Küba karşıtı medya kampanyası: Olayların kronolojisi

ABD emperyalizmi güdümündeki uluslararası medyanın Küba devrimine son saldırı kampanyasının kronolojisini sunuyoruz
Cumartesi, 10 Nisan 2010 17:50

2 – 3 Aralık 2009: 48 yaşındaki Orlando Zapata, kişisel telefon, televizyon ve ocak gibi diğer mahkûmların da sahip olmadığı gereçler talep ederek açlık grevine başlar.

Söz konusu olan, 1988’de suç işlemeye başlayan adi suçtan mahkûm edilmiş bir tutukludur. Siyasetle ilgisi olmayan başka suçların yanı sıra, “Haneye tecavüz” (1993), “adam yaralama” (2000), “dolandırıcılık” (2000), “yaralama ve kesici silah taşıma” (2000: Leonardo Simon adlı vatandaşı şeker kamışı bıcağıyla yaralama ve kafatasında kırık oluşmasına sebebiyet verme), “kamu düzenini bozma” ve “kargaşa yaratma” (2002) gibi suçları bulunmaktadır. 9 Mart 2003’de kefaletle serbest bırakılmış, aynı ayın 20’sinde yeniden suç işlemiştir. Adli sicili ve ceza koşullarından ötürü, bu sefer 3 yıl hapse mahkûm edilmiş ancak kendisine dava başında verilen ceza, hapishanedeki saldırgan tutumundan ötürü uzatılmıştır.

13 Şubat 2010: Orlando Zapata’nın açlık grevine başlamasından 75 gün sonra, durumun ağırlığını ve bundan bir haber çıkarabileceklerini anlayan karşı devrimci bloglar ve EFE haber ajansının bir kanalı açlık grevi hakkında bilgi vermeye başlar.

17 Şubat: Orlando Zapata, fiziki durumunun kötüleşmesi nedeniyle Camagüey hapishanesi hastanesinden Doğu Bölgesi Dahiliye Hastanesine nakledilir. Çeşitli basın kuruluşları, karşı devrimci bloglar, El Pais gazetesi ve EFE Haber Ajansı, Zapata’yı “düşünce suçlusu” olarak nitelendirip, açlık grevini sebebini insan haklarına saygı, “tartaklanmalar, kötü muamele ve Castro rejiminin diğer suiistimalleri” ile ilişkilendirerek bu nakil işlemini haber yaparlar.

18 Şubat: El Pais, gerçeklikle ilgisi bulunmadığı halde, Zapata’nın “2003’de tutuklanan 75 Kübalı muhaliften biri” olduğunu iddia eden Maite Rico imzalı nakil haberini “Castro’lara karşı bir işçi” başlığıyla yayınlar.

22 Şubat: El Pais ve diğer basın kuruluşları, karşı devrimci karanlık grupların Başkan Lula’ya, Fidel ve Raul’ün dikkatini Zapata Tamayo’nun durumuna çekmesi için talepte bulunduklarını yazar.

23 Şubat: Orlando Zapata Tamayo sabah saatlerinde vefat eder. Hapishane hastanesinden Amejeiras Kardeşler Hastanesi yoğun bakım ünitesine nakledilmişti. Açlık grevine başladığı ilk günden itibaren, kendine çok ihtimamlı bir tıbbi desteğin verildiği 85 gün geçmiştir. Kendisiyle ilgilenilen farklı hastanelerde çok kalifiye uzmanlar mevcuttur –bu uzmanlara ayrıca farklı merkezlerden danışmanlarda eklenmiştir- ve tedavisinde hiçbir masraftan kaçınılmamıştır. Damar yoluyla beslenmiştir. Ailesi her aşamada bilgilendirilmiştir. Annesi, oğluyla ilgilenildiği kabul etmiştir. Hayatı yapay solunumla günlerce uzatılmıştır. Bu belirtilenlerin kanıtları mevcuttur.

Orlando Zapata’nın ölümü, çok önemli uluslararası olayların da önüne geçerek, dünya gündeminde ilk sıralarda yer alır ve uluslararası haber ajansları tarafından büyütülerek, tüm dünyada konu edilir. Zapata’nın “düşünce suçlusu” olduğu vurgusunda, ölümünden Küba makamlarını sorumlu tutmak ve yaptığı greve siyasi nedenler yüklemek konusunda ısrar edilir.

