Sayfa yolu
Anadolulu göçmenler Almanya'ya 10 bin yıl önce geldi
Yayın Tarihi: 19.11.2010 , 20:14 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Dünyada tarım, ilk defa Yakındoğu'da, yani Anadolu, İran ve Arap yarımadasında, 12 bin yıl önce başladı. Bu süreçte yabani türler yarı bilinçli ekilmeye başlanmış, yabani buğday ve mercimekler arasında hasada uygun tipler farkedilmiş, bunları ekecek ve biçecek aletler geliştirilmiş, avcı-toplayıcılık yerini tarıma, yerleşik yaşama ve sınıflı toplumlara bırakmıştı.
Avrupa'da ise tarım bundan 9-10 bin yıl önce yayılmaya başladı. Tabii Avrupa o dönemde metruk değildi avcı-toplayıcılıkla geçinen modern insan toplulukları, 40 bin yıldır Avrupa kıtasında yaşamaktaydılar. O halde tarım kültürü Yakındoğu'dan Avrupa'ya nasıl yayıldı? Avrupalı avcı-toplayıcılar, doğulu komşularının tarım tekniklerini öğrenip benimsediler mi? Yoksa Ortadoğulu topluluklar batıya göç ederek zamanla ilk Avrupalıların yerini mi aldılar?
Avrupa'da tarıma geçişin kültürel nüfuz mu, yoksa nüfusun nüfuzu yoluyla mı gerçekleştiği, uzun zamandır arkeologları, antropologları ve popülasyon genetikçilerini uğraştıran bir soru. Biyoloji dünyasının ana 'açık erişim' dergisi PloS Biology'de geçtiğimiz hafta yayınlanan bir makale, Almanya'da kadim bir mezardan alınan örneklerin 'antik DNA' çözümlemesiyle bu soruya cevap arıyor. Çalışmanın sonuçları, yanıtın büyük ihtimalle 'nüfusun nüfuzu' olduğuna işaret ediyor.
Antik DNA çalışmaları
Canlı topluluklarının geçmişlerini, nereden nasıl geldiklerini araştırmak için DNA analizleri 1970'lardan beri yaygın olarak kullanılmakta. Bu tip çalışmalarda, örneğin günümüz insan topluluklarının genetik benzerlik ve farklılıkları incelenir, bunlardan yola çıkarak göçler ve gruplar arasında karışmaya dair tahminler üretilir. Ancak bu çalışmalar, yalnızca günümüz örnekleri kullanarak geçmişi tahmin ettikleri için, verdikleri bilgi ve sonuçların güvenilirliği de sınırlıdır.
Antik DNA çalışmaları için ise durum farklı. 'Antik DNA analizi', geçmişten kalma dokulardan -çoğunlukla da kemikten- DNA saflaştırma, bu DNA'nın dizilenmesi ve dizinin çözümlenmesini içeren çalışmalardır. Yani bu tip çalışmalarda geçmiş hakkında doğrudan bilgi edinilir, örneğin geçmişte farklı bölgelerde yaşamış insanların genetik kimliklerinin tespiti mümkün olur. Antik DNA çalışmaları 1980'lerde başladıysa da, özellikle son 10 senede büyük ivme kazandı. Bunda, DNA dizileme teknolojilerinin son yıllarda 'çağ atlaması', ayrıca araştırmacıların kendi DNA'larının kadim örneklere bulaşmasını önleyecek yöntemler geliştirilmesi önemli rol oynadı.
Böylece birkaç yıl önce, Avrupa'da tarım öncesi ve tarıma ilk geçmiş topluluklardan örnekler üzerinde antik DNA çalışmaları yapılmaya başlanmıştı. Bu ilk çalışmalar, eski Avrupalılar ile günümüz Avrupalıları arasında genetik olarak ciddi farklılıkları bulunduğunu farketti. Yani Avrupalının eski yerlileri, günümüz Avrupalıların yüzde yüz atası olmayabilirdi. Buna rağmen incelenen örneklerin sayıca sınırlı olması, çıkarılan sonuçların genellenmesine izin vermiyordu.
