Sayfa yolu
Gül'ün 2009 değerlendirmesi
Yayın Tarihi: 05.01.2010 , 10:00 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, önceki gün katıldığı bir televizyon programında kendisine yöneltilen soruları yanıtladı. Gül, 2009'da gündemden düşmeyen bazı başlıklara değindi.
Fener Rum Patriği Bartholomeos'un "Çarmıha gerilmiş gibi hissediyoruz" sözleriyle ilgili, Gül, "Türkiye vatandaşı olanların yüzde 100'ü Müslüman değil. Azınlık statümüz de var. Ama onların da temel hakları garanti altına alınmıştır. Sayıları az da olsa askerlik de yapıyorlar vergi de veriyorlar. Onların herhangi bir şekilde sıkıntı çekmesini istemem. Onların sorunlarıyla da uğraşıyoruz. Bazen zorluklar ortaya çıkıyor. Türkiye'nin demokratik standartlarında bir eksikliği varsa kaldı ki biz AB'ye üye olmaya çalışıyoruz 'Bize biraz zaman verin' diyebilmeliyiz. Ümitliyim. Diyalog ve iyi niyetle konuşabilmeliyiz" dedi.
Ermenistan ile imzalanan protokoller hakkında ise Gül, "Çok aktif ama sesiz bir diplomasi söz konusu. Donmuş problemleri ortaya çıkarıyoruz. Burada metodolojiyi aleni yapmak zor oluyor. Bu işte önemli zaman kısıtlamaları var. Bu işe çok gayret sarfediliyor. Başta Rusya kilit ülke olmak üzere devrede. Mutfakta bir şeyler pişiyor" ifadelerini kullandı.
Bitlis ziyareti sırasında, Güroymak'ın eski adı olan "Norşin"i kullanmasına ilişkin sorulara karşılık Gül, "Bu tip şeyler, olağanüstü dönemlerde değiştirilmiş isimler. Ben 'vicdanlara ters gelen' derken bunu kastediyorum. Yoksa, yerleşmiş, bizim olmuş, kendi isimlerimizi değiştirme gibi bir şey zaten düşünülemez" dedi.
"Dersim'de de Cemevi'ne gittiniz" hatırlatması üzerine Gül, "Niye gitmeyeyim. Çünkü o bölgemizin de özelliği odur. Alevi kültürü, sosyolojik gerçek budur. Kucaklamak, herkese 'bu ülkenin gerçek vatandaşısın' hissini vermemiz lazım. Herkesin bunun tadını alması gerekir. Geçmiş bizim kendi geçmişimiz. Geçmişi çok konuşmaya başlarsak o zaman istikameti kaybederiz. Geleceğe bakmamız gerekiyor. Gelecek içinde giderken, bazı şeyleri söyleyerek, bazılarını söylemeden, düzelterek gitmemiz gerekiyor. Önemli olan şey bu" dedi.
"Darbe söz konusu bile değil"
Son zamanlarda bir hayli tartışılan kurumlararası çatışma başlığında ne düşündüğünün sorulması üzerine Gül, "Kurumlararası çatışma söz konusu değil. Samimi olarak söylüyorum. Bunu söyleyenler Türkiye'nin yakın siyasi tarihini hiç yaşamamış gibi konuşuyor. Çeşitli yetki yorumlarındaki farklılıklardan dolayı sorunlar olabilir, buna çatışma denmez. Türkiye demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Referansımız Atatürk'ün söylediği muassır medeniyetlerüstüne çıkmaktır. Buraya gelmek için 1980'den bu yana anayasayı değiştirip standartlarımızı yükseltiyoruz. Bu standartların yükselmesi sürecinde toplumun herkesiminde adaptasyon sorunu yaşanıyor. Bunda herkesin payı var. Türkiye sürekli bir şekilde standartlarını yükseltiyor. Bu hükümetleri de aşmıştır. Bir çeşit reform süreci içindeyiz. Bunlar yapılırken hatalar olabilir. Gidişata bakıldığında Türkiye'nin çok güçlü bir ordusu vardır. Ordumuzla gurur duyuyoruz. Ben Türkiye'de hukukun ve demokrasinin işlediğini, tüm kurumların hukuka bağlı olduğu bir ortamın oluştuğuna inanıyorum" şeklinde cevap verdi.
Gül, "Siyasi tarihimizi bilen bir kişiyim. Bundan sonra işimizi düzgün yapmamız lazım. Çok iyimserim bu konuda. Kurumların üstüne düşeni hakkıyla yaptığını düşünüyorum. Uygulamada sorunlar olabilir. Aksaklıklarla uğraşmak hepimizin görevi. Kurumları temsil edenler bir araya geliyoruz. Düzenli görüşmelerimiz var biliyorsunuz" diye konuştu.