24 Şubat: Devlet Başkanı Raul Castro, Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva ile yaptığı basın toplantısında, Kübalı mahkum Orlando Zapata Tamayo’nun ölümüyle ilgili şunları ifade eder:

“Çok üzgünüz. Üç yıl hapis cezasına çarptırılmıştı, hapishanede sorunları oldu, kendisini en iyi hastanelerimize götürdük, vefat etti. Çok üzüntü duyuyoruz. Ne yazık ki, Amerika Birleşik Devletleri’yle yaşadığımız cepheleşmede binlerce Kübalı yurttaşımızı kaybettik... İyileşen binlerce yaralıyı saymazsak, ölenler ve sakat kalan yaralılarla birlikte devlet terörünün kurbanlarının sayısı 5 bin civarındadır. Bu sayıya Amerika Birleşik Devletleri de dâhil olmak üzere yurtdışında öldürülen diplomatlar, Avrupa’da ve diğer ülkelerde ortadan kaybolanlar dâhil.”

“Burada, yarım yüzyıldır, biz kimseyi öldürmedik, burada kimse işkence görmedi, burada hiçbir yargısız infaz olmadı. Tamam, doğrudur, burada işkence oldu, Küba’da, ama Guantamo Deniz Üssünde, Devrim idaresindeki topraklarda değil...”

Uluslararası Af Örgütü, mahkûmun ölümünden ötürü Kübalı yetkilileri kınayan, “Açlık Grevindeki Kübalı Düşünce Suçlusunun Ölümü Değişimi Müjdelemelidir” başlığı altında bir açıklama yapar. Ancak açıklama, Zapata’nın protestosuna siyasi bir nitelik vermeye çalışmasına rağmen, açlık grevine, birinci dünya ülkelerinde bile mahkûmlara tanınmayan, hatta siyasi mahkûmlara hiç tanınmayan taleplerle başladığını kabul etmekte, Zapata’nın kendisine ailesini araması için bir cep telefonu, koğuşuna bir televizyon ve bir ocak tahsis edilmesi talebiyle açlık grevine gittiğini itiraf etmektedir.

Elizardo Sánchez, Marta Beatriz Roque, Vladimiro Roca, Oswaldo Payá gibi eski nesil karşı devrimciler ve Beyazlı Kadınlar ve başka bazı yeni hareketler, siyasi çıkar sağlama arayışıyla mahkûmun ölümünden faydalanmaya çalışırlar. Bunun için, uluslararası basını Orlando Zapata’nın memleketi Banes’de yapılacak ve “büyük bir matem gösterisinin” gerçekleşeceği defin törenine katılmaya davet ederler.

Uluslararası basın kuruluşları, “muazzam bir polis engelinden”, gerçek bir “kuşatma durumundan” ve “üst düzey güvenlik önlemlerinden” bahsederek, bu küçük grupların sözcülerinin verdiği bilgileri seslendirirler.

Defin töreni, Marta Beatriz Roque, Elizardo Sánchez, Beyazlı Kadınlardan bazılarının ve diğer elebaşlarının katılımıyla, kargaşa yaşanmadan gerçeklemiştir. Bu kişiler katılımın azlığının “yüzlerce muhalifin tutuklanmasından” kaynaklandığını iddia etmişlerdir. Elizardo Sánchez, tören esnasında “engelleme olmadığını ama törenin gözetim altında yapıldığını” açıklamıştır.

Guillermo Fariñas Hernández, Santa Clara’daki evinde açlık grevine başlar. Sağlık durumlarının kötülüğü gerekçesiyle 20’yi aşkın mahkûmun serbest bırakılmasını talep eder. Ülkenin anayasal düzenine ve bağımsızlığına karşı yabancı çıkarlara hizmet etmek suçundan cezalandırılan kişiler söz konusudur.

