Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

"CHP Kürt sorununa 'Dersim çözümü' öneriyor"

DTP Başkanı Ahmet Türk, CHP'nin Kürtleri ve Alevileri düşman olarak tanımladığını, 1938 yılında Dersim'de yaşanan katliamı meşru görerek, bunu AKP iktidarına da bir "çözüm" yöntemi olarak önerdiğini söyledi.

Yayın Tarihi: 17.11.2009 , 20:10 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, partisinin grup toplantısındaki konuşmasında, 13 Kasım günü Meclis'te yapılan "Demokratik Açılım" konulu genel görüşmeye ilişkin değerlendirmelerine devam ederek, Kürt sorununun çözümü adına somut bir yol haritası çıkmasa da, bir tartışma sürecinin başlaması açısından genel görüşmeyi önemsediklerini belirtti.

Onur Öymen'in 10 Kasım'da TBMM'de yapılan ön görüşmede 1938 Dersim katliamı ile ilgili oldukça tartışma yaratan sözlerini de gündemine alan Ahmet Türk, "(Öymen) devletin kuruluşundan bugüne kadar, Kürtler ve Aleviler şahsında, tüm farklı kimlik ve kültürlere karşı ayrımcı yaklaşımını açık seçik ortaya koydu" dedi.

"CHP'nin maskesi düştü"
Onur Öymen'in sözlerinin gaf veya istenmeden söylenen sözler olmadığını vurgulayan Türk, Dersim katliamının insanlık tarihinin şahit olduğu en büyük dramlardan birisi olduğunu söyleyerek, "CHP'ye göre, Kürtlerin, Alevilerin ve tüm farklı grupların hak ve özgürlük talepleri, şiddetle üzerine gidilmesi gereken konulardır... Çünkü bu demokratik talepler, devletin üstten bir proje ile topluma dayattığı tek tipleştirmeye karşı bir isyan, bir ayaklanmadır. CHP'ye göre, nasıl ki emperyal ordulara karşı bir Kurtuluş Savaşı yürütüldü ise Dersim ve diğer olaylarda da görüldüğü gibi, iç düşmanlara karşı da benzer bir savaş yürütülmesi gerekiyordu. Bu mantığa göre, Kürtler, Aleviler ve diğer tüm farklılıklar, zaten potansiyel olarak iç düşmandırlar. Ve devletin dayattığı tek tip kalıbı reddederlerse, korkunç katliamlarla bastırılmaları işin doğası gereğidir" dedi.

"Söylediklerinin anlamı şudur: 'Kürt sorunu konusunda da aynı yöntem kullanılmaya devam edilmelidir. Diyaloga, barışçıl ve siyasal çözümlere karşı her türlü müdahale yapılmalıdır. Bu müdahaleler, talepler bastırılıncaya kadar devam etmelidir'..." diye konuşan Türk, CHP'nin otoriter tek partili yılların zihniyetini yıllardan beri makyajlayarak halka sunmaya çalıştığını, fakat geçtiğimiz hafta gerçek yüzünün ortaya çıktığını ifade etti.

"Kürt sorununu yaratan zihniyet Meclis'teydi"
Meclis'teki "Demokratik Açılım" genel görüşmelerinin, "varlığı yıllardır inkar edilen Kürt sorununun, geleneksel politikalarla ortadan kaldırılamayacağı gerçeğinin kabul edilmesi" sonucunu ortaya çıkardığını ifade eden Ahmet Türk, Kürt sorununun çözümü için Meclis'in partiler üstü bir anlayışla işletilmesi gerektiğini ifade etti.

Türk, 10 Kasım'da başlayan ön görüşmeler ile, 86 yıldan bu yana siyasetin gündeminden çıkarılmış temel bir sorun olan Kürt sorununa temel teşkil eden zihniyetin de bütün açıklığıyla ortaya çıkmasını sağladığını belirtti.

AKP, MHP ve CHP Kürt halkını "tanımıyor"
''Kürt diye bir halk var mıdır, yok mudur? Kürtçe bir dil midir, değil midir?'' gibi tartışmaların artık geride kaldığını, ''Kürtler bir halktır'' dedikleri için aydınlar, yazarlar, insan hakları savunucularının yıllarca hapis yattığını belirten Türk, ''Şimdi soruyorum Kürt halkından bir özür dilenmesi gerekmiyor mu?'' diye sordu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın "Demokratik Açılım" genel görüşmesindeki konuşmalarından kimi alıntılar yapan Türk, "bu sözlerin mantığında Kürtleri bir halk olarak değil, bazı bireysel haklar temelinde tanımak vardır. AKP hükümetinin açılım konusuna temel yaklaşımı da bireysel haklar düzeyindedir" dedi.

"Hükümet Anayasa'da değişiklik çalışmalarına başlamalı"
Türkiye'yi "anadil"in değil, AKP, MHP ve CHP'nin, bir halkın dilini sonunda kabul eden ancak, onun özgürleşmesi ve gelişmesine karşı çıkan zihniyetlerinin böleceğini ifade eden Ahmet Türk, İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın açıkladığı bazı adımları da önemli bulmakla birlikte, "bu kısa ve orta vadeli önlemler paketi dedikleriniz, zaten normal bir demokraside olması gerekenler değil midir" vurgusunu yaptı.

Asıl belirleyici olanın, Kürt sorununda yapısal adımların atılması zorunluluğu olduğunun altını çizen Türk, "yani, Sayın İçişleri Bakanı'nın da bahsettiği Anayasa değişikliğidir. Kürt sorununun çözümünde atılacak en önemli yapısal adım, köklü bir Anayasa değişikliği olacaktır. Sorun, Anayasal sorundur. Sorun, eşit yurttaşlığın tanınmaması, hakların Anayasal-yasal statüye kavuşmaması sorunudur. Hükümet, bir an önce bu belirsizliği netleştirmeli ve Anayasal adımlarla ilgili olarak somut bir yol haritası ortaya koymalıdır" şeklinde konuştu.

(soL-Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.