya yapılan müdahalelere bakmak gerektiğini söyledi.

Memurlara sözde toplusözleşme hakkı verildiğini belirten Eminağaoğlu, "Ancak Anayasada tanımlanan bir kurulun ihtilaf halinde vereceği kararlar, toplu sözleşme hükmünde sayılmaktadır. Kısacası, Anayasa memurlar için 'grev yok' demektedir. Yani iktidar grevsiz toplu sözleşme hakkı getirerek, hepimizle dalga geçmektedir. İşçiye ise grev hakkı tanıdığını söyleyen Anayasa, 12 Eylül Anayasasının aksine grev döneminde işletmede meydana gelen zararlardan sendikayla beraber işçiyi de sorumlu tutmakta, grev yapacak işçiyi maddi tazminat tehlikesi ile karşı karşıya bırakmaktadır. Bu değişiklik ile lokavt ilk defa bir 'hak' olarak tanınmaktadır. Getirilen kamu denetçiliği kurumu ile özellikle üniversiteler ve mali kuruluşlar üzerinde baskı kurulması sağlanacak ve partizanlaşmayan idareler zapturapt altına alınarak bir 'Parti Devleti' olma yoluna girilecektir. Bunun yanında, Adalet Bakanı'nın yetkilerinin HSYK Başkanına devredildiği söylenerek, bunun bir demokratikleşme adımı olduğu söylenmektedir. Peki HSYK Başkanı kimdir? Adalet Bakanının bizzat kendisi. Üstelik Adalet Bakanı iken verdiği kararlara karşı idari yargı yoluna gidilebilecekken, HSYK Başkanı olarak verdiği kararlar yargı yoluna da kapalı olacaktır. İşte AKP'nin Anayasa değişikliğinin getirdiği demokrasi anlayışı budur” ifadelerini kullandı.

AKP iktidarının yaptığı bu değişikliklerin 12 Eylül döneminde beş generalden oluşan faşist cuntanın yaptıklarıyla örtüştüğünü ve onları tamamladığını söyleyen Eminağaoğlu, AKP'nin bu Anayasa değişikliğine bakanlık ve idarenin diğer organları yoluyla yaptığı işlemler için de parti sorumsuzluğunu getirerek, kendileri için bir nevi Geçici 15. madde yarattığının altını çizdi.

Bu değişikliklerin şu an itibariyle dünyada eşi benzeri olmadığına vurgu yapan Eminağaoğlu, konuşmasını Türkiye'nin faşist bir rejime, bir 'Parti Devleti'ne gitmekte olduğu tehlikesine dikkat çekerek sonlandırdı.

Panelistlerin kendilerine gelen soruları yanıtlamasının ardından etkinlik sona erdi.

(soL - Ankara)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.