25 Şubat: İspanya Başbakanı José Luis Rodríguez Zapatero, Avrupa Birliğine üye ülkelerin meclis dışişleri komisyonları başkanları huzurunda, Kübalı yetkililerden siyasi mahkûmların serbest bırakılmasını talep etmiştir.

Ülkesi AB dönem başkanlığını yürütmekte olan Rodríguez Zapatero, “Kübalı siyasi mahkûmların acısını tasavvur edebiliriz ve Küba rejiminden, düşünce suçlularını özgürlüklerine kavuşturmasını ve insan haklarına saygı göstermesini istemeliyiz” demiştir.

İki gün sonra, Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Fransa ve Kanada hükümetleri “adadaki siyasi mahkûmların serbest bırakılması” doğrultusunda konuşmuşlardır.

Şili’nin seçilmiş Devlet Başkanı Sebastián Piñera, Zapata’nın hayatını kaybettiği “koşulları kınadığını güçlü bir dille” ifade etmiş ve “adadaki her tür siyasi baskıya son verilmesini” istemiştir.

Çek Cumhuriyeti meclisinde bir dakikalık saygı duruşunda bulunulmuş ve eski Polonya Devlet Başkanı Lech Walesa, Küba “rejimine baskı yapmak için ortak eylem kararının alınmasında” ısrar etmiştir.

İspanyol gazete El Pais okuyucularına bir anket yapmış ve ankette oy kullananların yüzde 76’sının Orlando Zapata Tamayo’nun ölümü karşısında Zapatero Hükümetinin cevabını “yetersiz” bulduğu sonucuna varmıştır.

Aynı El Pais, Küba İtimatnamesi başlıklı bir başyazıyla, konu hakkında 18 Şubat’tan 1 Nisan’a kadar süren bir gazete eki yayınlamaya başlar. Ekte konu hakkında pek çok röportaj ve makalenin yanı sıra, Zapata’ya referansla onlarca materyal yayınlanır. Bu kampanyada, Nuevo Herald ve Generación Y (Y Kuşağı), Octavo Cerco (Sekizinci Kuşatma) gibi yurtdışında ve yurt içinde yayın yapan karşı devrimci bloglar da önemli bir yere sahiptirler. Yoani Sanchez’in kaleme aldığı “Orlando Zapata’yı kim öldürdü?” başlıklı yazı El Pais ve Nuevo Herald’da yayınlanır.

El Pais, Ernesto Hernández Busto’nun kaleme aldığı, Zapata’nın 2002 yılından beri karşı devrimci grupların aktif bir üyesi olduğunu ve ilk cezasını Central Parkta “işler kötüye gidiyor” dediği için aldığını göstermeye çalıştığı “Zapt edilemez Zapata” başlıklı makaleyi yayınlar. Makale, Zapata’nın Küba hapishanelerindeki boyun eğmez tavrının, “30’lu yıllarda Machado rejimi döneminde komünistlerin tavrına yahut 50’li yıllarda Devrimci Direktuvar üyelerinin Havana’da 13 Mart’ta gösterdikleri tavra çok benzediğini” iddia etmektedir.

The Washington Post, Zapata Tamayo’nun ölümü çerçevesindeki medyatik kampanyanın yankısı niteliğinde, “Castro-dostu Küba politikası işe yarıyor mu?” başlıklı bir makale yayınlar. Makale, Zapata Tamayo’nun ölümü temelinde, ABD’nin Küba hükümetine “yakınlaşma” politikasının etkinliğini sorgulamaktadır.

1 Mart: İspanyol oyuncu Willy Toledo, birçok basın kuruluşu önünde, Kübalı mahkûm Orlando Zapata’nın “adi bir suçlu olduğunu, hiçbir şekilde siyasi muhalif olmadığını” beyan eder ve hapisteki sözde muhaliflerin, Küba hükümetine karşı terörist eylemlerde bulunduklarını, vatana ihanet eylemleri gerçekleştirdiklerini ve bir dolu da suç işlediklerini dile getirir. İspanyol ve Miami basınında İspanyol oyuncuya karşı saldırgan bir medyatik kampanya başlar.

