Sayfa yolu
Erdoğan güldürdü: ‘Yargı siyasallaşamaz, biz varız’
Yayın Tarihi: 06.04.2012 , 15:14 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:32
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dün Danıştay binasının açılışında yaptığı konuşmada Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın “siyasetin yargıyı kuşatmasına izin vermeyeceğiz” sözlerine yanıt verdi. “Yargı siyasallaşamaz, biz varız” diyen Erdoğan, hukuku esas aldıklarını ve bundan kuşkusu olan varsa onlarla istişare edeceklerini söyledi.
Herkes işine baksın
Başbakan Erdoğan konuşmasına, “Yürütme, yargı ve yasamanın hiçbiri diğerini tahakküm altına almaya, kuşatmaya veya onun yerine geçirmeye çalışmadan, kimse kimseye üstünlük taslamadan, sadece kendi işini en iyi şekilde yapmanın peşinde olmalıdır” diye devam etti.
Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Demokrasiye olan inancımızı ve bağlılığımızı devam ettirdiğimiz müddetçe yorum farklılıklarından, yöntem farklılıklarından hatta çoğu defa olduğu gibi yanlış anlamalardan kaynaklanan sıkıntıları kolayca aşacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Yargının siyasallaşmasına müsamaha göstermeyecek, göz yummayacak olan ilk önce biz oluruz. Karanlık odaklarla da ideoloji maskesi takan menfaat şebekeleriyle de mücadele etmeyi, ileri demokrasi için gerekli gördük.”
Kılıç’ın AKP kuşatsın, başkası değil imalı sözleri
Hafta başında Uluslararası Yargı Reformu Sempozyumu’nda konuşan Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç ise şunları söylemişti:
“Yargının hesabını veremediği sınır tanımaz uygulamaları, ağır bedeller ödenmesi sonucunu doğurmuş, anayasa ve yasalarda radikal değişimlerin yapılmasının haklı nedenini oluşturmuştur. Dün yargının siyaseti kuşatma gayretlerine karşı çıktığımız gibi bugün de siyasetin yargıyı kuşatmasına izin vermeyeceğiz.”
Kılıç’ın sözlerinde “siyasetin yargıyı kuşatmasına izin vermeyeceğiz” ifadesi basın tarafından ön plana çıkarılırken, bunun hemen öncesinde AKP hükümetlerinin yargıya müdahalelerini meşrulaştıran sözlerinin üzerinde durulmamıştı.
Erdoğan, Abdülkadir Aksu’yu anımsattı
Başbakan Erdoğan’ın “yargının siyasallaşmasına izin vermeyiz” sözleri 12 Eylül 2010’da yapılan Anayasa değişikliği referandumu öncesinde konuşan, AKP Genel Başkan Yardımcısı Abdülkadir Aksu’nun beyanlarını hatırlattı. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Aksu, yapılmak istenen değişiklikle yargının siyasallaştırılmak istendiği eleştirilerine şu yanıtı vermişti:
“Siyasi partilerimizin de bu yönde söyledikleri var ama bugün maalesef siyasi partilerimiz, özellikle ana muhalefet partimiz, geçmişte söylediklerini adeta inkar ediyor veya hiç söylememiş gibi duruyor. Siyasi partilerimizin, yüksek yargı organları başkanlarının, Anayasa'yla ilgili, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kuruluyla (HSYK) ilgili kamuoyu önünde söyledikleri sözler var ama bunları bugün inkar ediyorlar. Yapılmak istenen değişikle yargının siyasallaşması gibi bir şey kesinlikle söz konusu değil, tam tersine, yargı siyasallaşmaktan kurtuluyor. Yapılan hazırlıkları bu anlamda değerlendirmek lazım.”
AKP’nin “siyasallaşmasına izin vermediği” davalardan Balyoz’da dünün gelişmesi
AKP’nin siyasallaşmasına izin vermediği davalar arasında yer alan Balyoz Davası’nda ise dün ilginç bir gelişme yaşandı. Davanın 89. duruşmasında sanık avukatları, soruşturmanın genişletilmesi gerektiği ve tanıkların dinlenmesi taleplerinin reddedilmesi nedeniyle cübbelerini bırakarak mahkeme salonunu terk etti.
Avukatlar olmadan duruşmanın devam edemeyeceğini söyleyen Mahkeme Başkanı Öner Diken’in ardından söz alan davanın sanıklarından Çetin Doğan, “delillerin ortaya konulması, tartışılması ısrarlarımıza rağmen yapılmadı” dedi. Aydınlık’ın bildirdiğine göre Doğan sözlerini “Delil olarak konulan belgelerin okunması gerekir. Dava dosyasındaki çelişkiler giderilirse yeni bilirkişi heyetine gerek yok. Ama siz hâlâ deliller sahte değildir diyorsanız, doğrudan doğruya bilirkişi heyeti oluşturulmalıdır. Usullere uygun bir tarzda ortaya çıkan çelişkileri gidermek sizin tarihi sorumluluğunuzdur” diye sürdürdü. Sanıklardan Özden Örnek ise savcının 920 sayfalık mütalaasının kendilerine CD içinde verildiğini hatırlatarak “Ancak bizim bilgisayarlarımız yok. Bu CD’ler ışığa ya da cama tutularak okunamaz” dedi.
Avukatların protestosu ve sanıkların beyanları sonrasında İstanbul Özel Görevli 10. Ağır Ceza Mahkemesi, davaya dayanak olarak gösterilen bazı CD’lerin suç tarihi olan 2002-2003’ten sonraki bir tarihte oluşturulduğunu ifade eden bilirkişilerin dinlenmesi talebini kabul etti. Mahkeme heyeti daha önce avukatların bu talebini reddetmişti.
(soL-Haber Merkezi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.