Breadcrumb
Balyoz'un çelişkileri kitap oldu!
Yayın Tarihi: 08.01.2011 , 16:20 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
ABD’de ekonomi alanında öğretim görevlisi olan Pınar Doğan ve eşi Dani Rodrik uzun süredir yaptıkları araştırma ve incelemeler sonucunda Balyoz dava dosyasındaki çelişkileri ortaya koydu.
Bunları “Balyoz” adlı bir kitapta toplayan Doğan ve Rodrik’in saptadığı ve özellikle sıkı bir Balyoz savunucusu olan Zaman gazetesinin çeşitli haberlerini de çürütür nitelikte olan bu bulgulardan bazıları şunlar:
1. Planları hazırlayanlara ve bilgisayarlarda oluşturanlara ait bilgiler tamamıyla üstverilerden ya da belgelerin üzerindeki isimlerden kaynaklanıyor. Bunlar sahtekarlar tarafından kolayca üretilebilecek cinsten bilgiler. Bu belgelerin gerçek olduklarına ve adları gecen şahıslar tarafından üretildiklerine dair kanıt oluşturmuyor. Belgelerin hangi bilgisayarlarda üretildikleri de keza, bilinmiyor.
Ancak Zaman gazetesinin geçen haftaki bir haberinde “Zaman’ın 4 Ocak 2010 tarihli ‘Balyoz CD’lerinde işlem yapan isimler iddianamede’ haberindeki Balyoz Darbe Planı davasına temel teşkil eden ana belgelerin kimler tarafından hangi bilgisayarlarda oluşturulduğuna ilişkin bilgiler çok net. Planları hazırlayanların kimler olduğu, hangi bilgisayarda, kaç kayıt yaptıkları aşikar” ifadeleri yer alıyor.
2. Hürriyet gazetesi İlker Başbuğ tarafından kaleme alınmış Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı olarak 1. Ordu Plan Seminerinde sınırların aşıldığını rapor eden bir belgenin olduğuna dair bir yalan haber yayınladı. Gazetenin ilgili haberi Genel Kurmay tarafından hemen yalanlandı. Böyle bir belge Balyoz davası dosyasında bulunmuyor, iddianamede de geçmiyor. Plan semineri ile ilgili tüm yazışmaları ihtiva eden askeri bilirkişi heyetinin 3 bin sayfalık raporunda da bulunmuyor.
3. Başta Zaman olmak üzere çok sayıda basın yayın organının ıslak imzalı belgelerin varlığına dair haberleri de gerçeklik taşımıyor. Balyoz iddialarını teyit eder ıslak imzalı hiçbir belge dava dosyasında mevcut değil.
4. Zaman’ın “İşte Balyoz planının kozmik CD’leri” başlıklı haberi “Çetin Doğan’ın kızı ve damadı tarafından gündeme getirilen Balyoz CD’lerinin gerçek olmadığı iddialarını çürüten deliller ortaya çıktı” diye başlasa da bahsedilen delillerin hiçbiri yeni değil. Zaman’ın davayı ısıtıp ısıtıp gündeme getirme konusundaki istekliliği göze çarpıyor.
Zaman “Davanın en önemli delilleri arasında yer alan 19 CD’nin orijinal resimleri üzerindeki el yazıları ve parmak izleri, plan CD’lerinin 2003 yılında oluşturulduğunu ispatlıyor” ifadesini kullanıyor. Davanın en önemli delili 11 no.lu CD. Bu CD dışında suç unsuru içeren 16 ve17 no.lu CD’ler var. Diğer CD’lerde suç unsuru bulunmadığı için Balyoz davasında delil teşkil etmiyorlar. Bu üç CD ile ilgili 2003 yılında oluşturulduklarına dair bir tespit yok. Tam tersine, Emniyet Kriminal’in 22.04.2010 tarihli el yazısı tetkik raporunun (b) maddesinden açıkça görüleceği üzere, uzmanlar 11, 16, ve 17 no.lu CD’lerin üzerindeki el yazılarının Üçtepe ve Bulut’a ait olmadığını yazıyorlar.
