Sayfa yolu
"AKP siyasi taşeron, PKK silahlı taşeron"
Yayın Tarihi: 22.06.2010 , 18:57 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
TBMM’de partisinin grup toplantısında konuşan Devlet Bahçeli, "Bölücülüğü azdıranın AKP hükümeti olduğunun artık bilindiği" görüşünü savundu. AKP’ye yüklenen Bahçeli, "Bu siyaset körlüğü, yanlış teşhisler, yıkıcı tedbirler, sözde açılım denen ihanet projeleri devam ettiği sürece hain saldırıların ve aziz evlatlarımızın kayıplarının sona ermesi ve milletimizin terör ve bölücülük belasından kurtulması mümkün görülmemektedir" dedi. Bahçeli şöyle devam etti:
"İyi şeyler olacak' denilerek başlatılan yıkım projelerinin bir yılı aşan seyri ile 'umut verici gelişmeler' olarak tanımlanan Habur terörist törenlerinin ardından yaşananlar maalesef kan, gözyaşı, eylem, ihanet olarak geri dönmüştür.
Dün askerlerimizi şehit edenler, Başbakan Erdoğan'ın törenle kucakladığı teröristlerin açılım arkadaşlarıdır.
Geldiğimiz noktada hiçbir tereddüt yoktur ki, Başbakan'ın bütün yıkım projeleri iflas etmiş ve bu sapmanın bedeli ağır olmuş, can kayıpları olarak Anadolu'muzun kutsal yuvalarına, aile ocaklarına geri dönmüştür. Bütün bu olanlardan sonra bugün milletimiz yaşadıklarından ders çıkartmaya, karşısına kanlı tablo olarak çıkan tehdidin gerçek sorumlularını, açılımın aktörlerini görmeye başlamıştır. Bu bizim için bunca kayıptan sonra bir nebze olsun tesellimizdir.
“Başbakan pişmanlık emareleri göstermeye başladı”
Bir başka tesellimiz ise ifadelerinde bir samimiyet varsa Başbakan Erdoğan'ın sonunda pişmanlık emareleri göstermeye başlamış olması ve onca işbirliği arayışından sonra PKK'nın birilerinin taşeronu olduğunu itiraf etmiş bulunmasıdır. Bu beyanat bizim için çok önemli, ileriye bakabilmemiz açısından ise ümit vericidir.
Zira PKK'nın arkasındaki güçlerin bu ülkenin Başbakanı tarafından biliniyor olması, terörün çözümünde çok önemli bir aşama, Başbakan Erdoğan'ın zulüm arkadaşlarına kadar varacak kirli zincirin ortaya çıkması demektir."
“Terörün arkasındaki isimler…”
Türkiye'nin, şimdi dikkatini Başbakan Erdoğan'ın "terörün arkasında olduğunu açıklayacağı isimlere çevirdiğini" ifade eden Bahçeli, "Ya bunları Türk milletiyle paylaşacaktır ya da kendi sorumluluğunu başkalarına atan ve bahane bulan ikiyüzlü siyasetçi olarak tarihe geçecektir" dedi.
Bahçeli, "Şayet terörün arkasında oldukları bilinmesine rağmen bu güçlere ve devletlere suskun kalınmışsa şehitlerin vebalinin sorumluluğu kimde olacaktır? Eğer, PKK terör örgütü birileri tarafından kontrol ediliyor ve bunu da Başbakan Erdoğan biliyorsa dökülen şehit kanlarının sorumluluğundan nasıl kurtulacaktır? Başbakan Erdoğan, bu açıklamasının arkasında durur ve sahip çıkarsa ülkemizi parçalamaya çalışan mihraklara karşı bilerek tepkisiz ve korkak davranmışsa, bu tutumu vatana ihanet anlamına gelmeyecek midir?" sorularını yöneltti.
”AKP siyasi taşeron, PKK silahlı taşeron”
"AKP küresel siyasi taşerondur, PKK küresel silahlı taşerondur. Her iki taşeron, aynı merkezden ama ayrı ayrı kanallardan ülkemizi yıkmak için küresel pazarlık usulü ile yıkım ihalesini almışlar ve işe çoktan koyulmuşlardır. Aralarında yıkıma erişmek için kıyasıya bir rekabetin olduğu ancak son gelişmelerle terör örgütünün ön aldığı anlaşılmaktadır" diyen Bahçeli sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu aşamada tam bir acziyet ve şaşkınlık yaşayan Başbakan'a tavsiyemiz, ikircikli ve yanardöner tavrından vazgeçerek, terörle ve bölücülükle mücadelede nerede duracağına ve kimin yanında yer alacağına açıklık getirmesidir. Bir yanda ardından şiirler eşliğinde gözyaşı döktüğü ve törenle karşıladığı teröristlerle kucaklaşmaya devam mı edecektir? Yoksa 'kelle' diye hitap ettiği şehitlerimizin huzurunda gösterdiği sahte nedameti sürdürüp milletin merhametine mi sığınacaktır? Bir yanda terörü lanetlemeyeni terörist olarak ilan etmeye devam mı edecektir?
Öte yanda, hemen yanı başında hükümetin Amerikalı üyesinin, elinden kan damlayan hainleri 'kandırılmış çocuklar' diyerek şehitlerle bir tutmasını sineye mi çekecektir? Bir yanda bölücülüğü meşrulaştırmak için İmralı canisiyle pazarlıklara devam mı edecektir? Yoksa bunları unutup terör örgütü yıllarca kan döktü, huzuru bozdu, gelişmenin ve demokrasinin önünde en büyük engel oldu demeyi mi sürdürecektir? Bir yanda kanı yerde kalmayacak diyerek şehitler huzurunda hamasi nutuklar atmaya mı devam edecektir? Yoksa terörün destekçisi, şehidimizin katili, aşiret reisine kırmızı halılarını sermeyi mi sürdürecektir?"
