Sayfa yolu
Demokrasi gibi çevre konusunda da ileri gitmişiz!
Yayın Tarihi: 07.06.2011 , 02:17 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Ege Bölgesi Sanayi Odası'nın (EBSO) 2010 yılı Çevre Ödülleri EBSO Meclis Salonu'ndan düzenlenen törende konuşan Yıldırım, ''Sanayiciler 'çevre' deyince benim bildiğim tansiyonları yükselir. Çünkü çevre demek maliyet demektir'' dedi.
Türkiye'de çevrenin korunmasıyla ülkenin kalkınması arasındaki dengenin iyi gözetilmesi gerektiğini kaydeden Yıldırım, “Sürekli çevreye vurgu yapmak, ön plana çıkarmak fiyakalı olabilir ama bütün olarak düşünmeli. Bu konuda çok aşırı hassasiyet göstermeniz hiçbir şey ifade etmez. Karadeniz'e 8 tane kıyısı olan ülke var. Biri bir gram bile atık bırakmamak için dünya kadar yatırım yapıyor, öteki kol gibi kanalizasyonu verdiği zaman Karadeniz'i koruma hikayesi bir anlam ifade etmiyor. Onun için yüklerin ortak paylaşılması lazım. Aynı şey Baltık Denizi için de geçerli. Danimarka, İsveç, Finlandiya, Almanya titiz davranıyor, Polonya'nın umrunda değil” diye konuştu.
Yıldırım, çevre konusunun dünyada kavga konusu olmaya devam ettiğini söyleyerek, “Bazı konularda ülke gerçeklerini görmemiz lazım. Avrupa ülkeleri sanayi tesisi kuruluşunda havaya verilen partikül miktarını bizden 4 kat daha fazlasını kabul ediyor, biz 4 kat altını şart arıyorsak bu bizim ülkemize haksızlıktır. Dünyayı kirleten ülkeler bu ülkeler, biz değiliz. Ozon tabakası delinmesi, havaya verilen yanmış gazlarla ilgili konu gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelere ödettiği bir bedeldir. Şimdi O bedeli gelişmiş ülkelerden tahsil etmeye çalışıyorlar. Emisyon ticaretine başladılar, 'ya şu kadar karbondioksit salınımını azalt, azaltmıyorsan ABD'ye, Almanya'ya şu kadar para vereceksin...' Bu büyük bir tuzaktır. Bu konuda milletimiz uyanık olmalı. Biz üstümüze düşen vazifeyi yapacağız” dedi.
Seçim beyannamesinin tamamen yalan olduğu belli!
Yıldırım, “Seçim beyannamesinde yaşanabilir çevre ile ilgili kapsamlı bölümümüz var. İlk defa siyasi parti böyle bir bölüm koydu. Hem kalkınacağız, hem büyüyeceğiz, çevre ile kalkınmayı dengeli bir şekilde yürüteceğiz. Çevreye çok aşırı ihtimam gösterdiğimizde rekabet şansımız kaybediyoruz. Beni çevre düşmanı olarak görmeyin, gerçekleri konuşuyorum. Paydaş olduğunuz ülkeler ne kadar yapıyorsa o kadar yapacaksınız. Daha fazlasını yaparsanız gelecek kuşakların refahını onlar için harcamış olursunuz, ülkenizin rekabet şansını kaybedersiniz. Akılcı düşünmek lazım” diye ekledi.
Demokrasiden sonra çevre konusunda da ileri gitmişiz!
AKP iktidarının çevre politiklarına değinen Yıldırım, “Çevre konusunda Türkiye'de hem yasal düzenlemeleri güncelleştirdik, hem gereken uygulamaları yaptık. 2023'e, 2040'a kadar planlarımız var. Çevre konusunda bana sorarsanız biraz da ileri gittik, bana sorarsanız vitesi biraz küçültmemiz lazım. Bu konuda şikayet istiyorum sizden. Bu konuyu makul düzeylerde ele almamız lazım” dedi.
(soL - Haber Merkezi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.