Sayfa yolu
O da Bilim Kurulu üyesi...
Yayın Tarihi: 08.12.2011 , 09:30 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:28
soL portal, geçtiğimiz gün TÜBİTAK Bilim Kurulu üyesi Adnan Dalgakıran’ın, TÜBİTAK’ın resmi internet sayfasında yer alan özgeçmişine yer vermiş, bu özgeçmişte bilim adına hiçbir bilgi bulunmazken Dalgakıran’ın “girişimcilik başarıları”nın anlatıldığına dikkat çekmişti.
Yine TÜBİTAK’ın resmi internet sayfasında yer alan bir diğer “ilginç” özgeçmiş de, aynı zamanda Türk Ocakları Genel Başkanı olan TÜBİTAK Bilim Kurulu Üyesi Nuri Gürgür’e ait. Özgeçmişin tuhaflığı, bilim adına gerçekleştirilen hiçbir faaliyete yer vermezken, Gürgür’ün yer aldığı milliyetçi/ülkücü yapılanmalar, MHP çizgisinin yayın organlarında üstlendiği görevler ve akçeli işlerde elde ettiği mevkileri sıralamasından kaynaklanırken, bir diğer tuhaflık da TÜBİTAK’ın resmi internet sayfası ile Türk Ocakları’nın sayfasında bire bir aynı özgeçmişin yer alması.
Sağ militan, ticaret odası başkanı, bilim kurulu üyesi!
Özgeçmişte yer alan bilgilere göre 1963 yılında Ankara Hukuk Fakültesi’nden mezun olan Nuri Gürgür üniversite yıllarında Türk Ocağı Gençlik Kolu’nda yöneticilik yapmış, Milli Türk Talebe Birliği’nde Ankara İcra Kurulu Başkanlığı görevini yürütmüş. Yine bu yıllarda Son Havadis Gazetesi, Düşünen Adam Dergisi, Ankara Ticaret Postası gibi yayınlarda “gazetecilik” yapmış.
Nuri Gürgür’ün üniversite yıllarında aldığı bu görevler kendisinin ne kadar militan bir sağcı olduğunu anlatmaya yetiyor. Gürgür’ün gazetecilik yaptığı Son Havadis Gazetesi Adalet Partisi(AP)’nin yayın organıydı. Yine 1961’te kurulan Düşünen Adam Dergisi de Adalet Partisi Balıkesir Milletvekili Gökhan Evlioğlu tarafından kurulmuştu. Fakat özgeçmiş elbette bu bilgilerle sınırlı değil. Nuri Gürgür 1975’te MHP Genel İdare Kurulu’na giriyor. 1976-78 yılları arasında yine MHP’de Genel Sekreter Yardımcısı oluyor. Türk Ocakları’nın ve Türk Yurdu Dergisi’nin yeniden canlandırılmasında görev alıyor. 1996 yılında ise Türk Ocakları Genel Başkanlığı’na getiriliyor. Nuri Gürgür halen bu görevi yürütüyor. Aynı zamanda da Türk Yurdu Dergisi’nin başyazarı.
Özgeçmiş, Gürgür’ün “militan sağcılığını” ortaya koyan bu bilgilerden sonra, Bilim Kurulu üyesinin sermaye bağlantılarına yer veriyor. Buna göre TÜBİTAK Bilim Kurulu üyesi Nuri Gürgür “1995 yılından bu yana Ankara Ticaret Odası Meclis üyesidir. 1999 yılında Ankara Ticaret Odası Meclis Başkanı seçildi. Dokuz yıldır aralıksız sürdürdüğü bu göreve 2009 yılında yenilenen seçimlerde dört yıl için yeniden getirildi”.
Bilim sermayeye teslim
Dalgakıran ve Gürgür gibi TÜBİTAK Bilim Kurulu üyelerinin özgeçmişleri, kurumun AKP iktidarı eliyle ne hale getirildiğini gözler önüne seriyor. Fakat bilimi sermayeye teslim eden zihniyet, AKP iktidarı ile ortaya çıkmış değil. Adnan Dalgakıran, Nuri Gürgür gibi bilimden, bilimsellikten uzak isimlerin Bilim Kurulu üyeliğine getirilmiş olması kapitalizmin, kâr hırsıyla her şeyi metalaştırmasının bir sonucu. Ve bu sonuca bağlı olarak bilim de kâr getirecek sermaye bağlantılarının, iş adamlarının ellerine teslim edilmiş durumda.
Bilimin sermayeye teslim edilmesi, teknoloji ile sanayinin bilim alanı içerisinde sunulmasını ve buna bağlı olarak temel bilimlerin çöpe atılmasını doğuruyor. Türkiye’nin tek temel bilimler araştırma enstitüsü olan Feza Gürsey Enstitüsü’nün başına gelenler de bu zihniyete bir örnek. Hatırlanacağı üzere TÜBİTAK, Enstitü’yü kripto teknolojileri üretimi üzerinde uzmanlaşan BilGem'e alt birim olarak bağlama kararı almış ve bu karar bilim camiasında büyük tepki görmüştü. Enstitü'nün Kandilli'deki binasından Gebze'de bulunan BilGem'e fiziksel olarak taşınması 15 Temmuz'da gerçekleşmiş, Enstitü'nün kadrosu da seneler içinde dört kişiye kadar küçültüldüğü için, taşınma ve alt birime indirgenme, enstitünün kapatılması şeklinde değerlendirilmişti.
“Ticarileşmeyen bilimin önemi yok”
Pazartesi günü Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “himayesinde” Çankaya Köşkü’nde düzenlenen TÜBİTAK Bilim Ödülleri töreninde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün ile TÜBİTAK Başkanı Yücel Altunbaşak’ın yaptığı konuşmalar, bilimi sermayeye teslim eden zihniyeti bir kez daha gözler önüne serdi.
Törende, California Üniversitesi’nin yirmi yıl önce bilimin ticarileştirilmesi gerektiğini karar altına aldığını anlatan Bakan Ergün, açıkça ''Ticarileşmeyen, bilginin artık günümüzde fazla bir önemi yok” dedi.
TÜBİTAK Başkanı Yücel Altunbaşak ise “çağın en önemli konusunun inovasyon (yenilikçilik) ve girişimcilik kültürünün yaygınlaşması” olduğunu söyledikten sonra, “TÜBİTAK'ın Türkiye'de inovasyon ekosisteminin canlanması ve girişimcilik kültürünün yaygınlaşması için beş yeni destek mekanizması planladığını” bildirdi. Her ne kadar yeterli bulmasa da, Altunbaşak’ın Türkiye’nin “girişimcilik kültürü”nü çok sevdiği(!) de şu sözlerinden anlaşıldı:
''Aslında Türkiye'de de girişimcilik kültürüne çok güzel bir örnek var Kayseri kültürü. Bildiğiniz üzere Kayseri ülkemizde başarılı işadamları çıkarmış, şimdilerde bir Cumhurbaşkanı, bakanlarımızı ve bir de TÜBİTAK Başkanı çıkardı.''
(soL-Haber Merkezi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.