Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

'AKP ile yardımlaşma derneği değiliz'

Yüz binlerce kişinin toplandığı Diyarbakır ve İstanbul Newroz kutlamalarında başta AKP hükümeti olmak üzere pek çok çevreyi hedefleyen siyasi mesajlar verildi. Kutlamalarda ve konuşmalarda Öcalan'ın ismi ön plandaydı.

Yayın Tarihi: 22.03.2010 , 10:12 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Türkiye’nin birçok ilinde düzenlenen Newroz kutlamalarının odağı yine Diyarbakır oldu. Yüz binlerce insanın coşkyla kutladığı Newroz’a bu yıl Abdullah Öcalan damgasını vurdu. Öcalan’ın ismi her yıl olduğundan daha fazla öne çıktı.

Diyarbakır ve İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin İzmir’den Batman’a kadar geniş bir coğrafyasında kutlanan Newroz’a yüz binler katıldı. Yapılan konuşmalarda barış mesajları verildi, Öcalan’ın muhatap kabul edilmesi gerektiği belirtildi. Alanlarda da Öcalan posterleri taşındı, Öcalan'a destek sloganları atıldı.

Konuşmalarda verilen siyasi mesajlarda ise AKP’ye hem eleştiri, hem çağrı vardı. Ses sanatçılarının da katıldığı kutlamalarda türküler söylendi, halay çekildi, sinevizyon gösterileri izlendi.

Artık alışıldık rutin olan resmî “Nevruz” kutlamaları ise her yıl olduğu gibi bu yıl da halk katılımı olmayan sönük törenler halinde geçti.

Diyarbakır’da Newroz mesajları
Diyarbakır Newroz’unda ilk konuşmayı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkanı Osman Baydemir yaptı. Baydemir, “Değerli halkım, Allah korusun bu birlik ve dirliğinizi. Bu birliğiniz kendiliğinden gelişmedi. Şeyh Sait'ten Mazlum Doğan'a kadar. Seyit Rıza'dan Apê Musa'ya kadar verilen büyük bir emek ve bedelin sonucunda gelişti. Onların anısı önünde saygıyla eğiliyorum. Çünkü onların emeğiyle bu günlere geldik” dedi.

Avrupa'dan çok sayıda misafirin Diyarbakır'a geldiğini belirten Baydemir, Diyarbakır’ı ziyaret edenler arasında vicdani retciler olduğunu söyledi. “21. yüz yılda bir kez daha Kürt'ün Türk'e, Türk'ün Kürt'e kurşun sıkması haramdır” diyen Baydemir sözlerini şöyle sürdürdü: “Artık birbirimize karanfil uzatmanın vakti gelmiştir. Gerilladan askere kurşun değil karanfil. Askerden gerillaya operasyon ve kurşun değil, karanfil uzatmanın vakti gelmiştir. Türk ve Kürt annelerinin kucaklaşmasının vakti gelmiştir. Daha fazla zaman kaybetmek, yazıktır, günahtır. Bu coşku inanıyorum ki barışı da özgürlüğü de hem Türk'e hem Kürt'e getirecektir."

Tuğluk: “Öcalan siyasi irademizdir”
Eski DTP’li, siyasi yasaklı Aysel Tuğluk ise “Öcalan'ı, PKK'yi muhatap gösteriyoruz diye bizi eleştiriyor Sayın Başbakan. Soruyorum size, Kürt halkının muhatap sorunu var mıdır? Muhataplık yetkisi halka aittir. Halk da ‘Öcalan siyasi irademizdir' dedi” diye konuştu.

