Dershanelerin kapatılması değil eğitimin özelleştirilmesi önemli

Başbakan Erdoğan, dershaneleri kapatacaklarını ve üniversiteye giriş sınavlarını kaldıracaklarını söyledi. Erdoğan, bu sözlerinin hemen yanına özel okulların eğitimdeki payını arttırma ve organize sanayi bölgelerinde özel meslek lisesi açılmasına izin verme planlarını aktardı.
Pazar, 25 March 2012 16:01

Nükleer Güvenlik Zirvesi'ne katılmak için Güney Kore'nin başkenti Seul'a giden Başbakan Erdoğan, uçakta 4+4+4 yasa tasarısı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Tasarının imam hatiplerin önünün açılması, kız çocuklarının eve hapsedilmesi, çıraklık yaşının düşürülmesi ve eğitimin özelleştirilmesi boyutlarının olduğunu bir kez daha ortaya koyan Erdoğan'ın dershaneler ve üniversiteye giriş sınavları ile ilgili sözleri özellikle dikkat çekti. Erdoğan "Üniversite giriş sınavlarını da üniversite hazırlık kurslarını ortadan kaldırıyoruz. Bu dershaneler ya liseye dönecekler ya da kapanacaklar" dedi.

Dershanecilere ve özel okullara 4+4+4 müjdesi!
Erdoğan'ın dershaneler ve üniversiteye giriş sınavını kaldıracaklarına ilişkin sözleri egemen basında manşetlere taşınırken, Erdoğan'ın sözlerinin bütünü aslında eğitimde çok daha büyük bir özelleştirmenin gündemde olduğunu ortaya koyuyor. Daha önce de dershaneleri kapatacağız açıklaması yapsa da dershane sayısını ve dershanelerin cirosunu katlayan AKP iktidarının dershaneleri kapatıp kapatmayacağı oldukça şüpheli ancak Erdoğan, 4+4+4 ile birlikte eğitimde özel sektöre büyük alanlar açılacağını müjdeledi:

"Ancak özel okullara yeni imkânlar doğacak. '4+4+4' sistemi nedeniyle yeni binalara ihtiyaç olacak. Okul yapma konusunda büyük bir fatura var. Özel okullardan hizmet alma noktasındayız. Danıştay bozmuştu. Yeniden çalışma yürütüyoruz. Bunu da ilk kez açıklıyorum. Üniversite giriş sınavlarını da, üniversite hazırlık kurslarını da ortadan kaldırıyoruz. Bu dershaneler ya liseye dönecekler ya da kapanacaklar. Çünkü insanların ellerindeki son imkânları bu alanda kullanmalarını istemiyoruz. Ben bazı büyük dershanelerle konuştum. Kendileri "Biz de bu yola girmeyi düşünüyoruz" dediler."

Kapatacağız diye diye ihya ettiler
İlk olarak 1965 yılında yasal olarak önü açılan ancak asıl olarak Özal döneminde tekrar yasallaştırılarak teşvik edilen özel dershanelerin sayısı AKP döneminde katlanmış durumda. SBS, YGS, LYS, ALES, KPDS, KPSS başta olmak üzere tüm eğitim sistemi sınavlar üzerine kurulu olduğu için ve öğrenciler bilinçli olarak dershanelere yönlendirildiği için milyonlarca kişi dershanelere gidiyor.

"Dershaneleri kapatacağız" diyerek 4+4+4'ü güzellemeye çalışan AKP hükümeti işbaşına gelmeden önce 2001 yılında özel dershane sayısı 1864 idi. Zaten oldukça fazla olan dershane sayısı 2011 yılı itibariyle 4 binin üzerinde. Özel yayınevleri de bulunan dershanelerin toplam cirosunun Eğitim-Sen'in hazırladığı rapora göre, 10 milyar dolar civarında olduğu tahmin ediliyor.

Tüm eğitim sistemi sınavlar üzerine kurulu olduğu için özel dershanelerin kalkması oldukça zor görünüyor. Kaldı ki, üniversiteye giriş sınavları kalksa ve örneğin okullarda not ortalamasına ve yetenek sınavına ya da mülakata göre üniversiteye giriş mümkün olsa, bu durumda özel dershanecilik mutlaka devam eder.

Merkezi sınavların kaldırıldığı durumda da, AKP'nin kadrolaşma mantığı düşünüldüğünde çok daha adaletsiz bir sistemin ortaya çıkacağı ve torpilin inanılmaz boyutlara ulaşacağını tahmin etmek güç değil.

Dershanelerin zaten özel okulları hatta özel üniversiteleri var
Dershanelerin kapatılacağı oldukça şüpheli ancak eğitimde özel sektörün ağırlığının arttırılacağı kesin. Kaldı ki, dershaneler kaldırılsa bile bu alanda aslan payına sahip dershanelerin sahipleri aynı zamanda özel okul ve özel üniversitelere sahip. Örneğin, Açı Dershaneleri'nin Açı Okulları, Bil Dershanelerinin İstanbul Aydın Üniversitesi, Bilfen Okulları'nın Biltest adlı dershaneleri, Final Dershanesi’nin Final Okulları, Kavram Dershaneleri’nin Kavram Yüksekokulu, Uğur Dershanelerinin Bahçeşehir Koleji ve Bahçeşehir Üniversitesi var. Dershane sektöründen en büyük parsayı kapanların başında gelen Fethullah Gülen cemaatinin ise yüzlerce dershanesinin yanı sıra bir o kadar da özel okulu olduğu biliniyor.

Parası olan özel okula ve üniversiteye, parası olmayan meslek lisesine
Erdoğan'ın dün gazetecilere yaptığı açıklamalar arasında şunlar da var:

"Bir de organize sanayi bölgelerinin meslek okulları açmasına fırsat sağlıyoruz. Çocuk hem okuyacak hem de staj yapacak. Belki para da kazanacak. Endüstri de çok ihtiyaç duyduğu 'ara elemanı' da sektörün ihtiyaçlarına göre kendisi yetiştirecek."

Bir yandan 4+4+4 ile özel okullara yeni olanaklar doğacağını müjdeleyen Erdoğan, parası olmayan yoksul aile çocukları için ise kuralsız-sigortasız-esnek çalışma cehennemi olan organize sanayi bölgelerinde özel meslek liseleri kurulmasına izin vereceklerini, çocuk yaşta öğrencilerin 'eti senin kemiği benim' mantığı ile patronların kölesi yapılacağını de müjdeliyor.

Müjdeler tabi ki patronlara. Parası olan patron çocuğunu rahatlıkla özel okula ve üniversiteye gönderebilecek. Parası olmayan çocuğunu meslek lisesine gönderecek.

(soL - Haber Merkezi)