5. Zaman, 5 Ocak’ta yayınlanan “Kozmik odanın CD'leri kimin yalanlarını ortaya çıkarıyor?” başlıklı haberinde “Davanın en önemli delilleri arasında yer alan 19 CD’nin orijinal resimleri üzerindeki el yazıları ve parmak izleri, plan CD’lerinin 2003 yılında oluşturulduğunu ispatlıyor” ifadesinden vazgeçip, 2003’te 1. Ordu’da görev yapan iki sivil memurenin de Balyoz’dan haberi olmadıklarını, suç unsuru içeren CD’lerde el yazısı ya da parmak izi tespiti olmadığını tasdik ediyor.
6. Zaman “Aynı dönemde 1. Ordu’da görevli sivil memurlar Melek Üçtepe ile Sevilay Erkani Bulut da askerî ve özel yetkili savcılıkta verdikleri ifadelerde CD’leri bizzat kendilerinin hazırladıklarını kabul ediyor. Sivil memurların, askeri savcı tarafından fotoğrafları gösterilen CD’lerin içeriklerini doğruladığı, Balyoz iddianamesinin ek klasörlerinde yer alıyor. Üzerinde ‘Or.K.na’ yazılı 11 No’lu dosyanın ordu komutanına takdim edilecek dosyaları içerdiğini aktaran sivil memur, bunların kendi hazırlama tekniklerine uyduğunu vurguluyor” diyor.
Oysa Melek Üçtepe Sivil Savcılık ifadesinde 11, 16, ve 17 no.lu CD’leri hatırlamadığını açıkca belirtiyor. Melek Üçtepe Askeri Savcılık ifadesinde “Or.K.’na yazılı CD, K. Özel yazılı CD, üzerinde yazı olmayan smartBuy yazılı olan CD’lerdeki yazılar bana ait değildir. Bu CD’leri de hatırlamıyorum.” Üçtepe’nin kendisine ait olmadığını ve hatırlamadığını açıkça söylediği CD’ler sırasıyla 11, 16, ve 17 no.lu CD’ler.
Sevilay Erkani Bulut ise Sivil Savcılıktaki ilk ifadesinde Balyoz Planını ilk defa basından duyduğunu, çalıştığı dönemde bu isimde bir Güvenlik Plan Harekatı duymadığını açıkça belirtiyor. Savcı Bilal Bayraktar aynı gün içinde Sevilay Bulut’un ikinci bir kere ifadesini almak istiyor. Savcı Bayraktar Sevilay Bulut’a önce TÜBİTAK raporunu gösteriyor, ardından CD’lerin orijinallerini değil, çekilmiş fotoğraflarını gösteriyor. Bu ikinci ifadesinde Bulut, üzerinde Or.K.na yazılı CD’yi hatırladığını ifade ediyor.
Üzerinde Or. K.na yazılı CD. 11 no.lu CD ve içinde bütün Balyoz planları kayıtlı. Dolayısıyla Bulut’un ikinci ifadesi ilk ifadesi ile çelişiyor. Üstelik, Emniyet Kriminal’in saptamasına göre bu CD’nin üzerindeki yazı Bulut’a ait değil.
7. Zaman’ın yalan söyleme konusunda ısrarcılığı sürüyor. Zaman aynı haberde“TÜBİTAK ve Emniyet Kriminal incelemeleri de bu ifadeleri doğruluyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bilirkişi raporlarında ise dosyaların oluşturulma ve son kaydetme tarihlerinin 2003 yılına ait olduğuna işaret ediliyor. CD’lere sonradan ekleme yapılmadığı, dosyalarda kayıt yapan kişiler ve işlem zamanlarının da tek tek tespit edildiği belirtiliyor” diyor. Ancak salt CD’ler üzerinden yapılan bir inceleme ile CD’lerin gerçekte kimler tarafından ve ne zaman yazıldığının tespiti mümkün değil.