Tuğluk, “Günlerdir alanlardayız. Bu coğrafyanın kalbi Amed'de tüm Newrozların mesajını veriyoruz. Halkımızın mesajı şudur: Tüm dünya bu mesajı duysun, ya özgürlük ya direniş ya diyalogdur. Kürt halkı diyalogdan yana tavrını koymuştur. Ve bekliyoruz, bir muhatap arıyoruz. Barış elimizi tutacak bir muhatap arıyoruz. Herkes şunu bilmeli ki, bir diyalog sağlanacaksa, bu onurluca olacak. Başka türlü kabul etmeyiz. 2010 Newroz'u ile yeni bir sürece giriyoruz. Bu halk asla özgürlüğünden vazgeçmeyecek” ifadelerini kullandı.

Tuğluk, konuşmasına şöyle devam etti: “Günlerdir Kürt sorunu konusunda bir muhataplık krizi yaşanıyor, sanki bir muhataplık krizi varmış gibi, karışıklık yaratmaya çalışıyorlar. Fakat bu yapılan bilinçli bir şeydir. Sayın Başbakan birkaç gün önce diyor ki muhataplık, yetkisini müzakere yetkisini artık Meclis verecek. Biz bu sorunun çözümünde sayın Öcalan'ı, PKK'yi muhatap gösteriyoruz diye bizi eleştiriyor Sayın Başbakan. Soruyorum size, Kürt halkının muhatap sorunu var mıdır? Buradan Amed'den cevap veriyoruz. Hayır Başbakan muhataplık yetkisi, müzakere yetkisi sadece Meclis’e ait değildir. Bu halka aittir, bu topluma aittir.”

Tuğluk, “Madem müzakere yetkisi Meclis’te, neden DTP’yi Meclis’ten attınız, neden siyasi yasaklar getirdiniz? Ve şunu çok iyi bilmeliler ki bu halk kime muhataplık yetkisi vermişse bu sorunu çözmek isteyenler onlarla bir şekilde diyalog kurmalıdır. Konuşmalıdır. Başka bir çözüm yolu yok. Buradan söylüyoruz, biz kimseyle konuşmayız derseniz, milim adım atamazsınız, bu halkın pişmanlığını değil gelin dostluğunu kazanın. Bu halkın kardeşliğini kazanın çünkü bu herkese kazandıracaktır. Değerli halkımız biz Kürtler ortak vatanda eşit ve özgür yurttaş olarak yaşamak istiyoruz. Siyasi irademize saygı istiyoruz, dilimize kimliğimize saygı istiyoruz. Çok şey mi istiyoruz?” dedi.

Türk: “Bizi suçlu ilan ettiler”
Yüz binlerce kişinin meydanı doldurduğu büyük Diyarbakır mitinginde konuşan, kapatılan DTP Eşbaşkanı, siyasi yasaklı Ahmet Türk, Kürtçe başladığı konuşmasında, Kürt sorununda muhatabı meydanların gösterdiğini belirterek “Kürt halkı için muhatap arıyoruz diyorlar. İşte meydan, işte Kürt halkı. İşte 30 yıldan beri Kürt halkının mücadelesini yapan insanlar. Kürt halkının sesini kısamazlar, bu mücadele sürecek” dedi.

Türk, “Bu direnişin sonucunu elbette hep birlikte yakalayacağız. Ona kavuşacağız. Sizin sesiniz Roj TV'yi susturmaya çalışıyorlar. Sizin oylarınızla Meclis’e giden Remzi Kartal'ı, Zübeyir Aydar'ı tutuklattılar. Açılımdan bahsedenler partinizi kapatarak, belediye başkanlarınızı tutuklayarak mı yapacaklar bunu? Kürt mücadelesini tasfiyeye kalktığınızda kim inanacak açılımınıza. Partimizi kapattılar. Bizi suçlu ilan ettiler. Onların suçlaması bizim için sorun değil bizim için onurdur. Bizim için önemli olan halkımızın gözünde suçlu olmamaktır” diye konuştu.

Türk, yüzde 10’luk seçim barajının ve Terörle Mücadele Kanunu’nun kaldırılmasını da talep etti.