2 Mart: Küba Televizyonu Haber Bülteninde, “Bir siyasi manipülasyon örneği: Orlando Zapata Tamayo” röportajını yayınlanır. Röportaj kendisiyle ilgilenen doktorların tanıklığını içerir. Ayrıca, Zapata’nın annesi de oğlunun hayatını kurtmak için sarf edilen tüm çabaları kabul etmektedir..

3 Mart: Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, Cenevre’de Küba’ya karşı yürütülen bu acımasız siyasi kampanyayı duyurur.

Bu sırada, El Pais ve El Mundo gazeteleri (Pascual Serrano, Belén Gopegui, Santiago Alba Rico ve Carlos Fernández Liria gibi aydınların araştırmalarına istinaden) Willy Toledo’nun açıklamalarını sorgulayan yazılara, Afganistan’daki sivil halkın verdiği kurbanlar veya Haiti’de yetim kalan çocuklardan daha fazla yer ayırmaktadır.

4 Mart: Guillermo Fariñas Hernández, acil olarak hastaneye yatırılır ve hastaneden çıktıktan sonra yeniden açlık grevine başlar.

6 Mart: İspanya Büyükelçiliği Siyaset Müsteşarı Carlos Pérez-Desoy, Fariñas’ı ziyaret eder, ancak Fariñas, İspanyol hükümetinin açlık grevine son vermesi isteğini reddeder.

8 Mart: Granma,Fariñas’ın açlık grevi üzerinden başlatılan medya kampanyasının anlatıldığı “Küba ne baskıları ne de şantajları kabul eder” yazısını yayınlar.

(İspanyol-İtalyan şarkıcı ve aktör) Miguel Bosé, Willy Toledo’ya destek verir ve ABD’nin Küba’ya uyguladığı ablukanın “işkence” olduğunu ifade eder.

9 Mart: Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva, açlık grevinde olduklarını ilan eden kişilerin tutuklanmasına Küba adaletinin kararlarına saygı duyulmasını talep eder. AP’ye verdiği röportajda Lula, “Tıpkı Brezilya’ya saygı duyulmasını istediğim gibi, Küba yasalarına karşı gelen kişilerin tutuklanmasında Küba hükümetinin ve adaletinin kararlarına saygı duymalıyız” der, bu demeci de Küba karşıtı basın tarafından, Brezilya devlet başkanına eleştiri kampanyasını başlatmış olur. Buna karşın, Küba karşıtı sansür önergesi, Brezilya Meclisi Dış İlişkiler Komisyonundan geçemez.

Stella Calloni, Küba karşıtı yeni medyatik kampanyada gelişmekte olan niyetleri ortaya koyan “Amaç: Küba” başlıklı bir makale yayınlar.

El Pais’in Havana muhabiri Mauricio Vicent’in, “Zapata mı? Hangi Zapata?” başlıklı makalesi yayınlanır. Makale, muhalefetin Küba halkı içerisinde çok hızlı bir şekilde yayıldığı imajını vermeye çalışan karanlık grupların elebaşlarının verdiği demeçlere dayandırılmaktadır.

İspanyol siyasi partileri PSOE ve PP, Küba’ya karşı bir karar tasarısında Avrupa Parlamentosuyla anlaşmaya varır.

10 Mart: Oyuncu Guillermo Willy Toledo, “Zapata davası: kilit konum” başlıklı görüşünü yayınlar.

Kosta Rica Devlet Başkanı Oscar Arias, Guillermo Fariñas’la dayanışma duygularını ifade eder.

Eduardo Galeano, Küba’ya “düşmanlarını ilgilendiren herşeyi abartan bir büyüteçle” bakılmakta olduğunu söyler.

11 Mart: Avrupa Parlamentosu Küba karşıtı karar tasarısını kabul eder.

Küba Halk İktidarı Ulusal Meclisi, Avrupa Parlamentosunun tavrını reddeden bir açıklama yapar.

12 Mart: Aynı isimle oluşturulan bir blogda “Orlando Zapata Tamayo: Küba hükümetini suçluyorum” kampanyası başlatılır.

EFE Haber ajansı, El Pais, El Mundo ve diğer İspanyol gazeteleri, derhal kampanyayı duyururlar ve halen devam etmekte olduğu üzere, toplanan imzalara ve yeni katılanlara dair haber yapmaya başlarlar.

