Sevra Baklacı
Yolun sonu görünmeye başladı
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:55 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:55
Sevra Baklacı “Yolun sonu görünmeye başladı” başlıklı yazısı 12 Mayıs 2013 Pazar tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.
İsrail’in geçtiğimiz Pazar sabahı Suriye’ye saldırısı, ne ilk saldırıydı ne de son. Saldırı, aslında Siyonist proje ile Arap projesi arasında tarih boyunca süregelen çatışmaların bir uzantısıydı.
Suriye, yıllar boyunca Arap projesinin başını çekmiş, başta Filistin olmak üzere farklı coğrafyalarda Arap halklarının davalarını üstlenmiştir.
Birileri Davos’ta şov yaparken, Filistin’deki direniş örgütlerine füze dahil, her türlü lojistik destek ve askeri eğitimi Suriye vermiştir. (Hatta tarihin en büyük ihanetlerinden birine imza atan Hamas, şu anda Suriye’ye karşı Suriye’den aldığı silah ve taktikleri kullanmaktadır.)
O yüzden Suriye, İsrail’in bu tarz tahriklerine alışkındır. Tabii, İsrail’in son iki saldırısının bu süreç içinde, birçok nedenden dolayı, diğerlerinden farklı boyutları vardır.
İsrail’in bölgemizdeki kirli çıkarları için Suriye’ye savaş açanların ilk söylemleri ve eylemleri “Suriye halkının büyük çoğunluğu Sünni, devlet başkanı ise Alevi. Alevi düşmanlığı üzerinden Sünni çoğunluğu ayaklandırıp, mevcut rejimi çökertebiliriz.” şeklinde başladı.
Ne var ki bu mantık, ne Suriye ne de bölge halklarının vicdanında yer bulmadı. Hiçbir şey emperyalistlerin bekledikleri gibi gitmedi ve işler İsrail’in Suriye’ye açıktan saldırısına kadar vardı…
Saldırı, AKP-İsrail işbirliğini net bir şekilde ortaya koyduğu gibi AKP ve İsrail’in Suriye’deki silahlı çetelerle işbirliği ve koordinasyonunu da bir kez daha kanıtlamış oldu.
Halklar barış istedikçe savaş sözcüğünü dillinden düşürmeyen, muhalif dediği kiralık çeteleri desteklemeye devam eden AKP hükümetinin Başbakanı ise, bir kez daha “müdahale” dedi.
Başbakan’ın son açıklamaları ve müdahale istemesi, İsrail saldırısının beklediği sonuçları vermemesinin İsrail’in saldırısı ise silahlı çetelerin Suriye ordusu karşısında ağır kayıplar vermesinin ardından geldi.
Suriye’deki terör çeteleri ne zaman ki çıkmaza girer ya Banyas’taki gibi bir katliam yapıp dünyanın dikkatini çekmek ve hükümetin üzerindeki baskıları arttırmak için Suriye ordusunun üzerine atar ya da güvenli sayılan bölgelerde bombalı araçlarla büyük bir eylem düzenler. Olmadı İsrail onları biraz olsun rahatlatmak ve krizin süresini uzatmak için, farklı bir müdahaleyi beklemeden, kendisi bu tarz saldırılar düzenler…
İsrail’in bu saldırısı Suriyelilerde büyük bir öfke yaratsa da saldırının arkasında duran sebepler aslında moral verici…
Yani Suriye ordusunun askeri başarıları ve silahlı çetelerin aldığı acı darbelerden sonra silahlı çetelerin zor durumda kaldığını ve umutsuzluğa düştüğünü gösteriyor ki çatışma bölgelerine giden birkaç gazetecilerle konuştuğumda, Suriye ordusunun birçok bölgeyi temizlediğini ve daha az kayıplar vererek büyük bir hızla ilerlediğini söylediler.
Sokağa sorarsanız, İsrail’e karşılık verilmeli. Bunu birçok insan istiyor ve dile getiriyor. Ancak marifet aynı şekilde bir karşılık vermekte değil elbette, marifet sakin ve akıllıca davranıp savaşı doğru yönlendirmek ve zaferi elde etmekte.
Emperyalist güçlerin projeleri doğrultusunda Suriye halkına karşı yürütülen vekâlet savaşında, yolun sonu görünmeye başladı.
Başlangıçta iştahla ellerini ovuşturanların avuçlarını yalamaları yakındır...