Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

AKP darbesinde yeni dönem açıldı

Yayın Tarihi: 13.09.2010 , 10:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Referandum geride kalırken, yüzde 58'lik "Evet" oyuyla AKP'nin istediği oldu. 8 yıldır hükümet olan AKP'ye yeni dönem için tüm kesimlerden "açık çek" verilirken, hükümet partisinin Türkiye'nin "daha ileri bir demokrasi" haline gelmesi için gaza basması gerektiği belirtildi. AKP'ye halk düşmanı politikalarında yeni stratejiler çizilmeye başlandı.

12 Eylül günü yapılan referandumda “Evet” oylarının yüzde 58 olarak gerçekleşmesinden sonra, AKP'liler, AKP yandaşları ve hatta “Hayır” tercihini belirtmiş kesimlerden Anayasa değişikliklerini ve referandumu bir milat olarak kabul eden açıklamalar yapıldı. Açıklamalarda 8 yıldır hükümet olan AKP'nin başarısı mutlak olarak kayda geçilirken, sonucun Türkiye halkının “ileri demokrasi” ve yeni bir anayasa özleminin tezahürü olduğunda ortaklaşıldı.

1982Anayasası'nı belli açılardan daha geriye götüren düzenlemeleri içeren Anayasa değişikliği paketi, referandumda “sürpriz olmayan” bir şekilde kabul edilince tartışmalar bir kenara bırakılarak, sonuca saygı gösterilmesi çağrıları yapıldı. Dünkü referandum sırasında gerçekleştirilen usülsüz işlemler, skandallar ise tartışma konusu haline bile getirilmedi.

Sonucun dün akşam saatlerinde ortaya çıkmasından sonra siyasetçilerden, patronlara, medya ve burada yer tutan yazarlara hep bir ağızdan, AKP'nin ve Türkiye'nin yeni dönem stratejisi çiziliyor ve 12 Eylül AKP darbesinin önümüzdeki dönemde uzlaşmayı ve kapsayıcılığı daha fazla merkeze alan bir tarzda dönüşümleri devam ettirmesi isteniyor.

“Yarından itibaren yeni yol haritasını belirleyeceğiz”
Başbakan Tayyip Erdoğan dün akşam referandum sonuçlarının belirginleşmesinin ardından partisinin İstanbul İl Başkanlığı'nda uzun bir değerlendirme konuşması yaparak, sonucun hem “Hayır” diyenlerin hem de kendilerine destek verenlerin ortak başarısı olduğunu belirtti.

22 Temmuz 2007 Genel Seçimlerinin akşamında yaptığı ve “tüm kesimlerin Başbakanı” olduğunu vurgulayan “kapsayıcı” konuşmasının bir benzerini yapan Başbakan Erdoğan, “Evet” tercihinin siyasi kimliği sağdan sola tüm kesimler tarafından verildiğini vurguladı. Sonucun AKP'nin başarısı olmadığını öne çıkararak, yeni dönemde atacakları adımlar için destek çağrısı yaptı.

Erdoğan, “Öncelikle milletimizin Ramazan Bayramını bir kez daha kutluyor, aziz milletimize en kalbi muhabbetlerimi sunuyorum. Türkiye, Ramazan Bayramının ardından demokrasi bayramından da yüzünün akıyla çıkmıştır” dedi.

“Cumhuriyetimizi tam demokrasiyle taçlandırmak için sandıkların başına gitmiş bulunuyoruz. Özgür irademizle özgürlüğün, adaletin meşalesini birlikte tutuşturduk” diyen Erdoğan, “Demokrasi, halkın iradesini kabullenmekle, bu iradeyi yönetime yansıtmakla, her türlü farklılığı siyasi sürece katmakla anlam kazanır. Halk oylamasında iradesini ortaya koyan vatandaşlarımız öncelikle Türk demokrasisine olan güvenlerini ortaya koymuşlar, demokrasiye güç vermişlerdir” şeklinde konuştu.

Erdoğan, vesayet rejiminin ortadan kaldırıldığını ve “adalet” tercihinin kazandığını vurguladığı konuşmasında, “Kanaatimizce sandıktan çıkan ana mesaj şudur Halkımız demiştir ki evet artık ileri demokrasi, evet artık özgürlükler, evet artık üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğü, evet artık milli irade egemen olsun, evet artık vesayetçi anlayışlar son bulsun. Milletimizin bu güçlü mesajını herkes almak durumundadır. Evet bugün imtiyazlarını korumak isteyenler değil, toplumun adalet talebi kazandı, hak ve hakkaniyet kazandı” diyerek halkın ileri demokrasi, özgürlükler ve hukukun üstünlüğü talebinin ortaya çıktığını söyledi.