İspanyol oyuncular Lola Dueñas, Candela Peña, Luis Tosar, Juan Diego Botto, Javier Bardem ve daha niceleri, Orlando Zapata hakkındaki görüşlerinden ötürü başlatılan saldırıya karşı meslektaşları Willy Toledo’ya destek vererek, imzaladıkları bir mektubu yayınlar.

Küba, İspanyol Büyükelçisini ve Avrupa Birliği Maslahatgüzarını, Avrupa Parlamentosunun kınama kararını reddettiklerini bildirmek üzere görüşmeye çağırır.

Oyuncu Willy Toledo kendisine destek veren kişilere hitaben, “Hergün daha da çoğalıyoruz ve bizi durduramayacaklar” başlıklı bir mektup yayınlar.

13 Mart: El Pais gazetesi, İspanyol sosyalistlerin Küba’yla devam politikasındaki çelişkilerine dair bir yazı yayınlar.

Oscar Arias, önceki açıklamalarını El Pais gazetesinde, “Demokrasilerde siyasi mahkûm yoktur” başlığıyla yayınlar.

Andy García ve Paquito D’Rivera, Küba’nın durumu ve son açlık grevlerine dair eleştirilerde bulunurlar.

15 Mart: El País “Guillermo Fariñas’ı kurtarmak” adlı bir makale yayınlar.

16 Mart: Küba’dan, Küba Yazarlar ve Sanatçılar Birliği (UNEAC) ve Saiz Kardeşler Derneği (AHS) “Dünyanın tüm aydınlarına ve sanatçılarına" başlıklı bir duyuru yayınlar.

Pedro Almodóvar, Ana Belén, Víctor Manuel ve Ana María Matute “Küba Hükümetini suçluyorum” bildirgesine dâhil olurlar.

17 Mart: Beyazlı Kadınlar “siyasi mahkumlara destek” yürüyüşleri haftası başlatır ve karanlık grupların eski ele başları ve Yoani Sánchez’in başını çektiği yeni karşı devrimci grup da onlara dahil olur. Avrupa ülkelerinden ve Amerika Çıkarlar Ofisinden birçok diplomatın Beyazlı Kadınlara eşlik ettiği tüm yürüyüşler medyada büyük yankı uyandırır. Basın, halkın karşı duruşunu “halkın şiddet eylemleri” ve yetkililerin müdahalesini de “polis vahşeti” olarak göstermekte ısrar eder.

Guillermo Fariñas, Başkan Fox hükümeti döneminde Küba Meksika ilişkilerinin bozulmasının baş mimarlarından, eski dışişleri bakanı Jorge Castañeda ile görüşür. Görüşme, Meksika gazetesinde yayınlanır.

Meksika El Universal gazetesi, Guillermo Fariñas ile yapılan bir röportajı yayınlar ve Milenio gazetesinde eski dışişleri bakanı Jorge Castañeda ile görüşmesi yayınlanır.

18 Mart: http://www.porcuba.org/ adresinden aydınların “Küba’yı Savunmak” bildirgesi yayınlanır. Bu adresten, Küba’yı destekleyen binlerce kişinin imzaları toplanmaya devam edilmektedir.

EFE Haber Ajansının verdiği habere göre, Şili senatosu, Kübalı muhalif, Orlando Zapata Tamayo’nun ölümünü “kategorik” olarak kınamıştır.

19 Mart: The Miami Herald gazetesinde “Küba’nın acımasızlığı” başlığı altında Beyazlı Kadınların yürüyüşlerini savunan bir yazı yayınlanır.

Rafael Rojas, Meksika’nın La Razon gazetesinde yayınlanan “Küba’da kendini öldürmek” makalesiyle Küba karşıtı kampanyaya dâhil olur.
İspanyol yazar Isaac Rosa, Público.es için Küba’nın aşırı medya maruziyeti başlıklı makaleyi kaleme alır.

22 Mart: Basın büroları, BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un Orlando Zapata’nın ölümünden dolayı üzüntü duyduğunu bildirir.