Son yayınlanan çalışmada ise Wolfgang Haak ve araştırma ortakları örneklemlerini önemli ölçüde büyüttüler. Araştırmacılar, Avrupa'da eski bir mezarda bulunan 22 bireyden örnekleri inceledi. Almanya'nın ortasında, Sachsen-Anhalt'te yer alan mezarlığın yaşı 7000 yıl olarak tahmin edilmişti. Yani bunlar, Avrupa'ya tarımın görülmeye başlamasını bir-iki bin yıl takiben yaşamış insanlardı. Ayrıca arkeologlara göre bu topluluk, erken Yenitaş Çağı'nın LBK (Şeritli Çanak Kültürü) adı verilen kültürüne mensuptular.
Grubun kimliğini tespit etmek amacıyla bilimciler, her bir bireyin genomunun küçük birer parçasını incelediler. 17 bireyde (herkese anneden geçen) mitokondri DNA'sının yanısıra, üç erkekte de Y kromozomu incelendi.
Eski Avrupalılar İranlılar ve Türklerle akraba
Haak ve ortakları, mezarlık örneklerini ve önceki çalışmalarda elde edilen yine LBK kültürüne ait örnekleri bir araya getirdiklerinde, 42 bireylik bir örnekleme ulaştılar. Bu örneklem, Avrasya çapında 20 bin kişiden alınmış geniş bir mitokondri DNAsı veritabanıyla karşılaştırıldı. Bu karşılaştırma, moleküler genetiğin temel ilkelerinden birine dayanıyor: DNA dizileri çok benzer olan iki birey arasında yakın akrabalık olmalıdır.
Veritabanında yer alan günümüz insan grupları arasında dokuzu, eski LBK insanlarına en yakın DNA dizilerine sahipti. Bu grupların bir kısmı Orta Avrupa'dan geliyordu. Bu da günümüz Orta Avrupalılarının bir miktar, geçmiş grupların devamı olduğuna işaret ediyor.
Ancak asıl ilginç bulgu LBK insanlarının en yakın olduğunu günümüz gruplarının Yakındoğu'dan gelmesiydi: başta İranlılar, ayrıca Türkler, Kürtler ve Ermeniler (bu üçü genetik olarak tek bir grup oluşturuyor), Araplar ve Kıbrıslılar (tek bir grup), Kafkas halkları ve Güney Rusları. Bir başka deyişle Yakındoğulular, Almanya bölgesinin eski yerlilerine, günümüz Almanlarından çok daha yakın akrabaymış.
Grup Y kromozomu örneklerini incelediğinde de mitokondri DNA'sıyla benzer sonuçlara ulaştı. Yani eski Orta Avrupalılar ile günümüz Yakındoğuluları, hem ana hem baba tarafından akrabaydılar.
Araştırmacılar LBK örneklerini, başka çalışmalarda dizilenmiş tarım öncesi örneklerle de karşılaştırdılar. Bu karşılaştırma, tarım sonrası LBK ile tarım öncesi Avrupalıların çok farklı olduklarına işaret etti.
Nüfusun nüfuzu modeline destek
Bu örüntüleri toptan açıklayacak bir senaryo şöyle olabilir: Afrika kökenli ilk modern insanlar, Ortadoğu üzerinden Avrupa'ya ilk defa 40 bin yıl önce göç ettiler. Yakındoğu'da 12 bin yıl önce tarıma geçildikten iki bin yıl sonra, belki de artan nüfusun da etkisiyle, doğulu bazı gruplar yine Avrupa'ya göç etmeye başladılar. Marmara veya kuzey Karadeniz üzerinden geçerek, Tuna boyunca verimli topraklarda ilerlediler. Bu gruplar Avrupa'da uzun zamandır yerleşik bulunan avcı-toplayıcılarla karıştılar veya bunların yerini aldılar, bu süreçte tarım da Avrupa'ya yayıldı. Ancak bu ilk nüfuzu takip eden bin yıllarda, o vakte kadar daha kıyıda-köşede kalmış başka gruplar da çoğalma ve yayılma şansı buldular. Bu süreçte Ortadoğulu genlerin Avrupa gen havuzunda oranı azaldı.
Elbette bu senaryonun ayrıntılarının kesinleşmesi için daha çok miktarda veri gerekiyor. Ancak Haak ve arkadaşlarının çalışması, Avrupa'ya tarımın gelişinin yalnızca kültürel değil göç yoluyla da olduğunu kuvvetli biçimde gösteriyor.
(soL - Haber Merkezi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.