Erdoğan bu sözleriyle, önümüzeki dönemde atacakları adımların önünde hiçbir engel kalmadığını ifade etti:

“Türkiye'de artık vesayet rejimi tarihe karışacaktır. Türkiye'de artık darbe heveslilerinin hevesleri kursağında kalacaktır. Türkiye'de artık milli iradenin gücü her türlü kirli oyunu bozacaktır. Türkiye'de artık değişime, demokratikleşmeye, büyümeye engel olanlar hiçbir şeyin yanlarına kar kalmayacağını daha iyi anlayacaktır. Türkiye'de artık çetelerden, terör örgütlerinden, karanlık odaklardan medet umanlar hayal kırıklığı yaşayacaklardır. Büyük kapı açılmıştır. İnşallah ardına kadar açılacak. Şimdi Türkiye'nin tıkanan yollarını aşmak için daha çok imkana sahibiz. Şimdi Türkiye'nin enerjisini yüreklerimizde daha çok hissediyoruz. Bu aziz millet için daha çok azim ve gayret gösterme sevdasındayız. Demokrasimiz buradan sadece daha ileri gidecektir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.”

Erdoğan, konuşmasını “Yarından itibaren ilgili kurullarımızda değerlendirerek, yeni anayasa çalışmaları için nasıl bir yol izleyeceğimizi, nasıl bir yol haritası takip edeceğimizi kararlaştıracağız” şeklinde bir mesajla bitirdi. Bugün Bakanlar Kurulu sonuçları değerlendirmek ve yeni dönemle ilgili bir toplantı yapacak.

Okyanus ötesinden tebrik
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın konuşmasında dikkat çeken bir nokta ise CHP Eski Genel Başkanı Deniz Baykal'ın siyasi litaratüre kazandırdığı Fethullah Gülen'e işaret eden “okyanus ötesi” sözünü kullanması oldu. Erdoğan, sonuçlarla ilgili tüm kesimlere teşekkürlerini sunarken, “okyanus ötesi”ndeki Fethullah Gülen'e de teşekkür etti.

Erdoğan'a dün akşam okyanus ötesinden bir tebrik de geldi. ABD Başkanı Barack Obama, telefonla aradığı Başbakanı tebrik ederek, “Referanduma katılım, Türkiye’deki demokrasinin canlılığını da ortaya koydu” dedi.

AKP'li kurmaylar hep bir ağızdan...
Referandum sonuçlarını değerlendiren AKP'li kurmaylar ise neredeyse birbirinin aynısı sözlerle referandumun Türkiye demokrasisinin zaferi olduğunu vurguladılar ve yeni bir döneme girildiğine dikkat çektiler:

Bülent Arınç: “(Evet)ler veya ’Hayır’lar değil, sonuç itibariyle Türkiye demokrasisi kazanmıştır ve bugünden itibaren daha ileri demokrasi, daha çok özgürlükler, yeni sivil ve çağdaş bir anayasaya doğru önemli bir adım atılmıştır.”

Hüseyin Çelik: “2011 yılında yapılacak genel seçimlerde halkın yetki vermesi halinde, tepeden tırnağa çağdaş, demokratik standartları yüksek, birey hak ve özgürlüklerini batı standartlarında esas alan yepyeni bir anayasa yapacağız”

Nükhet Hotar: “Bundan sonra daha demokratik, bireyin hak ve özgürlüklerinin öne çıktığı, gelişmiş ülkeler gibi bir anayasa ile ülkemiz yoluna devam edecek. Anayasa, devleti bireye karşı koruyan şekilde idi. Şimdi bireyin hakkı ön planda olan, demokratik bir anayasa oldu.”

Patronlar da yeni döneme işaret etti
Tercihini açıkça belli etmediği gerekçesiyle referandum öncesi Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından sert bir şekilde eleştirilen TÜSİAD, dün yaptığı açıklamada sonucun toplumun yeni bir anayasa talebi konusunda ortak bir özleme işaret ettiğini ve bu nedenle sevindirici olduğunun altını çizdi. TÜSİAD açıklamasında bundan sonrası için ise AKP'ye açık bir çağrı yaparak, “Tarihi bağlamda demokratikleşme süreci 3 ana mesele ile sürekli karşı karşıya kalmıştır. Katılımcı ve uzlaşmacı bir süreçle hazırlanacak 21. Yüzyıla yakışır yeni Anayasanın, yukarıda belirtilen ana özellikleri taşımasının yanında, Türkiye’nin '3 bölenini', '3 birleştiren' haline getirmeye de hizmet etmelidir” dedi.

Din ve vicdan özgürlüğünün sağlanması, bölen kimlikler meselesinde eşit vatandaşlığın öne çıkarılması ve kuvvet ayrılığının vesayet altında olmadan çalışması konularını dikkate alacak şekilde, yeni bir anayasanın hazırlanması ve bu anayasanın “Bireyi merkeze alması, kimlik taleplerine, 'ortak değerlerde birleştiren eşit vatandaş' anlayışı çerçevesinde yanıtlar vermesi, din ve vicdan özgürlüğüne ilişkin sorunları çözmesi, çoğulcu ve katılımcı demokratik temsili parlamenter rejime, tüm kurum ve kurallarıyla işlerlik kazandırılması, her türlü vesayetten arındırılmış nitelikteki kontrol-denge mekanizmalarını kurmasını” istedi.