2010'da darbe olma ihtimali ile ilgili bir soru üzerine Gül, "Bu asla söz konusu değil. Bunu düşünmek TSK'ya karşı saygısızlık olur. Yanlış insanlar yanlış arzular olabilir. Bundan böye darbeler muhtıralar söz konusu olamaz" dedi.
"Kozmik oda meselesini basın bu kadar büyüttü"
Kozmik odada arama yapılması ile ilgili olarak Gül, "Şüpheli bir davranış söz konusu olmuş, bağımsız yargı çerçevesinde savcılar harekete geçmiştir. Çatışma yok. Bir yasa değişikliğiyle bugüne gelindiği için mevcut hukuk uygulanıyor bugün. Ama basın daha sansasyonel olma konusunda ısrarcı. Çıkar çatışması yaşanıyor. Yöneticiler sakin bir ortam isterken, medya hareketlilikten yana" diyerek medyayı eleştirdi.
" 'PKK varoluş gerekçemizdir' diyen parti elbette kapatılır"
Gül, Kürt "açılımı" ile ilgili olarak, "Türkiye giderek daha güzelleşecek. Problemlerini çöze çöze gidecek. Buna inanıyorum. Vatandaşlarıma inanıyorum vatandaşlarımızın sağlam bir mayası var. Çevresine ilham kaynağı olan bir ülke sorunlarını kendi kendine çözecektir. Terörle ilgili tarihi bir fırsat olduğuna inanıyorum. Öcalan yakalandığında vardı o fırsat, kaçırıldı. Teröre bu bölgede yer yok. Destekleyecek güç yok" dedi.
Gül, daha önce siyasi partilerin kapatılmaması yönünde yaptığı açıklamanın hatırlatılması üzerine, "Ben parti kapatmalarının ilke olarak doğru olmadığını söyledim. Doğru olan şey suç işleyenlerin yanlışlarını düzeltmesi. Şiddeti teşvik etmek yanlıştır. Ben 'karşıyım' dedim ama PKK bizim varoluş gerekçemizdir diyen biri varsa mahkeme ne yapsın?' dedim. Mahkemenin işine karışacak halim yok" diye yanıtladı.
"Eksen kayması diye bir şey yok"
Çok tartışılan eksen kayması konusuna da değinen Gül, "Bunu kabul etmiyorum. Çok yanlış bir değerlendirme. Bazılarında kıskançlık var. Türkiye'nin bu gelişen etkinliğinden, çevrede gördüğü itibardan, Türkiye'nin bölgesel bir güç olmasından, tarihten gelen beraberliği olan ülkelerle daha büyük beraberlikler kurmasından... Bundan çeşitli kuşkuları olanlar olabilir. Diğer bir kısım da Türkiye'de ne olup bittiğini çok fark etmiyorlar, Türkiye uzmanı gibi geçiniyorlar, yazılar yazıyorlar. Halbuki Türkiye'nin eksenine bakmak için Türkiye ne yapıyor on sene içerisinde, nasıl davranıyor, uluslararası kuruluşlarda nasıl davranıyor? Oyunu kullanırken nasıl kullanıyor, hangi istikamette yasalar çıkartıyor? Türkiye anayasasında değişiklik yapıyorsa ne tip değişiklikler yapıyor? İşte bunlara bakmak gerekir. Bunlara baktığınızda Türkiye AB ile bütünleşme yolunda belki çok süratli değil ama kararlı bir şekilde yürüyor. Orada bir hat vardı, 2003-2004 ve 2005'te fırsat kaçırılmış olabilir. Türkiye o zaman çok daha kolay bir şekilde bütünleşebilirdi, ödevini yapsaydı. Şimdi ise daha büyük bir Türkiye var. Sorunları var. Şimdi işimiz daha zor" dedi.
"2010'da Türkiye krizden çıkacak"
Türkiye'nin 2010 yılında öncelikli gündem maddelerini sıralayan Gül, "2010 yılı Türkiye için daha iyi geçecek, daha parlak bir gelecek olacak. 2010'da Türkiye'nin ekonomik krizden çıkacağını görüyoruz. Siyasi konular durulacak, her şey yerli yerine oturacak. Daha sabırla çalışmalıyıız. Kötüye yormadan güzel şeyler için uğraşmak gerek. Terörle mücadele en önemlisi. Türkiye'nin gücünün itibarının artarak devam edeceğine inanıyorum. Sorunlarımızı ihmal etmiyorum. İşsizlik en önemlisi. Kişinin kıyameti gibi... Çok büyük bir mücadele gerektiriyor" şeklinde konuştu.
(soL - Haber Merkezi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.