Basın kuruluşları, 2009 Nobel Edebiyat ödülünü alan Herta Müller’in “Orlando Zapata Tamayo: Küba Hükümetini suçluyorum” kampanyası bildirgesini imzaladığına dikkat çekerler.

Atilio Borón, Küba karşıtı medyatik kampayayı irdelediği Muhalifler mi yoksa hainler mi? yazısını yayınlar.

24 Mart: Barack Obama, Küba’daki insan haklarının durumunu elen alan ve Orlando Zapata Tamayo’nun ölümüyle Beyazlı kadınlara da değinen, Başkanlık Açıklamasını yapar.

25 Mart: Miami’de, Gloria Estefan ve eşi Emilio Estefan, Olga Guillot, Willy Chirino ve Miami Belediye Başkanı Tomás Regalado’nun başını çektiği bir yürüyüş gerçekleştirilir. Küba halkından 73 kişinin hayatına mal olan Barbados olayını düzenleyen ve suçunu itiraf eden Luis Posada Carriles, Gloria Estefan’la el ele yürüyüşte yerini alır.

Beyazlı Kadınlar, Miami’de Gloria ve Emilio Estefan’ın çağrıda bulunduğu gösteriyle aynı gün Havana’da yeniden yürüyüş düzenler.

Proceso de México’da, akademisyen Rafael Hernández’in, “Muhalefetin parasal kaynakları” makalesi yayınlanır.

26 Mart: Küba Halk İktidarı Ulusal Meclisi Başkanı Ricardo Alarcón de Quesada’nın Saçmalık ve hezeyan başlıklı görüşü Cubadebate’de yayınlanır.

The Washington Post, Başkan Obama’nın Küba’ya dair açıklaması hakkında bir yazı yayınlar ve tam zamanında açıklama yapıldığını bildirir.

Segunda Cita (İkinci Randevu) adlı CD’sinin tanıtımında Kübalı söz yazarı ve şarkıcı Silvio Rodríguez’in açıklamaları burjuva basın tarafından çarptırılır ve manipüle edilir.

27 Mart: Barselona’da yürüyüş. 150 kişi Küba Devrimine karşı gösteri düzenler.

Arjantin gazetesi Clarín’den bir yazar, “Küba’daki baskı karşısındaki sessizliği” eleştirir.

28 Mart: İspanya, (Kübalı muhalif) Martha Beatriz Roque’ye vatandaşlık verir.

Los Angeles’da, aktör Andy García, Beyazlı Kadınlara destek mesajını açıklamak üzere Echo Park’daki yürüyüşe önderlik eder.

29 Mart: İspanya Büyükelçiliği, Fariñas’a İspanya’ya bir ambulans uçakla nakledilmeyi teklif eder.

İspanyol Senatosunda PP, Hükümet’tin, Avrupa Birliğinin Ortak Tutum Belgesini ortadan kaldırma uğraşından vazgeçmesini talep eden bir önerge sunar.

“Orlando Zapata Tamayo: Küba Hükümetini suçluyorum” Kampanyası, UNEAC üyelerine “Söz sizde” başlığı altında bir açık mektup gönderir.

Mektup, UNEAC üyelerine, çağrıyı imzalamaları ve hapisteki tüm karşı devrimcilerin serbest bırakılması doğrultusundaki kampanyaya katılmaları konusunda çağrı yapmaktadır.

30 Mart: Madrid’de 6 Nisan tarihinde yapılması öngörülen Küba-Avrupa Birliği toplantısı ertelenir.

Birleşik Sürgün Örgütü, Miami’de 20 Mayıs tarihinde yeni bir yürüyüş çağrısında bulunur.

Amerika Devletler Örgütünün (OAS) yeniden seçilen Genel Sekreteri Miguel Insulza, Şili Devlet başkanıyla görüştükten sonra, Guillermo Fariñas’ın talebini destekleyen açıklamalar yapar.

1 Nisan: ABC gazetesi, “Küba’yla imkânsız normal ilişkiler” başlıklı bir makale yayınlar.
Öte yandan, El Pais’te “Küba, geri sayıyor” başlıklı bir yazı yayınlanır.

(La Jiribilla’dan alınmıştır)