Güven mi tazeliyor geriliyor mu?

Seçim gününün ertesinde çıkan gazetelerin manşetleri ve çeşitli köşe yazarlarının büyük çoğunluğu, 29 Mart yerel seçimleri sonuçlarının, yedi yıla yaklaşan AKP iktidarında bir gerileme evresine girildiğine işaret ettiği konusunda ortaklaşmış göründü. AKP basınına göre ise "AKP güven tazeledi".
Salı, 31 Mart 2009 13:26

soL (HABER MERKEZİ) Hürriyet, Milliyet, Radikal, Taraf, Akşam, Birgün, Cumhuriyet, Günlük ve Evrensel, 29 Mart yerel seçimlerini "AKP'nin gerilemesi" olarak yorumlarken AKP'yi destekleyen Star, Türkiye, Yenişafak gibi kimi gazeteler de AKP'nin "güven tazelediği"ni iddia etti. Sabah seçim sonuçlarını ekonomik krize bağladı. Günlük gazetesi "Referandumu DTP kazandı" manşetiyle DTP'nin yükselişini öne çıkardı. Evrensel, "AKP'ye Yerel Seçim Tokadı" manşetiyle yerel seçimde "referandum" diyen AKP'nin yaşadığı düşüşe yer verdi.

"İktidar partisinin Kürt politikası çöktü"
"Sandıktan AKP'ye uyarı çıktı" diyen Vatan gazetesi, AKP'nin girdiği dördüncü seçimde ilk kez oy kaybettiğine ve 2007 genel seçimi sonuçlarına göre sekiz puan gerileyerek yüzde 39.3 düzeyine indiğine vurgu yaparken, gazetenin köşe yazarlarından Ruşen Çakır, 29 Mart yerel seçimlerinin, 2002 Kasım ayından beri yaşanan bir dönemin artık sona erdiğini ilan ettiğini ifade etti. Çakır, ilk verilerle varılabilecek siyasi sonuçları değerlendirdiği yazısında, "DTP'nin Diyarbakır ve Batman'ı korurken aldığı sonuçlar ve Van, Siirt gibi önemli illeri alacak gözükmesi, Güneydoğu'da 'kimlik politikasına karşı hizmet politikası'nın yürümediğini ve iktidar partisinin Kürt politikasının çöktüğünü bize net olarak gösterdi... Bu seçimin en büyük galibi sanırım MHP oldu... Kılıçdaroğlu seçilse de seçilmese de önümüzdeki dönemde hem CHP'nin, hem de tüm Türkiye'nin gündemini belirleyecektir..." dedi.

"Krizin Etkisi" manşetiyle çıkan ve AKP'nin oy düşüşünü batıdaki sanayi illerinde ekonomik krizin hissedilmesinden kaynaklandığı yorumunda bulunan Sabah'ta yazan Mehmet Barlas, "artık bilmemiz gereken ek bir gerçek var: Türkiye'nin 4'üncü büyük partisi DTP... Türkiye'de demokratik siyasetin geleceğine dönük hesapların 'Kürt realitesi' dikkate alınmadan yapılması artık mümkün değil" dedi. Gazetenin genel yayın yönetmeni Erdal Şafak ise, Türkiye haritasında belediye başkanlıklarının dağılımına bakınca ciddiye alınması gereken bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu vurgulayarak, AKP'nin Batı illerinde kaybetmesinin yanı sıra, Güneydoğu Anadolu illerinin neredeyse tümüyle DTP'ye kaydığını, CHP ve AKP'nin Van'ı yitirmesinin "derin anlamlar" taşıdığını yazdı.

Milliyet gazetesinden Taha Akyol, seçimlerin en önemli sonucunun, "Kürt milliyetçiliği"nin oy tabanının genişleyerek "bölge" görüntüsünün güçlenmesi olduğunu, bunun da üzerinde soğukkanlılıkla düşünülmesi gereken "çok ciddi bir alarm" olduğunu dile getirdi.

AKP basınına göre "AKP güven tazeledi"!
AKP'yi destekleyen gazetelerden Star'da, "Güven tazeledi" manşetinin altında, AKP'nin oylarını koruduğunu ve büyük şehirleri kaptırmadığına vurgu yapılırken, seçimi "Güvenoyu" manşetiyle değerlendiren Yeni Şafak gazetesinde de, "ekonomik krize rağmen en yakın iki rakibinin toplamından fazla oy alan AKP sandıktan güvenoyu aldı. Lokal sürprizler dışında oy oranını büyük ölçüde koruyan iktidar güven tazeledi" denildi.

