Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Cumhurbaşkanı'ndan AKP propagandası

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Meclis açılışında yaptığı uzun konuşmada yeni anayasa’dan, Ortadoğu’ya, ekonomiden, İsrail’e kadar bir dizi başlığa değinirken, AKP politikaları ile tutarlı bir söylem tutturduğu görüldü.

Yayın Tarihi: 01.10.2011 , 23:41 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, meclis açılışında yaptığı konuşmada birçok siyasi başlığa değindi. Gül’ün açıklamalarında AKP ile paralel bir söylem tutturduğu görülürken yeni anayasa vurgusu dikkat çekti.

Meclis vurgusu
Cumhurbaşkanı Gül açıklamasında “TBMM milletin kayıtsız şartsız hâkimiyetini temsil eden en kudretli kurum” olduğunu belirtirken şu ifadeleri kullandı: “TBMM meşrutiyetini milletten alan ve meşruiyeti diğer kurumları verir. Demokrasimizin ocağıdır. Halkımızın hak, hukuk, adalet ve refaha dair isteklerinin dile geldiği yerdir. TBMM milletin kayıtsız şartsız hâkimiyetini temsil eden en kudretli kurumdur.

“Her kesim yeni anayasa istiyor”

12 Haziran seçimlerinde halkın iradesini ortaya koyduğunu söyleyen Gül, yürürlükteki anayasanın ihtiyaçları karşılamadığını söyledi ve şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye'nin en önemli gündem maddesi yeni anayasadır. Yürürlükteki anayasa ihtiyaçlara cevap vermiyor. İstisnasız tüm kesimler yeni bir anayasa yapma isteğinde. 1982 anayasası çok kapsamlı reformlara rağmen milletin ulaştığı seviye nedeniyle dar gelmeye başlamıştır.

Yeni anayasa vesayeti örtülü şekilde başka organlara değil açık bir şekilde millete dayamalıdır. Cumhuriyetin temel ilkelerinden taviz vermeyen bir anayasa olmalıdır. Sadece hesap soran değil, hesap veren bir devlet anlayışı yeni anayasada olmalıdır."

“Hukuk yoluyla siyasi üstünlük sağlanamaz”

Yargı sisteminin sağlıklı işlemesinin demokrasi için vazgeçilmez olduğunu söyleyen Gül, uzun tutukluluk sürelerinin fiili cezalara dönüşmemesi gerektiği belirterek şöyle devam etti: "Hukukun üstünlüğü temelinde görev yapan bağımsız ve tarafsız bir yargı sistemi demokrasinin vazgeçilmesidir. Yargı mercilerinin görevlerini yaparken azami özen göstermeleri gerekir. Dosyaların çokluğu, iş gücünün azlığı nedeniyle tutukluluklar fiili cezaya dönüşmesine neden oluyor."

“Terör, yok edilmesi gereken bir beladır”

Konuşmasında BDP’ ye de mesaj veren Gül “teröre karşı net tutum takınamayanlar en büyük zararı kendilerine verir” ifadelerini kullanırken şöyle devam etti: “Terör zerre kadar müsamaha gösterilmeyerek yok edilmesi gereken bir beladır... Devlete düşen görev, hukuk kurulları dâhilinde terörle mücadeledeki bütün metotları kullanmaktır. Kan ve şiddetle hak alma arayışında olanlar, tarihi bir yanılgı içindedirler. Demokratik adımları terörün sonucu sayanlar büyük ve tarihi bir yanılgı içindedirler.”

“Türkiye'nin ekonomik temelleri sağlam”

Dünya’da yaşanan küresel krizlere rağmen Türkiye’nin ekonomik temellerinin sağlam olduğunu iddia eden Gül şu ifadeleri kullandı:

“Küresel krizlere rağmen Türkiye ekonomisi büyümüştür. Ancak tasarruf eğilimimizin biraz düşük olması bizim için zafiyettir. Ekonomiyle ilgili tüm birimlerin koordinasyonunu takdirle karşılıyorum.

Ekonomik hedeflere ulaşmak için yapılanlar cari açık sorununu ortaya çıkardı. Döviz kuruyla ilgili tartışmalar yapısal sorunlara neden olmamalıdır. Uluslararası piyasalarda tercih edilen kaliteli ürünler için yeterli kaliteli hammadde eksikliğimiz var. Yüksek cari açık vermeden hızlı büyümenin yollarını bulmalıyız.”

Ortadoğu’ya 1848 benzetmesi

Gül’ün konuşmasının ilgi çekici kısımlarından bir tanesi, Ortadoğu’da yaşanan süreci 1848 devrimlerine benzetmesi oldu. Gül, bu ülkelerde yaşanan değişimlerin “halk iradesi” ile ortaya çıktığını iddia ederek şu ifadeleri kullandı: “Arap Baharı, 1848 devrimlerine benzemektedir ve önüne geçilemez bir hal almıştır. Ortadoğu’da yıllarca baskı, korku ve yoksulluğun kıskacındaki halk kendi iradesini ortaya koydu. Ülkemizin Ortadoğu halklarına verdiği destek takdire şayandır. En büyük desteği verdiğimiz ve yatırım yaptığımız Suriye'nin bölgedeki gelişmeleri okuyamadığını gözlemledik. Gelişmeleri tahlil etmekte geç kaldılar. Suriye yönetimine güvenmiyoruz. Ancak Türkiye her şeye rağmen kadim dostu Suriye halkının yanındadır.”

"Bölgedeki dinamikler İsrail aleyhine”
İsrail ile ilişkiler konusuna da değinen Gül, bölgedeki dinamiklerin bu ülke aleyhinde değiştiği belirterek şöyle dedi: “Filistin devletinin tanınması için ülkemizin verdiği destek kardeşliğimizin gereğidir. İsrail haklı taleplerimiz karşısında gerekli adımları atmadığı sürece ilişkilerin normale dönmesi beklenemez. Bölgedeki dinamikler İsrail aleyhine gelişmektedir. İsrail işgal ettiği topraklardan çekilmezse barışa ulaşılamaz.”

(soL -Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.