8. Zaman, “Askeri Savcı Hakim Albay Bülent Münger’in aldığı ifadesinde Sevilay Erkani Bulut, kamuoyunda tartışmalı hale getirilmeye çalışılan ve 11 No’lu CD olarak bilinen dosyaların kendileri tarafından hazırlandığını dile getiriyor” ifadelerini kullanıyor. Ancak, askeri savcılık ifadesinde Sevilay Erkani Bulut “Bir çok harekat planı yazıyorduk, ancak Balyoz ismini hatırlamıyorum, yalnız Balyoz Güvenlik Harekat Planı adlı dosya içeriğine baktığımda yazım tekniğine uygundur,… Çarsaf, Oraj, Sakal, Suga isimli dosyaları hatırlamıyorum” diyor.
9. Ayrıca Ağır Ceza Mahkemesi, sanıkların mahkemeden talep ettiği 19 CD’nin imajını ve yakından çekilmiş fotoğraflarını sanıklara vermeyi oy birliği ile reddettiği halde, CD fotoğraflarına Zaman gazetesinin ulaşması sağlanıyor. Zaman fotoğrafları günlerdir sitesinde yer veriyor.
En büyük çelişki: Zamanlama ve tarih
Balyoz davasının en önemli delili olarak gösterilen 11 no.lu CD’nin sahte olduğunun kanıtlanması Balyoz’un sadece “kurgu”dan ibaret olduğunu kanıtlayacağından bu CD’deki zamanlama çelişkileri de oldukça önemli gözüküyor.
Tek oturumda kaydedilmiş (sonradan hiçbir ekleme çıkarma yapılmamış) olduğu kesin olarak belirlenen CD’den 2009 yılına ait bilgiler çıktığı halde Zaman ısrarla CD’lerin 2003’te hazırlandığını iddia ediyor.
İddianame CD’nin 2003’te tek oturumda oluşturulduğunu savunuyor. Ancak CD’nin içindeki belgelerden nasıl 2009’a kadar uzanan bilgilerin çıktığı konusunda hiçbir açıklama getirilmiyor.
Bu, Balyoz darbe planının bir “kurgu” olabileceği tezini bir hayli güçlendiriyor. Çünkü CD’nin içinden 2009’a ait bilgiler çıkması ve tek oturumda hazırlanmış olması, dava ne kadar reddetse de CD’nin 2009’da hazırlandığını ortaya koyuyor.
Dün yazdığı yazıda Taraf gazetesi yazarı Emre Uslu da çelişkili ifadelere yer veriyor. Uslu, 11 no.lu CD’deki bütün belgelerin (ya da “hemen hemen” bütün belgelerin) Süha Tanyeri isimli kullanıcı tarafından son kaydedildiğini yazıyor. Oysa 11 no.lu CD’nin içindeki belgelerden sadece yüzde beşi Süha Tanyeri isimli kullanıcı tarafından son olarak kaydedilmiş. Bu, Emniyet’in 21.06.2010 tarihli Ek Mutalaa Raporu’nda belirtiliyor.11 no.lu CD’de toplam 287 dosya varken Süha Tanyeri kullanıcı adıyla kaydedilen 15 dosya var.
Süha Tanyeri kullanıcı adıyla farklı günlerde son kaydedilmiş gibi görünen kimi belgelerin en son kaydedildiği gün ve saatlere bakıldığında bir motif göze çarpıyor.
Süha Tanyeri isimli kullanıcı 3 Mart 2003’de saat 16:02’de bir belgeyi son olarak kaydetmiş. Aynı kullanıcı 19 Şubat 2003’de bir başka belgeyi 16:05’de, bir diğerini 16:08’de kaydetmiş. Ayni kullanıcı 2 Aralık 2002’de Balyoz belgesini 16:14’de kaydetmiş…. Anlaşılan bu kullanıcının suç unsuru içeren belgeleri günün birbirine yakın saatlerinde kaydetme gibi bir alışkanlığı var.
Diğer bir ihtimal de şu: Suha Tanyeri isimli kullanıcı aslında suç unsuru içeren bütün bu dosyaları aynı gün kaydetmiş. Ancak, her kayıt işleminden sonra bilgisayarının sistem tarihini ileri-geri değiştirirken sistem saatini değiştirmediği için saatler hep birbirini takip etmiş.
(soL - Haber Merkezi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.