Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Gandhi'nin başına bile bunlar gelmemişti

Kemal Kılıçdaroğlu son dönemde CHP’de öne çıkan isimlerden. Baykal muhaliflerinin lider adayı olduğu da konuşulan Kılıçdaroğlu'nun yaptığı çıkışlar ise bizzat Baykal tarafından “boşa düşürülüyor”.

Yayın Tarihi: 10.03.2010 , 09:30 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:05

CHP lideri Deniz Baykal, partisinin öne çıkan isimlerinden CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel afla ilgili sözlerine kesin ifadelerle karşı çıktı. Baykal, partisinin grup toplantısının çıkışında gazetecilere yaptığı açıklamada, “bu sözler yanlış” dedi.

CHP lideri Deniz Baykal, “dürüstlük”, “kirlenmemişlik” gibi özellikleri ile ön plana çıkartılan ve parti içerisindeki muhalif kesimler tarafından kendisine rakip hale getirileceğinden endişe duyduğu Kemal Kılıçdaroğlu'nu ekarte etmek ve gözden düşürmek için yeni bir hamle yaptı. Baykal, Kılıçdaroğlu'nun genel af konusundaki tartışma yaratan sözlerini, kamuyou önünde “yanlış olmuş” sözleriyle değerlendirdi. Benzer bir tutumu, Kılıçdaroğlu'nun, Dersim gafı ile büyük tepki toplayan Onur Öymen'in istifasını istemesine karşı da sergilemişti. Baykal, Kılıçdaroğlu'nun bu çıkışını da “boşa çıkarmıştı”.

Birinci ders: Onur Öymen'e sahip çıkış
Baykal'ın Kılıçdaroğlu'na karşı dünkü çıkışı, ilk değil. Geçtiğimiz Kasım ayında, partide yaşanan Onur Öymen sarsıntısında da Baykal'ın Kılıçdaroğlu'nu kamuoyu önünde karşıya aldığı görülmüştü.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen'in 1937-38 Dersim olayları konusunda devletin tutumunu savunur nitelikteki sözlerine, Kemal Kılıçdaroğlu, Tunceli'de düzenlediği bir basın toplantısıyla tepki göstermiş ve Onur Öymen'in “gereğini yaparak” görevinden istifa etmesini talep etmişti. Onur Öymen'in Dersim ile ilgili sözlerinin partiye Alevilerden gelen oyları kaybettirdiği, Kılıçdaroğlu'nun çıkışının ise Tuncelili Aleviler tarafından sempatiyle karşılandığı yorumları yapılırken, parti merkezi, Onur Öymen'i sahiplenen, Kılıçdaroğlu'nun girişimini ise “boşa çıkaran” açıklamalarda bulundu.

Konuyla ilgili CHP'nin yaptığı açıklamada “Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu’nun Tunceli’de yaptığı açıklamalar, çevresinden kendisine iletilen üzüntü ve tepkileri yansıtmaktadır” denilirken Baykal’ın, Kılıçdaroğlu’nun yaptığı değerlendirmeyle ilgili “Öymen’in sözlerini yanlış anlayan Tuncelilerin duygusallığını yansıtmaktan ibaret olduğu” yorumunu yaptığı söyleniyordu. Baykal, “Onur’u yanlış anladılar veya yanlış anlamak işlerine geldi, istismar ediyorlar. Ayrıca sözlerini yanlış anlayıp alınan vatandaşlarımızdan da özür diledi” açıklamasıyla, tartışmada ağırlığını Onur Öymen'den yana koymuş oldu.

İkinci ders: Açıkça karşıya alış
Baykal'ın dünkü siyasal hamlesi ise çok daha açıktan oldu. 7 Mart'ta Batman'da partisinin İl Kongresi'ne katılan Kemal Kılıçdaroğlu, “Toplumsal barışın bir parçası olacaksa genel affa 'evet' deriz” demişti. Kılıçdaroğlu'nun sözleri kendi partisinden bazı milletvekilleri ve özellikle MHP'liler tarafından tepkiyle karşılandı. AKP Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ da Kılıçdaroğlu'na karşı açıklamalarda bulundular.

Kılıçdaroğlu'nun sözlerini kamuoyu önünde ilk eleştirenlerden biri, CHP'nin diğer Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay oldu. Okay, Kılıçdaroğlu'nun açıklamasını, “Toplumsal barış için önce terörün bitmesi gerekiyor. Bundan sonra, doğal ki bir kardeşlik projesi olarak, genel af düşünülebilir” sözleriyle “düzeltti”.

Kılıçdaroğlu'na karşı en “sert” açıklama, iki gün sonra CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'dan geldi. Dün partisinin grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Baykal, Kılıçdaroğlu'nun genel afla ilgili değerlendirmesini şu sözlerle eleştirdi: “Bir toplumsal barış projesine inşallah o gün geldiğinde Türkiye'de ihtiyaç olur, imkan olur, bu imkanı bu ihtiyacı o zaman değerlendiririz. Ama şu sırada, bakın ikinci şehidi verdik son iki gün içinde, böyle bir şeyin hiçbir ortamı yok. Bu sözler yanlış sözler. Bunu gündeme getirmek, taşımak ve buradan bir arayışa girmek kesinlikle doğru değildir.”

Baykal konuşmasında af olasılığını daha önce kendisinin gündeme getirmiş olduğunu da vurgulamayı ihmal etmedi: “Türkiye'de terörle mücadeleye artık bir son verildiğini, bu mücadeleyi açanlar ilan ettiği, ellerindeki silahların tümünü teslim ettiği, artık teröre tekrar başvurulmayacağı konusunda herkesin haklı bir güven duyabildiği bir noktada bir toplumsal barış projesi olarak af konusunun düşünülebileceğini söyledik, ben söyledim.”

“Hizipçi” Baykal'a karşı “dürüst” Kılıçdaroğlu
Bürokrat geçmişi olan Kemal Kılıçdaroğlu, CHP milletvekili olarak ilk çıkışlarını AKP'lilerin yolsuzluk dosyalarını açıklayarak gerçekleştirmiş ve belli kesimlerden “büyük puan toplamıştı”. Özellike AKP eski Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ve bir diğer AKP eski Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli ile ilgili ortaya çıkardığı yolsuzluk dosyaları çok etkili olmuş, AKP yönetimindeki her iki ismin de gözlerden uzaklaştırılmalarına neden olmuştu.

Tunceli doğumlu Kemal Kılıçdaroğlu, kendisine atfedilen “sakin ve dürüst” kişiliğiyle CHP sempatizanları ve “Baykal küskünleri” gözünde Baykal'a alternatif isimlerden biri haline gelmiş ve bu olasılık geçtiğimiz yerel seçimler öncesinde açıkça ifade edilir olmuştu. Uzun yıllardır CHP'yi yöneten ve “hizipçilik” gibi suçlamalar nedeniyle CHP içerisinde pek çok muhalifinin olduğu bilinen Deniz Baykal'ın, Mart 2009 yerel seçimlerinde Kemal Kılıçdaroğlu'nu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı yapmaktaki amacının, kendisini ekarte ederek genel başkanlık için bir alternatif haline gelmesini önlemek olduğu, çokça dile getirilen bir iddiaydı.

(soL-Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.