Çarşamba, 18 Haziran 2008 - 03:35

Evi yıktılar ama olumluyum!


Ruhsatlı evi yıkılan birisinden sosyalizm tarifi

Fotoğraf, haber ve söyleşi Göksun Özhan (soL)

Olay şöyle gelişti, ben yıkılmış araziden geriye doğru yürüdüm, üç otobüs durağı kadar mesafe ileride hayat yeniden başlıyordu, bir halk-ekmek büfesine sordum:

Merhaba, Muhtarlık nerede acaba?
Hangi muhtarlık? Burada iki tane var.

Şu yıkılan evlerin olduğu yere bakan muhtarlık...
Ne yapacaksın muhtarı, çıkmıştır bu saatte.

O evlerin sakinleri nereye gitti diye soracaktım.
Bana sor, benim de evim yıkıldı..

Daha sonra:

Yıkılan evlerde oturan insanlar nereye gittiler?
Bir kısmı da kirada. Çoğu Mamak, Araplar'a gitti ama.

Yine gecekonduya mı taşındılar?

Yok, binadalar.

Kira yardımı mı aldılar?

Yok, kira yardımını tapusu olanlar aldı. Tapusu olmayanlar gitti Araplar'a.

Sosyal konutlara mı taşındılar, bedelsiz olarak?
Evet. Parası olanlara ev sattılar, Karacaören'de, Pursaklar'da. Elli milyara, altmış milyara, aylık taksitler üzerinden sattılar. Haziran temmuz'da herhalde başlıyorlarmış binalara.

İmkanı var mıydı peki bu insanların ev alacak?

İmkanı olur mu? İmkanı yok kimsenin. Bunların arasında ben de zarar gördüm yıkımdan, benim de evim gitti.

Siz nereye taşındınız eviniz yıkılınca?

Bu tarafa, kiraya çıktım. Kira yardımı veriyorlar. 230 lira aylık.

Ruhsatlıydı yani eviniz..?
Özal'ın zamanında, '85te miydi neydi, yeminli büro çıkmıştı, oradan kağıt alınıp ölçüm yapılmıştı, tapu tahsis belgemiz vardı. Bizim iki katlı bir evimiz vardı, tapu tahsis belgeli olduğundan 39 bin lira enkaz parası vardı. Başlangıçta bunun yüzde onunu ödüyorlar. Elimize üç buçuk milyar para geçti. O da harcandı gitti, gerisini de alamadık paranın...

Peki bu durum sizi nasıl etkiledi?

Etkiledi etkilemesine, belirli bir işimiz de yok zaten gelirimiz yok... Ama baştan yanlış yaptık biz, bu dağın başına taşınarak. Şu yokuşu otobüs çıkar mı?

Siz imkanınız olduğu halde mi oraya taşındınız?

Yok, tabii, imkanım olmadığından oraya taşındık zaten.

O zaman neden sizin hatanız?

Bizim hatamız değil de, belediyelerin yapmamasından. Seçimlerde birşeyler yapıldı, müsaade edildi, yerleşildi, sonra böyle oldu...

Müşteri gelir, 5 ekmek alır...

Yazıp da ne olacak bunları?

Ne olacağı var mı, mesela Dikmen'de insanlar biraraya geldi, direniyorlar hala bizi mahallemizden atamazsın diye...

Bak şimdi, bizim buranın insanı olumludur. Dikmen'deki insanla buranınkini aynı kefeye koyarsan yanlış yaparsın.

Neden, ne farkı var?

Oranın farkını söylesem mi söylemesem mi? Oradaki insanlar kültür edebiyatını çok iyi bilirler: "sosyalizm"...

Yani ne diyorlar ki mesela?

Sosyalizm demek ne demek biliyor musun sen, onu mu soruyorsun?

Ne demek sizce?

Sosyalizm demek ayrı konu, insanların sağduyulu olması ayrı konu.

Ama sosyalizm denince haklara sahip çıkmak, iyi ve eşit yaşamak istemek anlamına gelmiyor mu?

O çok zor. Dikmen'deki insanların sosyalizm lafının altında şu var yani: birileri vardır arkalarında dayatmacı.

Kim mesela?

Kim oluyor mesela, Cumhuriyet Halk Partisi... Çankaya Belediyesi CHP'li, oradan bir sığınma hakkı alıyor. Sosyalizm demek bu demek...