"Her partiye ayrı mesaj" manşeti atan bir diğer AKP destekçisi gazete, Zaman, AKP'nin, krize rağmen 2004'teki oy oranını koruduğunu, CHP'nin "rejim tartışmasını terketme açılımı"nın ise destek bulduğunu yazarken, "AKP dolduruşa geldi" başlıklı yazısında Bülent Korucu, "parti muhalefetin de dolduruşuyla başarı çıtasını çok yükseğe koydu. Aslında daha mütevazı hedefler seçmeliydi. Ekonomik kriz yaşanan bir atmosferde iktidar partisi daha realist davranmalıydı" dedi.

"Büyük oy depoları" olan çiftçi ve esnafa Ziraat ve Halk bankaları eliyle sağlanan kolaylıkların son günlere bırakılmasının AKP'nin oy oranındaki düşüşte etkili olduğunu yazan Korucu, "Kürt açılımları"nın Güneydoğu'ya tam anlatılamadığı gibi batı bölgelerindeki tepkinin nabzının da tutulamadığını ifade etti. "Her şeye rağmen yüzde 40'larda sabitlenmiş oy oranını başarı olarak anlatmak mümkünken kendini zora koştu" diyen Korucu, Erdoğan'ın performansına sığınan AKP teşkilatının yeterince çalışmadığını yazdı.

"AKP'nin gerilemesi muhalefetin başarısı değil"
AKP'nin sahip olduğu 15 ili kaybettiğine ve CHP'nin ivme kazandığına dikkat çektiği "Sandıktan Uyarı" sürmanşetiyle çıkan Hürriyet yazarlarından Oktay Ekşi, Tayyip Erdoğan'ın şansının, karşısında iktidar olmayı aklına koymuş bir muhalefetin bulunmayışına, bu nedenle de seçim sonucunun "muhalefetin başarısı" ile değil AKP'nin yanlışları ve ekonomik kriz gibi elinde olmayan diğer kimi etkenlerle açıklanabileceğine işaret etti. Erdoğan'ın siyaset yapma üslubunu eleştiren Ekşi, Saadet Partisi'nin de AKP'nin oy oranındaki düşüşü açıklayan faktörlerden biri olduğunu belirtti.

Bir diğer Hürriyet yazarı Tufan Türenç, AKP'de, yelkenlerini dolduran dış kaynaklı rüzgarların kesilmesiyle, yoksulluk, işsizlik, yolsuzluk ve talanla başladığını belirttiği erimenin genel seçimlere kadar daha da hızlanacağını yazdı. Türenç, AKP'nin oy almak için her yolu denediğini ve seçim kampanyası sürecini kirlettiği pek çok örnekte vatandaşların buna itibar etmediğini söyledi.

Milliyet Erdoğan'ın "boykot" çağrısının öcünü aldı
Başbakan Erdoğan'ın, Doğan grubu gazetelerini boykota çağırdığında ettiği "asıl manşeti 29 Mart'ta seçmen atacak" sözüne atfen "Seçmenin manşeti" başlığı atan Milliyet'in köşe yazarlarından Fikret Bila, AKP'nin ilk kez uğradığı oy kaybında ekonomik krizin etkilerinin önemini teslim etmek gerektiğini ifade ettiği dünkü yazısında, "ekonomik krizin günlük yaşama olumsuz etkileri tam yansımadan sandığa gitmek, AKP oylarındaki düşüşü belli bir düzeyde durdurdu. Başbakan Erdoğan ve AKP yönetimi de bu gerçeği bildiği için IMF ile anlaşmaya ayak sürüdü, ekonomik önlemler konusunu ağırdan alması da bu gerçeği gördüğünü kanıtlıyor" dedi.

Bila, 2002 ve 2007'de seçim propagandasını "laiklik", "türban", "cumhuriyetin korunması" üzerine oturttuğu için destek alamadığını ileri sürdüğü CHP'nin bu kez laiklik ve türban konularını öne çıkarmadan, ekonomik sorunlara, yolsuzlukla mücadeleye, başı kapalı kesimi de kazanmaya yönelik bir söylem geliştirerek daha başarılı olduğunu yazdı.