”Dün terörün nedeni geri kalmışlıktı, bugün kalkınma”
"Başbakan'ın dün geri kalmışlığı terörün nedeni olarak görürken, bugün terörün zenginleşme ve kalkınma nedeniyle çıktığını söyleyecek kadar buhrana sürüklendiğini" ileri süren Bahçeli, "Bu hastalıklı ruh haline göre, terörün azmasının nedeni el ele tutuştuğu bölücüler değil, sözde aynı cephede olduğumuzu söyleme alçaklığını ve cüretini gösterdiği Milliyetçi Hareket Partililer'dir" dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Başbakan Erdoğan ve kadroları artık tamamen tükenmiştir. Hükümet yönetim kabiliyetini tümüyle yitirmiştir. Erken genel seçime gidilmesi şart olmuştur. Türkiyemizin daha fazla oyalanacak vakti ve bekleyecek mecali kalmamıştır. Seçim sandığı ülkemiz için kurtuluş olacaktır" dedi.
"AKP zihniyetinin tamamen dış dayatmalardan beslenen ve bölgesel oyunlardan kaynaklanan teslimiyetçi siyasetinin, tam ümitleri tükenme noktasındayken PKK terör örgütüne yeni bir kapı araladığını" öne süren Bahçeli, "Bu ise bölücülüğün siyasallaşması yolunda yeni ve daha önemli bir vasıta olan AKP kadrolarını kullanma imkanı vermiştir" dedi.
Sokağa dikkat çekti
Kalabalık cenaze törenlerine ve gösterilere dikkat çeken Bahçeli şöyle konuştu:
"Çok şükür ki milletimizde bizi millet yapan hasletler hala yaşamakta, bizi bir arada tutan manevi değerler canlılığını bütün tahribatlara karşı korumaktadır. Ancak son gelişmelerle beraber gözlemlediğimiz iki önemli husus dikkat çekicidir ve üzerinde durulması gerekmektedir. Birincisi, giderek gerginleşen toplumun öfkesini yanlış mecralara boşaltacağı bir küçük kıvılcımın büyük olaylara neden olması ihtimalinin artmış bulunmasıdır. Bu konuda hepimizin dikkatli ve sağduyulu olması şarttır. İkincisi ise terörle mücadeleden başarı ile çıkılacağına dair beklentilerin zayıflamış olması ve bu mücadelenin sorumlu kurumları ve stratejileri ile birlikte sorgulanmaya başlanmasıdır. Bu iki husus da son derece önemlidir ve terörle mücadelenin sonucunu doğrudan etkileyecek kadar kritik hususlardır. Terörün özellikle bir yöremizde yoğunlaşıyor olması ve artış göstermesi, burada olağan yönetimlerin yetersizliğinin işaretidir.
Zira gelişen olaylar münferiden, seyrek ve anlık değil, bir ya da birkaç ili içine alacak kadar yaygın, örgütlü ve sistematiktir.
Terör örgütü, hiç olmadığı kadar sokak desteği almaya başlamış, hain emellerini alenen kitleler üzerinden yaymaya ve meydan okumaya başlamıştır. Dilediği yerde eylem yapacak hareket ve olay üstünlüğüne sahip olmuş, ülkemizin gündemini belirlemede inisiyatif kazanmıştır. Birbiriyle yoğun irtibat ve koordinasyon gerektiren terörle mücadele faaliyetlerinde kopukluk, dağınıklık, disiplin, uygulamada beraberliğin yeterince olmadığı da açıktır."
”OHAL'in varlığını gerektiren bütün şartlar mevcuttur”
MHP’nin Olağanüstü Hal (OHAL) ilanı önerdiğini de anımsatan Bahçeli, OHAL’e karşı çıkanları suçlayarak, “Dikkatli olunuz ve takip ediniz kim yıkım projesini sahipleniyorsa sütunlarında OHAL'e de karşı olanlar aynıdır. Kim, dün hepimizin 'Ermeniyiz' demişse, bugün OHAL'e karşı olanlar da aynıdır. Kim, Erbil'de Peşmerge toplantılarına alkış tutmuşsa, bugün OHAL'e köşelerinde karşı çıkan onlardır. Demek ki teklifimiz doğrudur, hedefimiz doğrudur, isabetimiz tamdır. Elbette ki olağanüstü hal ilanı, yaşanan şartların bütünüyle değerlendirilmesi sonucu verilecektir. Ancak 1987 yılında ilk ilan edildiği tarihten uzatılmadığı için kalktığı 2002 yılına kadar OHAL'in varlığını gerektiren bütün şartlar bugün fazlasıyla mevcuttur” diye konuştu.
Bahçeli MHP’nin çözüm önerilerini ise “açılımdan vazgeçilmesi, Kuzey Irak'a karşı caydırıcılık stratejisinin uygulanması, Irak'ın kuzeyindeki terör yuvalarına geniş çaplı bir kara harekatı yapılması, Kuzey Irak'ta geçici güvenlik kuşağı oluşturulması, Kandil bölgesinin terör karargahı olmaktan çıkartılması ve terörist başının dış dünyayla temasının kesilmesi” ve olağanüstü hal ilanı olarak açıkladı.
(soL-Haber Merkezi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.