Ataması yapılmayan öğretmenler bu tuzağa düşer mi?

4+4+4 kesintili eğitim tasarısına toplumu ikna etmek için ataması yapılmayan öğretmenlere Zaman gazetesi aracılığıyla rüşvet teklif edildi. Tasarının kendisindeki büyük sorunlar bir yana, hükümetin öğretmenlere verdiği sahte sözler hala hafızalarda.
Çarşamba, 29 Şubat 2012 13:36

Başbakan Erdoğan'ın da üyesi bulunduğu İmam Hatip Mezunları Derneği (ÖNDER) gibi islamcı örgütlerin ve patron kuruluşlarının talebi üzerine Meclis gündemine taşınan 4+4+4 kesintili eğitim tasarısı kamuoyunda ciddi tartışmalara ve tepkilere neden olmuş durumda. Tasarı, çocuk yaşta çıraklık, kız çocuklarının eve kapatılması ve çocuk yaşta gelin olunması tehlikeleri, öğrencinin gelişimi açısından eğitim bilimcilerin çok önemsediği temel eğitimin kısalacak olması gerekçeleri ile eleştiriliyor. Konu Meclis gündeminde ele alınır ve kamuoyunda tartışılırken, Zaman gazetesi dün "12 yıllık eğitime, 100 bin yeni öğretmen" başlıklı bir haber yayımladı. Haber, 'yıllardır hakkını talep eden ataması yapılmayan yüz binlerce öğretmene rüşvet teklifi yapılıyor' yorumuna neden oldu.

Ataması yapılmayan öğretmenlere daha önce verilen onca sözün tutulmadığı biliniyor. Dahası bir toplumun geleceğini yetiştirmekle görevli öğretmenlere, söz konusu vaat ile eğitimin gericileştirilmesi ve piyasalaştırılması karşılığında ses çıkarmamaları isteniyor.

Zaman birden ataması yapılmayan öğretmenleri hatırlayıverdi
Yıllardır mücadele eden ataması yapılmayan öğretmenlerin sesini duymayan Zaman gazetesi, dünkü haberi ile atama sorununun ciddi bir sorun olduğunu da itiraf etmiş oldu. 4+4+4 tasarısının en çok öğretmenlere yarayacağını ve 100 bin yeni öğretmen ihtiyacı doğacağını iddia eden Zaman, haberinde "12 yıllık zorunlu eğitim sistemi, en çok atama bekleyen öğretmenleri sevindirecek. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) yetkililerine göre, yeni sisteme geçişte 100 bin öğretmen istihdamına ihtiyaç duyulacak" ifadelerine yer verdi.

"KPSS verilerine göre şu an toplam 264 bin 277 potansiyel öğretmen adayı var" bilgisine yer verilen haberde, konu ile ilgili herhangi bir resmi açıklama olmamasına rağmen 100 bin yeni öğretmen alınacağı yazıldı.

Daha önce verilen sözler unutulmuştu
Başbakan Erdoğan Mayıs 2010'da ataması yapılmayan öğretmenlerin mücadelesini "ataması yapılmayanların birliği" diye aşağılamaya çalışmıştı. Bizzat Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, ataması yapılmayan öğretmenlerin sorununun "uydurulmuş bir sorun" ifadesi ile tarif etmişti.

AKP'nin iktidara geldiği Kasım 2002 öncesinde öğretmenlerin atama sorununu çözmeye de vaat ettiği biliniyor. Haziran 2011 genel seçimleri öncesinde AKP 55 bin öğretmen ataması yapacağını vaat etmiş, ancak seçimlerin ardından bu vaat unutulmuştu.

Ataman yapılırsa şükret, eğitimci olduğunu unut!
Zaman gazetesinin haberinde dikkat çeken bir diğer unsur ataması yapılmayan öğretmenlerin bir eğitimci olarak değerlendirilmemesi. Zira, toplumun geleceğini yetiştirmekle görevli öğretmenlerin, 4+4+4 tasarısına dair de söylemesi gereken çok şey bulunuyor. Ancal hükümet, çocukların nasıl eğitileceği, eğitim sisteminin nasıl olacağı konusunda eğitim emekçilerini ve eğitim bilimcileri değil İmam Hatip Mezunları Derneği gibi islamcı örgütlenmeleri ve patron kuruluşlarını muhatap kabul ediyor.

AYÖP: 4+4+4 tasarısı birçok handikap içeriyor
Zaman gazetesinin dünkü haberi ile ilgili Ataması Yapılmayan Öğretmenler Platformu (AYÖP) kurucularından olan ve aynı zamanda Platform'un İstanbul Temsilcisi olan Osman Şahin'in görüşlerini aldık. Şahin, 4+4+4 tasarısının ciddi bir altyapı hazırlığı olmadan gündeme getirildiğini ve ciddi handikaplar barındırdığını vurguladı. Şahin ayrıca 100 bin öğretmen vaadinin inandırıcı olmadığını ifade etti.

Osman Şahin'in soL'a ilettiği görüşleri şöyle:

"4+4+4 yasa tasarısının kendi içinde taşıdığı birçok handikap var. Birinci dört yılın sonunda dışarıdan eğitim alabilmenin önünü açan düzenleme ciddi bir handikap. Ancak yanılmıyorsam Meclis komisyonunda bu düzenleme değiştirildi ve dışarıdan eğitimin ancak ikinci dört yılın sonunda olabileceği şeklinde düzeltildi. Ancak zaten şu an da böyle, sekiz yılın sonunda dışarıdan eğitimi seçebiliyor öğrenci. Hükümetin taktiği bu, bir konuyu önce kamuoyunun önünde tartıştırıyor, gelen tepkileri ölçüyor ve sonra manevra yapıyor. Yine aynı taktik uygulanıyor.

Önce genel bir öğretmen ve öğrenci fizibilitesi ve ciddi bir altyapı çalışması yapılması gerekiyor. Bunun ardından, belirlenen ihtiyaçlara göre bir sistem değişikliği yapılabilir. Ama aksine, önce bir sistem ortaya atılıyor, sonra da herkesin buna uyması isteniyor.

100 bin yeni öğretmen alınacak deniyor. Peki bu nasıl olacak. Bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı'nın herhangi bir açıklaması yok. Hiçbir veri yok. Biliyorsunuz, şu an 80 bine yakın ücretli öğretmen var. Bu kişilerin eğitim fakültesi bitirmiş olması mecburiyeti de yok. Ataması yapılmayan yüz binlerce eğitim fakültesi mezunu bulunuyor. Önce bu sorunların çözülmesi gerekiyor."

(soL - Haber Merkezi)