Leyla Zana: “Kürdistan dört parça”
Kapatılan DEP’in eski milletvekili Leyla Zana da Kürtçe yaptığı konuşmasında Kürdistan'ın dört parça olduğunu ve Newroz’un hepsine kutlu olmasını diledi. Zana, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Newroz Kürtlerin varlığıdır, Newroz Kürdün kendisidir Kürdün rengidir. İmralı zindanından, Mahabat zindanına kadar bütün özgürlük tutuklular, sizin de Newrozunuz kutlu olsun. Yüreğimizin yarası çocuklarımız, 10 yaşındaki çocuklarımız, Amed’in zindanındaki çocuklar, beyinleri büyük olan yürekleri sıcak olan ancak yaşça küçük olan çocuklarımız sizlere kurban olayım. Sizler küçüksünüz ama amacımız büyüktür. Yüreğiniz ve umutlarınız her zaman ayaktadır. Sizleri esir aldılar. Utansınlar ve Allah’tan korksunlar, 7 yaşındaki çocuklardan utansınlar. Ne kadar savaş yaşanırsa yaşansın hiç kimse, hiçbir devlet hiçbir düşmanlık 12- 15 yaşındakti çocukları tutuklamamıştır. Cumhurbaşkanı’ndan, Başbakan’ına, bu halktan hiç utanmıyor musunuz? Allah’tan, Peyamber’den korkmuyor musunuz? Çocuklarınız kucağınızda, bizimkiler ise zindanlardadır. Brüksel’den, Ortadoğu’ya kadar Kürtler hiç kimseye zarar vermemiştir. NATO’ya da soruyorum, Kürtlere yönelik bu saldırılar niçindir? Kürt halkının başına neden çuval geçiriyorsunuz?”

Demirtaş: “Newroz referandumu yapıyoruz”
Diyarbakır’da düzenlenen Newroz kutlamasında konuşan BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, ”Bugün burada Newroz referandumunun sonucunu alacağız. Sonucunu alacağız ki, yarın hükümet temsilcilerine bu referandumun sonucunu götürelim. İşte bu meydan referandum meydanıdır, çözüm meydanıdır. Kürt halkı ne istiyor, ne istemiyor herkes duysun. Ben size soracağım hep birlikte oy kullanacağız” dedi. Demirtaş, “Kim anadilinde eğitim istiyor? Kim anayasal vatandaşlık istiyor? Kim demokratik özerklik istiyor? Kim yeni bir anayasa istiyor?” sorularını kitleye yöneltti.

Demirtaş, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Bu Newroz, kendi tasfiye politikalarını dayatan AKP hükümetine yanıttır. Kim dağların boşaltılması için PKK ile görüşülmesini istiyor, kim Sayın Öcalan'ın bu sürece dahil edilmesini istiyor. İste Sayın Başbakan duy bunları. İşte BDP bunu dikkate almazsa hiçleşir. Biz BDP olarak elbette ki muhatabız. Ama BDP bu meydanda aldığı gücü Ankara'ya iletecek siyasi iradedir. Siz bu halkın taleplerini yok sayarak kendinizi hiçleştiriyorsunuz. Bizim ortaya koyduğumuz çözüm gerçek çözümdür. Biz AKP ile yardımlaşma derneği değiliz. Bizim üzerimizden tasfiye politikalarını dayatmak isterseniz BDP sizin muhatabınız değil olsa olsa kabusunuz olacak. Bu meydandaki 1 milyon oy yetmiyor diyenler şimdi İstanbul'da da referandum yapılıyor, Gever'de yaptı, Van'da yaptı, Muş'ta yaptı. 4 milyon insan Newroz'da referandum yaptı. Çözümü Ankara'da ABD ile konuşarak arayacağına Londra'da İngiltere ile kirli pazarlık yaparak arayacağına işte bu halk barışa hazır. İşte bu halk sadece barış ve özgürlüğü haykırıyor. Bu halkı senin ABD'de planladığın bütün planları bozacak. Bu Newroz bu yüzden çözüm Newrozudur.”

