Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Sevra Baklacı

Yayladağı sınırı kapalı

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:01 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:01

Şam’dan Yayladağı sınır kapısına kadar gidip “sınır kapalı” diye Türkiye’ye giremedim. Sınırı kapatması gereken taraf Suriye iken kapatan Türkiye’ydi. Güvenlik gerekçesiyle “bir aylığına” kapatılan Yayladağı sınır kapısının bir daha açılmaması, diğer taraftan “muhaliflerin” kontrolünde olup pasaportlara mühürü dünyanın terör listesinde bulunan El Kaide ve Nusra gibi terör örgütlerinin vurduğu Halep’teki sınır kapısının açık olması, iktidarın Suriye’deki Meşru yönetimi tanımayıp terör çetelerini tanıdığını ortaya koyma şekillerinden biri.

Öte taraftan sınır kapısının kapatılması Suriye’de akrabaları bulunan Hataylılara verilen bir ceza… Lazkiye’de tanıştığım genç bir kız bana nişanlısının Hataylı olduğunu ve düğün için belirledikleri 10 Ağustos tarihinde sınırın kapalı olması sebebiyle düğünü yapamayıp belirsiz bir tarihe ertelediklerini anlattı. Hatay’daki resmi makamlardan bu konuda yardım isteyen damat adayına yetkililer “intihar etsinler” ile aynı anlama gelen “Halep’ten gelsinler” diye de akıl vermişler…

Lazkiye’nin Kusayr’ı: Selma Beldesi
Türkiye’ye giriş yapamadan dönmek zorunda kaldığım Lazkiye’nin, bir süre önce “muhalifler”in katliam yaptığı köylerinde yoğun operasyonlar sürüyordu. Şam’dan alışık olduğum top seslerini gün boyu burada da işittim.

Çatışmalar Selma Beldesinde yoğunlaşmış durumda. Hums’a bağlı Kusayr beldesi, konumu olarak bir çok bölgeyi birbirine bağlayan bir belde olmasıyla birlikte Lübnan’dan gelen silah ve silahlıların toplandığı, yer altında yoğun bir tünel şebekesinin olduğu bir belde. Zamanında ordunun Kusayr’a girmesini geciktiren en önemli etken de bu tünellerdi. Lazkiye’nin Selma Beldesi de buna benzer bir konuma sahip. Belde, İdlip’in Cisrişşuğur bölgesi ile İdlip’teki Cebelizaviye dağını muhalefetin elinde bulunan Lazkiye’nin kuzey kırsalındaki Rebia beldesine, Lazkiye’ye giden yolu Halep yoluna, Türkiye sınırına bitişik muhalefetin elindeki coğrafyayı güneyde bulunan diğer bölgelere bağlayan bir belde. Dağ yamacında olması, çok sayıda mağara bulunması ve kazılan tüneller onun önemine önem katıyor. Askeri kaynaklara göre beldede orduya karşı yaklaşık 6000 “cihatçı” savaşmakta ve Kusayr’da olduğu gibi beldeyi ele geçirmek, tüneller yüzünden gecikecek…

Lazkiye Katliamı Neyi Hedefliyordu?
Muhaliflerin Lazkiye katliamıyla hedefledikleri bir mezhep çatışmasıydı. Lazkiye’nin çoğunluğu alevi olsa da şehirde yerli büyük bir Sünni ve Hristiyan kitlesi var. Bunun yanı sıra diğer şehirlerden gelen, çoğu Halepli, azımsanmayacak sayıda Sünni göçmen de var.

Böyle bir ortamda yapılan katliam sonrası bazı kimselerce köyleri basılan Alevilerin Sünni komşularından intikam alması beklenmekteydi. Böylece Lazkiye’de ve genel olarak bütün Suriye’de Esad yanlısı Sünniler, silahlı muhalefetin durduğu tarafa çekmek istendi. Ancak başarılamadı. Ne Lazkiye’de, ne başka bir ilde kırsaldaki katliamlar yüzünden mezhepsel bir çatışma tespit edilmedi.

Benim tespit ettiğim tek şey, katliamın açtığı yaranın kolay kolay kapanmayacağıydı…

Katliamdan Sonra…
Lazkiye’de operasyonlar devam ediyor… Ancak Lazkiye’nin doğu ve kuzeydoğu kırsalının kaya ve yoğun ormanlı dağlık bir doğa olması, Türkiye ile sınırının bulunması onu savaşın uzaması için ideal bir alan haline getiriyor. Çok sayıda mağara, yüksek tepe ve derin vadilerin yanı sıra “muhaliflerin” elinde bulunan bölgelerde çok sayıda tünel olduğu da belirtiliyor…

Ancak sivil halk acele edilmesi için yetkililere baskı kuruyor. Daha önce silahlanmayan vatandaşlar karakol karakol gezerek devletten silah istiyor. Uzak bölgelerin halk komiteleri de Lazkiye kırsalındaki operasyonlara katılıyor, bazı yerlerde askeri komutanlık kendi emrindeki halk komitelerini sakinleştirmede zorlanıyor…

Suriye İnsanı Bölünmüş
Lazkiye’de farkettim ki Suriyeliler ikiye bölünmüş… Muhlif ve Esad yanlısı diye değil, Arap veya Kürt diye de değil, Alevi ve Sünni diye hiç değil… İnsanlar vatanseverler ve hainler olarak ikiye bölünmüş. Bu bölünme aynı ailenin fertlerinde bile var.
Kentin sahil bölgesindeki Bassit Köyünde, kapı komşusu üç aile ile aynı avluda birlikte oturup çay içtim. Ailelerden biri İdlib Cisrişşuğurlu Kürt Sünni bir aile. İkinci aile Halep Hananolu Arap Sünni bir aile. Bir diğer aile ise Arap Alevi… Bu ailelerin çoğu üniversite öğrencisi olan gençleri her sabah askeri üniformalarını giyinip hafif silahlarını alarak birlikte sorunlu bölgelere çatışmalara gidiyorlar. Çocuğuyla irtibat kuran aile, ne olup bittiğini öğrendikten sonra diğer aileleri de haberdar ediyor.

Kürt ailenin Cisrişşuğur’daki evleri yönetim yanlısı olmaları gerekçesiyle yakılmış. İdlib’teki akrabalarının bir kısmının Nusra ile birlikte hareket ettiğini kızarak anlatıyor… Halepli aile ise Nusralıların köylerini ablukaya alıp gıda maddelerinin köye girişini nasıl engellediklerini, günlerce evdeki kuru gıdalarla beslenmek zorunda kaldıklarını anlatıyor… Hepsi birlikte ülkelerinin bu hale gelmesine sebep olanlara beddualar ediyor…

Sevra Baklacı 'ın Son Yazıları