Sayfa yolu
Karanlık maddeye etki eden kuvvet
Yayın Tarihi: 31.10.2009 , 09:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Evrenin yalnızca %4’ü bilinen maddeden oluşuyor. Yıldızların ve galaksilerin çok hızlı hareket ediyor olması nedeniyle gökbilimciler, galaksilerin bir arada kalabilmesi için varsayımsal bir kütleçekim kaynağının var olması gerektiği fikrini ortaya attılar. Bununla birlikte, “karanlık maddeye” dair oturmuş bir anlayıştan ya da varlığına dair doğrudan kanıtlardan bahsetmek güç.
St. Andrews Üniversitesi SUPA Center of Gravity (Kütleçekimi Merkezi)’den ekip üyesi gökbilimci Dr Hongsheng Zha, bilinmeyen bir kuvvetin karanlık madde üzerine etki ettiğini düşünüyor. Zha ve ekibinin Bulguları bu hafta Nature dergisinde yayınlandı.
Şu sıralarda ekip, karanlık madde ile bilinen maddenin etkileşiminin şimdiye kadar düşünülenden daha önemli ve karmaşık olabileceğini düşünüyor, hatta karanlık maddenin var olmaması ve yıldız ve galaksilerin beklenmedik hareketlerinin sebebinin, kütleçekiminin çok büyük astronomik ölçeklerde değişmesi olabileceğini gündeme getiriyor.
Bonn Üniversitesi ve Strasbourg Üniversitesi’nden Dr. Benoit Famaey durumu şöyle açıklıyor: "Görünüşe göre karanlık madde, görünür maddenin nasıl dağıldığını ‘biliyor’. Görünür maddenin kütleçekim etkisi karanlık halkanın karakteristik yarıçapında hep aynı kalacak şekilde birbirleriyle ‘gizlice haberleşiyor’ olabilirler. Bu aşırı derecede şaşırtıcı, çünkü beklenen şey, görünür ve karanlık madde arasındaki dengenin, her bir galaksinin kendi geçmişine çok hassas biçimde bağlı olmasıydı.”
Dr. Zhao şunu belirtiyor: "Verilerin açığa çıkardığı dağılım oldukça garip. Her yaş ve büyüklükten çok sayıda hayvanın örneğin omurgalarının aynı ağırlıkta olması gibi bir şey. Muhtemelen kütleçekiminden başka beşinci bir kuvvet karanlık maddeye etki ediyor ve anlamadığımız bir şekilde galaksilerin yaşından ve şeklinden bağımsız olarak üzerlerinde aynı izi bırakmış."
Böyle bir kuvvet, “karanlık enerji” olarak bilinen, evrenin hızlanarak genişlemesine sebep olan başka bir bilinmeyeni de açıklayabilir. Daha radikal bir çözüm, ilk olarak Isaac Newton tarafından 1687’de geliştirilen ve Albert Einstein’ın Genel Görelilik Kuramı ile 1916’da rafine edilen kütleçekim yasalarının revize edilmesini öneriyor. Einstein, yazdığı denklemlere her daim var olan ve bugün “karanlık enerji” olarak bilinen sabit bir kaynağı ekleyip eklememek konusunda tam bir karar verememişti.
Dr. Famaey şunu ekliyor: "Eğer gözlemlerimizi düzeltilmiş bir kütleçekim yasası ile açıklayabilirsek, hipotetik bir karanlık maddenin efektif etkisini görünür maddenin dağılımıyla yakından ilgili bir kuvvetle değiştirmek çok mantıklı olacak."
Yeni araştırmaların gündeme getirdikleri, evrenin geçmişi ve genişlemesi ile ilgili çok yaygın kabul gören bazı bilimsel kuramların değişmesine sebep olabilir.
Baş araştırmacı Dr. Gianfranco Gentile (Ghent Üniversitesi) şu sonucu çıkarıyor: "bu kafa karıştıran çelişkiyi anlamak muhtemelen galaksilerin oluşumunu ve yapısını anlamamızı sağlayan anahtar olacak."
(soL - Dış Haberler)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.