Yandaş sermayenin örgütü MÜSİAD ise yaptığı açıklamada “Gelinen noktada, bundan sonrası için sivil, çoğulcu, vizyoner, katılımcı yeni bir anayasanın yapılması yönünde de ülkemizin önü açılmıştır” diyerek kabul edilen anayasa değişikliklerinin bir an önce uygulamada sonuçlarının ortaya çıkmasını temenni etti:

“Bundan sonrası için arzumuz, sürecin iyi yönetilerek paketin getirdiği değişiklikler ve somut çıktıların bir an önce toplumsal hayata yansıtılmasıdır.”

Fethullah Gülen'e yakın patronların kurduğu TUSKON ise Türk halkının burada tercihini değişimden, gelişimden ve demokrasiden yana kullanmış olmasının sevindirici olduğunu belirterek, "yükselen demokrasi çıtası"nın, iş dünyası, yargı ve Türkiye halkına olumlu yansıyacağını vurguladı.

Medya: “Yeni başlıyoruz”
Dün gece referandum sonuçları tüm televizyonlarda birçok medya mensubu ve gazeteci-yazar ile birlikte değerlendirildi. Yapılan tüm değerlendirmelerde, sonuçlara saygı gösterilmesi ve sonuçların gösterdiği realitenin artık veri kabul edilmesi vurgusu öne çıktı.

Sabah gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erdal Şafak, NTV'de katıldığı programda, gazetenin bugünkü manşetinin “Türkiye darbe ayıbını temizledi” şeklinde çıkacağını belirterek, Başbakan Erdoğan'ın daha önce ifade etmiş olduğu hedefe doğru ilerlendiğini söyledi. Buna göre, Türkiye 2011 genel seçimlerinden sonra geniş konsensusla yeni bir anayasa yapacak ve 2011 sonunda ülke bu anayasaya kavuşacaktı.

Sabah gazetesi yazarı Emre Aköz ise yorumuda, referandumun galibinin BDP olduğunu ve Kürt milliyetçiliğinin kendi açısından bir reel politika uygulayıp, başarılı olduğunu vurguladı. Aköz, “Evet” tercihine matematiksel bir destekte bulunan boykotun başarıya ulaşmasının Kürt orta sınıfının BDP'nin reel politikasına uyduğunu gösterdiğini belirtti. Aköz bu tespitiyle yeni anayasa çalışmasında bu realitenin kabul edilmesine işaret etmiş oldu.

Yazar Altan Tan ise “Yeni bir anayasa için korkmaya gerek kalmadığı görüldü. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın bu tür bir girişim için eli güçlendi. Yarından itibaren bunun için çalışılmaya başlanmalı” diyerek, AKP'ye rehavete kapılmadan “cesur” adımlar atması gerektiğini söyledi.

Zaman gazetesi ise referandumu, “12 Eylül'de son sözü millet söyledi: Demokrasinin Zaferi” başlıklı bir haberle verdi. Zaman gazetesi, bir başka haberinde ise halkın siyaset yapan yargıçlara dur dediğini yazdı ve “Kenan Evren darbeyi yaptığı zaman yüksek yargıçlar tebrik için sıraya girmişti. Millet 30 yıl sonra böyle hukukçu istemediğini ilan etmiş oldu” dedi.

Zaman gazetesinin tabiriyle siyaset yapan yargıçların örgütü YARSAV'a rakip çıkan Anayasa Mahkemesi eski raportörü Osman Can
ise dün TV 24'te açık konuştu. Referandumla birlikte Türkiye'nin İttihat ve Terakki ile başlayan yüzyıllık karanlık bir parantezden çıktığını belirten Can, bu sonucu güçlendirecek başta ordu olmak üzere kurumlarda titiz bir çalışma yapılması gerektiğini vurguladı.

Star gazetesi yazarı Mehmet Altan, bugünkü yazısında “Köhne Ankara rejimi bir kroşe daha aldı ama yetmez. 12 Eylül rejimini tümüyle küreyecek AB standartlarında yeni bir anayasa... Vatandaşın yaşamına kalite getirecek olan AB reformlarında son sürat gidebilmek için gaza yüklenmek... Ve sembolik de olsa 12 Eylül rejiminden hesap sorma girişiminin başlaması gerekiyor...” dedi.

Yazısında, “Yeni bir Türkiye var bugün ve halk tarafından da onaylanan anayasa maddelerinin yürürlüğe girmesiyle yeni Türkiye ileriye doğru daha kararlı adımlar atabilecek...” diyen Yeni Şafak yazarı Fehmi Koru ise “Daha demokratik bir anayasal çerçeveye sahip oldu ülkemiz bunun izlerinin her alanda fark edilmesini sağlamak ve yeni anayasa için zemin hazırlamak öncelikle iktidarın görevidir” diyerek AKP'nin sonraki görevine işaret etti.

(soL-Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.