AKP’nin sansürü padişahı aratmıyor

Bugün Basın Bayramı’nın 105. yıldönümü. Ülkemizde sansür kalkalı 105 yıl oldu ancak pek çok uygulama istibdad dönemini hatırlatıyor.
Çarşamba, 24 Temmuz 2013 17:25

(soL- Haber Merkezi) Basın üzerindeki yasakçı ve baskıcı uygulamalar AKP döneminde artış gösterdi. Pek çok gazeteci, sadece işlerini yaptıkları için tutuklu bulunuyor.

Bugün, II. Abdülha-mit’in istibdad döneminin ürünü olan sansür kararnamesinin 24 Temmuz 1908’de, II. Meşrutiyet’in ilanı ile kaldırılmasının 105. yıldönümü. Türkiye’de gazeteciliğin başladığı tarih olarak kabul edilen 24 Temmuz, her yıl Basın Bayramı olarak kutlanıyor. Ancak 105 yılın ardından sansür konusunda pek bir değişiklik olmadığı söylenebilir. Özellikle son yıllarda, Türkiye’de basının üzerindeki baskılar artarak sürdü. AKP’nin padişah dönemini aratmayan uygulamaları sonucunda halkın haber alma hakkı hâlâ ihlal edilmeye devam ediyor. Gazeteciler ise baskı, otosansür, tutuklama ve soruşturmalarla karşı karşıya.

AKP döneminde 128 gazeteci tutuklandı
AKP döneminde basın emekçileri üzerinde kurulan baskıların bilançosu, durumun vehametini ortaya koyuyor. AKP’nin 11 yılık iktidarı döneminde 128 gazeteci tutuklandı. Gazetecilik faaliyetlerinin “delil” olarak kullanıldığı iddianamelerle gazeteciler aylarca, yıllarca tutuklu kaldı. Açılan birçok farklı dava nedeniyle 66 gazeteci ise halen tutuklu. Söz konusu gazetecilere yöneltilen “örgüt üyeliği” suçlamasına dayanak olarak ise “1 Mayıs, 8 Mart, YÖK protestosu, parasız eğitim protestoları gibi eylemlerin haber takibini yapmak, Pozantı cezaevindeki çocuklara yönelik uygulanan taciz ve tecavüzü haberleştirerek devlet mahremiyetini ortaya çıkarmak” gibi suçlamalar yöneltildi. “Suç delilleri” arasında, haber kaynaklarıyla, editörlerle yapılan görüşmeler ve bilgisayarlardan çıktığı iddia edilen imzasız dökümanlarda diğer “suçlu” gazetecilerin isimlerinin geçmesi gibi mesleğin doğal gereklerinden olan pek çok unsur yer aldı.

Birçok yayına toplama kararı çıkarıldı
Son 11 yılda ayrıca, birçok gazetenin yayını geçici ya da süresiz olarak durduruldu. Bazı gazeteler toplatıldı, kimi yayın organlarının ise internet siteleri yasaklandı. Programlar yayından kaldırıldı, gazetelere baskınlar gerçekleştirilerek aramalar yapıldı. 2012 yılında hazırlanan rapora göre, bu süre içerisinde 7 gazete ve 8 dergi toplam 13’er kez toplatıldı. Ayrıca 2 gazeteye 1’er ay yayın durdurma cezası verildi. RTÜK tarafından radyo ve televizyon kuruluşlarına 603 uyarı yapıldı.

Basın tarihinin utanç dönemi: Gezi
AKP’nin gazeteciler üzerinde uyguladığı baskı, Gezi süreciyle birlikte daha da genişledi. Otosansür apaçık görünür hale geldi. Polisin gazetecileri hedef alarak yaralaması sıradanlaştı. Gezi eylemlerinin başladığı tarihten bu yana 72 gazeteci istifa etti, işten atıldı veya zorunlu izne çıkarıldı.
Bu süreçte düzen medyasının Haziran Direnişi’ne yer vermemesi ve yalan haberler üretmesi ise basın tarihine kara bir leke olarak geçti. AKP’nin Galataport projesini bahşettiği Ferit Şahenk’in medya grubu içerisinde bulunan NTV Tarih dergisi, “Gezi sayısı” nedeniyle kapatıldı. Öte yandan Haziran Direnişi’ni naklen yayınlayan Ulusal Kanal ve Halk TV’ye ise para cezaları yağdı, soruşturmalar açıldı. Benzer şekilde BirGün gazetesi hakkında da direnişçilere saldıran polislerle ilgili yaptığı haber nedeniyle soruşturma başlatıldı.

----------------------

Gazetecilere Özgürlük Kongresi bugün
Gazetecilere Özgürlük Platformu bugün “İkinci Gazetecilere Özgürlük Kongresi” gerçekleştirecek. GÖP’ü oluşturan 93 meslek örgütünün yanı sıra uluslararası gazetecilik örgütlerinin temsilcilerinin katılacağı kongreye tutuklu gazetecilerin aileleri ve avukatları ile tahliye edilen gazeteciler de katılacak. İstanbul’da The Marmara Oteli’nde saat 09.00’da başlayacak olan kongrede Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) tarafından verilen “Basın Özgürlüğü” ödüllerinin dağıtımı töreni de yapılacak. Ayrıca “Direnen Gazeteciler” 24 Temmuz’un yıldönümü nedeniyle bu akşam Abbasağa Parkı’nda forum gerçekleştirecek.