Sayfa yolu
Erdoğan gazetecilere "ayar" verdi ama "müdahale yok" dedi!
Yayın Tarihi: 21.10.2011 , 00:07 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:26
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, medya temsilcileriyle bir araya geldiği toplantı sona erdi. Başbakanlık Resmi Konut'ta gerçekleşen toplantıya, Başbakan yardımcıları Bülent Arınç ve Beşir Atalay ile AKP Genel Başkan yardımcıları Hüseyin Çelik ve Ömer Çelik de katıldı.
Görüşmenin ardından kameralar karşısına çıkan Erdoğan, birçok konuya değindi, birçok yere mesaj gönderdi. Bütün bu "ayar"lardan sonra, "medyaya müdahaleyi anti-demokratik buluruz" sözleri de soru işareti uyandırdı.
'Terörle mücadelede uyum ve koordinasyon'
Medya temsilcileriyle yapılan görüşmede, "terörle mücadele konusunda son durumu aktarma fırsatı" yakaladıklarını söyleyen Erdoğan, temsilcilerin görüş, öneri ve eleştirilerini dile getirdiklerini ve kendilerinin de bunları not ettiğini anlattı.
"Gerekenleri süratle yaparak yeni bir süreci başlatmak istiyoruz" diyen Erdoğan şunları kaydetti:
"Terörle mücadele millet olarak topyekün yürütülmesi gereken, uyum ve koordinasyon içinde yürütülmesi gereken bir mücadeledir. Terör nasıl siyaset üstü bir meseleyse çözümü de siyaset üstü olmalıdır. Terörle mücadelede başarı sağlayan ülkelere baktığımızda üniversite, medya, STÖ’ler dahil ilgili tüm kesimlerin birlikte hareket ettiğini görürüz."
CHP ve MHP'ye eleştiri
"Terörle mücadele"de "rekabet ve fırsatçılık" olmayacağını savunan Başbakan, muhalefet partilerinin yaşanan olayları "hükümete saldırmak için bir fırsat olarak gördüklerini" iddia etti.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, yaşananlardan hükümeti sorumlu tutmasına da değinen Erdoğan, hükümeti istifaya çağırarak "adeta terör örgütüne paye vermek, cesaretlendirmek ve yüreklendirmek gibi son derece yanlış bir yola girildiğini" söyledi. Erdoğan, AKP hükümetini istifaya çağırmanın insafsızlık olduğunu söylerken ise, 12 Eylül referandumu ile 12 Haziran seçimindeki oy oranlarını hatırlattı.
Erdoğan, MHP'yi de "yangına körükle gitmekle" eleştirdi.
BDP'ye tehdit
CHP ve MHP'yi eleştirdikten sonra BDP'yi hedef tahtasına yerleştiren Başbakan Erdoğan, BDP'nin yaşananları "şiddetle kınama cesaretini gösteremediğini" iddia etti ve şöyle devam etti:
"'Üzüntülüyüz, üzüntü duyuyoruz'... Bu ifadelerle kimi aldatıyorsunuz? Gençlerin ölümü karşısında ellerini ovuşturanlar kaybetmeye mahkumdur. Yıllardır demokrasi diyorlar. Terör örgütü tarafından susturulan, sindirilen sanatçılara bunu izah etsinler. Kanla arasına mesafe koyamayanlar ellerindeki, yüzlerindeki o kan lekesini temizleyemezler. BDP’ye gönül vermiş kardeşlerine sesleniyorum dağdaki militanların ölmeye ve öldürmeye programlanmış robotlara dönüştüğünü görün. Terör örgütü intihar ediyor. Örgüt kendi biterken militanlarını da dağa ölüme gönderiyor. Artık sanatçılar, STÖ’ler cesaretle sesini yükseltsin. Susmak onaylamaktır. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır."
Sansüre gerek yok, otosansür yeter!
Süreçte medyanın rolüne de değinen Erdoğan, basının "sorumlu yayıncılık" anlayışıyla hareket ettiğini iddia etmesine rağmen, daha fazlasını istedi. Toplantıda, "medyanın terörün propagandasını yapmaması" konusunun değerlendirildiğini söyleyen Erdoğan, "Elbette bir müdahale arzusu içinde değiliz. Biz oto kontrol yoluyla medyanın milli bir duruş sergilemesinin mücadeleye güç katacağına inanıyoruz." dedi ve şöyle devam etti:
"Şehidinin başında ağlayan anne görüntülerini tekrar tekrar yayınlamak terör örgütünden başka kimseyi sevindirmez. Çatışma dilini körükleyici bir üslup kimseye hizmet etmez. Medyamız bu meselede gerçekten duyarlı bir tutum sergiledi. Biz bu duyarlılığın daha da artması için önerilerimizi tekrarladık."
4 gazete davet edilmedi
Erdoğan'ın medya zirvesinde bunlar yaşanırken, toplantıya Cumhuriyet, Sözcü, Yeniçağ ve Aydınlık gazetelerinden temsilcilerin davet edilmediği öğrenildi.
CNN Türk'te Medya Mahallesi programını sunan Ayşenur Arslan, "Medya zirvesine Cumhuriyet gazetesi, Sözcü gazetesi davet edilmedi benim öğrendiğim kadarıyla. Sözcü'nün tirajı pek çok gazeteden fazla. Taraf var mesela zirveye davet edilen. Sözcü, Taraf'tan çok satıyor." dedi. Programın konuklarından Cumhuriyet gazetesi yazarı Emre Kongar ise, "Genel Yayın Yönetmenimiz İbrahim Yıldız ile konuştum. Davet edilmemiş gazetemiz. Halbuki daha önceki terör zirvesine davet edilmişti. Bu sefer ise ne gazetemizin genel yayın yönetmeni ne de Ankara temsilcisi davet edilmedi." dedi.
Ayşenur Arslan, Sözcü gazetesinin davet edildikleri durumda gidip gitmeyecekleri şeklindeki soruya ise Sözcü Genel Yayın Yönetmeni Metin Yılmaz'ın, "Davet olsaydı mutlaka giderdik. Bu milli bir mesele." dediğini aktardı.
Programın diğer bir konuğu Akşam gazetesi yazarı Ali Saydam ise, adı geçen gazetelerin zirveye çağrılmamalarını, yaptıkları "muhalefet tarzı"na bağladı.
(soL - Haber Merkezi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.