Altındağ'da da direniyorlar ama...

Oralar başka. O mahallelere girmek mümkün mü, iyi insanlar da var ama hırsızı kapkaççısı...

Ama evini yıkıp uzaklara atarsan işsiz gençlerin öyle yapması doğal değil mi?

İnsanlar çalışıyor ama üç yüz beş yüz liraya karın doymuyor. Ben sabahın 5 bucuğundan beri buradayım aldığım parayı duysan kaçarsın. Koşullar çok ağır. Bu işler karışık... Ülke mülke kalmadı zaten...

Daha ağırı da var bu koşulların, mesela Tuzla'da insanlar ölüyor...

Yahu şimdi orda da demek ki birileri kasti yapıyor...

Kasti tabi, patronlar iş hızlı bitsin diye geceleyin karanlıkta çalıştırıyor...
Olabilir, fabrikada ölürsün filan da hergün olmaz yani bu...

Her gün değilse de her hafta biri ölüyor.

Doğru, izliyoruz televizyondan, olmamalı... Canını kurtaracaksın, sen de kurtar canını...

Zaten 65 yaşında emekli olacağım yaşarsam, ötesi var mı?

Kaç o zaman yurtdışına, Amerika'ya git o zaman.
?!?

Son...

Gecekonducular nereye gitti?
Esenboğa yolu boyunca, Kuzey Ankara Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında yapılacak 18 bin konutun 2 bin 400'ünün TOKİ tarafından Pursaklar'da inşa edileceği belirtiliyor. Büyükşehir Belediyesi'ne göre dönüşüm bölge sakinlerini mağdur etmeyecek. Gecekondusu yıkılanlardan hak sahibi olanlara bu konutlardan satın alma hakkı tanınacak. Arsa payı yetmeyenlere ise 10 yıla varan borçlandırma yapılacak.

Gecekonduları yıkılan Pursaklar sakinlerinden "şimdilik" başka bir yere taşınmaları istendi. Yerleşik oldukları mahalleden uzaklaşmak istemeyen vatandaşların bir kısmı 230 YTL'lik kira yardımlarını kabul ederek komşu mahallelerde kiraya çıkmış durumda. Kira yardımlarının beş aylık bölümü peşin ödenebiliyor. Bu para bir iki ay içinde tükendiğinde ise ailelerin dağılması, çocukların okuldan alınıp sokaklarda çalışmaya itilmesi bilindik manzaralar. Üstelik kira yardımı sadece mülk sahiplerine yapılıyor. Zamanında gecekondularına tapu tahsis belgesi alamamış olanlar ise Mamak Araplar mahallesindeki "sosyal konut"lara taşınmak zorunda kaldılar.

Dönüşüm projelerinde yasaya göre gecekondu sahipleri ile belediyenin uzlaşması esas. Ankara Büyükşehir Belediyesi de gecekonduların yıkımında "uzlaşma"ya varıldığını söylüyor. Pursaklar'da hak kaybına ıuğramayacakları yönünde ikna edilen mahalle sakinleri cazip görünen sözleşmeleri imzaladıktan, hatta yıkımlara yardım ederek bölgeyi terk ettikten sonra mahallelerinden ve eski sosyal ilişkilerinden kopmaktan şikayetçi olmuşlar. Bölgede çok homojen bir gelir dağılımı olmadığından, kimi gruplar tümüyle zararlı çıkarken bazı gruplara ise avantajlar tanınmış. Kentsel dönüşüm, kapitalist sistemde ihtiyaçların giderilmesini değil rant paylaşımını esas aldığından, yerel yönetimler, gerektiğinde arazilerin eski sakinlerinin ağrzına bir parmak bal çalmakta mahsur görmüyor. Ancak bu dönüşümlerden kent yoksullarının payına büyük bir yıkım düşüyor.

Şehir Plancıları Odası konu ile ilgili olarak, mahallelerinden sürülenlere bu planların vaadettiğinin, en iyi ihtimalle, eski mahallerinde yükselen lüks konut alanlarında inşaat işçisi, bahçıvan, çocuk bakıcısı, temizlikçi, alışveriş merkezlerine kasiyer olarak iş bulabilmek olduğunu söylüyor. Ankara'nın ilk kentsel dönüşüm örneklerinden olan Dikmen Vadisi, bu açıdan yeterince aydınlatıcı. Gec