Sayfa yolu
Ergenekon bilim dergisine de girdi
Yayın Tarihi: 13.03.2011 , 10:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Ünlü uluslararası haftalık bilim dergisi Nature’da 24 Şubat’ta Ergenekon tutuklamaları üzerine bir yazı çıktı. Ergenekon’un son dalgasından önce çıkan yazıda dava süresince yetersiz kanıtlarla tutuklanan akademisyenlere adil davranılması için bilim insanlarının müdahele etmesi gerektiği kaydedildi.
Nature dergisinde çıkan yazının ilk satırlarında sosyolog Pınar Selek’in mahkeme tarafından üçüncü kez aklanmasına dikkat çekilirken, Selek’in Türk hükümeti gözündeki gerçek suçunun akademik araştırmalarının parçası olarak Kürt grupları ile ilişki kurması olduğu ifade edildi. Yazının devamında Ergenekon davasında onlarca akademisyenin tutuklandığı hatırlatılırken, Ergenekon soruşturmasının hükümet tarafından demokratik reformlar çerçevesinde süren bir dava olarak ele alındığı ifade edildi. Yazıda çeşitli kesimlerce bu davanın bir taraftan da özellikle politik ve eğitim alanında sesini çıkaran laik kesimlerin hükümete yönelik eleştirilerinin susturulması amaçlı kullanıldığının düşünüldüğüne de dikkat çekildi.
Nature dergisinde çıkan yazı, içinde ODTÜ’lü araştırma görevlisi Coşkun Musluk’un da bulunduğu son Ergenekon tutuklamalarından önce yayınlanırken, yazıda analist Gareth Jenkins’in değerlendirmelerine de yer verildi. Yazıda Jenkins’in analizinde tutuklananların çoğunun İslami muhafazakârlık ve AKP karşıtlığı dışında çok az ortak yanı olduğunu ifade ettiği kaydedildi. Jenkins’in, tutuklanan akademisyenlerin özellikle üniversitelerde türban yasağının kaldırılmasına karşı çıkanlar ve TÜBİTAK gibi önemli kurumlarda akademik pozisyonlara AKP destekçilerinin atanması gibi durumları eleştirenler olduğuna dikkat çekmesi de yazıda yer aldı.
“Haberal ve Hilmioğlu halen tutuklu”
Yazıda yapılan tutuklamaların ardından birçok akademisyenin bırakıldığına ancak Başkent Üniversitesi kurucu rektörü Mehmet Haberal ve Malatya İnönü Üniversitesi eski rektörü Fatih Hilmioğlu’nun hâlâ tutuklu olduğuna değinildi. Haberal ve Hilmioğlu’nun yaklaşık iki senedir tutuklu olduğuna dikkat çekilen açıklamada, bu isimlerin serbest bırakılacaklarına dair de herhangi bir sinyal olmadığına değinildi. Türk hukukunun ancak kanıtların yok edilmesi tehikesi olduğunda ya da sanıkların kaçma olasılığının olması halinde uzun süreli tutukluluğu öngördüğünün de belirtildiği yazıda, bu akademisyenlerin destekçilerince herhangi bir tehlike olmamasına rağmen akademisyenlerin sağlıksız koşullarda tutulduklarının söylendiğine yer verildi.
Nature’da çıkan yazıda, Aralık 2009’da ABD Ulusal Akademisi İnsan Hakları Komitesi Yönetim Kurulu üyesi Carol Corillon’ın akademisyenlerin tutuklanması üzerine elektronik bültende düşüncelerini ifade ettiğini ve Türkiye Bilimler Akademisi’nin tutuklamaları Abdullah Gül’ün gündemine getirdiğini ancak Gül’ün bağımsız mahkemelere müdahele edemeyeceğini söylediğini aktardı.
“Üniversitelerde korku atmosferi yayılıyor”
Nature’da yer alan yazıda genel olarak sessizliğin hakim olduğu ve Ergenekon davasının çok yavaş ilerlediğine dikkat çekilirken, dışardakilerin de davanın sonucunu etkilememek için durumu kamusal olarak tartışılmaması yönünde uyarıldıklarını ifade edildi. Yazıda ayrıca süren davanın üniversitelerideki korku atmosferini genişlettiğine dikkat çekilirken “Akademisyenler başlarını aşağıda tutuyor ve Türkiye’nin AB normları doğrultusunda bilimsel temellerini geliştirmesinden yararlanmaya çalışıyor” ifadelerine yer verildi. TÜBİTAK’ın da sessizlik içinde olduğuna ve bilimsel konulara daha fazla politik müdahelelerden çekindiğine dikkat çekilen yazıda, 2009’da Darwin yılı kutlaması nedeniyle hazırlanan Bilim ve Teknik dergisinin kapağının geri çekilmesi ve derginin editörünün görevden alınması hatırlatıldı.
“Dünyanın gözü davanın üstünde”
Nature, Jenkins’in raporunda Ergenekon davasının bazı derin devlet operasyonlarını ortaya çıkardığını da ifade ederken, ancak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne göre, herkesin makul bir sürede yargılanma hakkı olduğunun kaydedildiğini yazdı. Yazıda AKP hükümetinin dünyanın gözlerinin bu davanın üzerinde olduğunu hissetmesi gerektiğini ifade ederken, uluslararası bilimsel toplulukların da suçlanan ve tutuklanan akademisyenlerin durumunu yayması ve durumlarının ne kadar adaletli ele alındığını gözlemlemesi gerektiğini kaydetti. Ünlü bilim dergisi Nature’da çıkan yazının son bölümünde, Türkiyeli bilim insanlarının en son ihtiyacı olan şeyin ise, kendilerinin umut verici bilimsel manzarasının nasıl geliştiğini eleştirmekten korkmak olduğu kaydedildi.
(soL-Haber Merkezi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.