“Asker anneleri ve gerilla annelerini buluşturalım”
”Bu halk diyor ki elbette ki BDP’nin siyasi iradesini tanıyacaksın. Ama bu halk artık sayın Öcalan'ı kendi arasında istiyor, özgürlüğünü istiyor. 2010 Newrozu zindanların boşalacağı bir Newroz olacak. Barış sadece yasa işi değil, yönetmelik işi değil gönül işidir. Eğer Başbakan’ın buna yüreği varsa gelsin 2011 yılında asker anneleri ile gerilla annelerin buluşturalım ama çocukları da yanlarında olsun. Eğer başbakanın Reşadiye'de öldürülen gençlere üzülüyorsak sende Cudi'de tekmelenen gerilla cenazelerine ağlayacaksın. Cesaretin varsa Sayın Başbakan bu halkın elini havada bırakma. Bu aylar önemli aylardır. Bu halk artık somut adımlar bekliyor sizden zindandaki çocukların, tutuklu belediye başkanlarının özgürlüğünü derhal istiyor, istiyor ve alacak” diyen Demirtaş, “Barış görüşmeleri elbette ki orta vadeye de yayılır. Biz kimsenin elinde sihirli değneği olmadığının farkındayız. Fakat somut adımlarla güven verici adımlarla meseleye yaklaşmazsanız, bu toplum sosyal patlama noktasına gelmiştir” sözleriyle de açılım sürecine değindi.

Parti yöneticileri hakkında istenen hapis cezalarına da dikkat çeken Demirtaş, “Başbakan mal varlığını açıkladı, 3 trilyoncuğu varmış, biz de BDP'nin mal varlığını açıklayacağız. Ama bizimki yıl cinsinden olacak. 406 fezleke var Meclis’te. 25 ayrı ceza mahkemesinden yargılamak istiyorlar. Türk ve Tuğluk'u zaten yargılıyorlar. Ahmet Türk 68.5 yıl, Akın Birdal 5 yıl, Bengi Yıldız 102 yıl, Emine Ayna 283 yıl, Kurtalan 134 yıl, Gülten Kışanak 68, Özdal Üçler 231 yıl, Buldan 102 yıl, ben de 44 yıl, Bayandır 40 yıl olmak üzere tüm arkadaşlarımız on yıllarca yargılanıyor. Toplam varlığımız bin 777 yıl. Sayın Başbakan Allah sana daha fazla mal varlığı versin, bize de uzun ömür versin ki biz de yatalım bu kadar yıl” dedi.

İstanbul’da Newroz coşkusu
İstanbul Kazlıçeşme’deki Newroz kutlamasına katılan BDP Eşbaşkanı Gülten Kışanak, “Açılımın muhatabı Öcalan ve PKK'dır” dedi. Uras ise BDP’siz Anayasa değişikliğinin olamayacağını belirtti.

Kutlamalara BDP İstanbul Milletvekilleri Sabahat Tuncel, Ufuk Uras, Gülten Kışanak, İstanbul BDP İl Başkanı Mustafa Avcı ve Kandil'den gelen grup arasında bulunan Mustafa Ayhan da katıldı.

BDP Eşbaşkanı Gülten Kışanak, BDP’nin Kürt sorununu çözmek için var olduğunu, sorunun çözümünü isteyen herkese kapılarının açık olduğunu belirterek, “‘Sayın Öcalan ile görüşmeden, onu muhatap olmadan bu sorun çözülemez. Eğer samimiyseniz cezaevlerindeki tüm belediye başkanlarımızı bırakın. Cezaevi kapılarını açın. Kürt milletvekillerine yönelik baskılarda ısrar ederseniz, Mehmet Ağar gibi, Tansu Çiller gibi, daha önce giden tüm hükümetler gibi siz de gidersiniz” dedi. BDP İstanbul milletvekili Sabahat Tuncel de demokratik açılımda adresin Öcalan olduğunu tekrarladı.

(soL-Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.