Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Sevra Baklacı

Suriye ordusu

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:00 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:00

Bölgemizdeki bütün Müslüman ülkelerde olduğu gibi Suriye’de de ordu üzerinde müthiş bir zayıflatma projesi uygulanıyor. Perşembe günü kuruluşunun 68. yıldönümünü kutlayan Suriye ordusu, iki yılı aşkın bir süredir sadece ülkesini Amerikan dolarına satan veya farklı ülkelerden derlenip tedhiş eylemleri yapmaya özendirilen radikal terör çeteleriyle değil aynı zamanda medyayla da savaşıyor.

Tüm imkanlarını seferber eden yüzlerce medya kuruluşu başından beri Suriye olaylarında devlet binalarını hedef alan patlamalarda bile ellerinde hiçbir kanıt olmadan ilk anda orduyu sorumlu tutacak kadar sorumsuzca, ahlaksızca haberler yaptı. Suriye’de olanlar için “iç savaş” görünümlü bir “dünya” desek yanlış olmaz herhalde. Suriye ordusu da bunca zamandır “muhalefet” kılığına girmiş olan dünya ile savaşıyor...

Öncelikle şunu söylemek gerekir ki ordu, medyanın dediği gibi “Esed”in değil halkın ordusu. Halkla gayet barışık ve onun tam desteğini arkasına alan bir ordu. Suriye’de işlerin dış güçlerin planlandığı gibi yürümüyor olmasının temel nedeni de bu zaten. Bir diğer neden ise Suriye ordusunun bağımsız karar alabilen bir yapıya sahip olup İsrail’i bölgede büyük bir tehdit olarak görmesi ve buna uygun olarak yapılanmasıdır.

Teçhizat ve asker sayısı bakımından dünyanın on altıncı büyük ordusu olduğu ifade edilen Suriye Ordusu, Arap ülkelerinin orduları arasından en güçlü olanı. Ancak Suriye ordusu şu ana kadar potansiyelinin yüzde kırkını dahi henüz kullanmamış, askerlerin büyük bir bölümü henüz kışlasından çıkmamıştır. Ordu, aynı zamanda sahip olduğu gelişmiş savaş araçlarının çoğunu da kullanmamıştır. Bunun nedenleri silahlı çetelerin sivil yerleşim birimlerinde karargah ve üs kurmuş olmaları, Suriye ordusunun karşısında düzenli bir ordunun olmayışı. Bir de orantısız güç kullanarak uluslararası tepkileri çekmek istememesi ve olası bir dış müdahaleye karşı hazırlıklı olma isteği.

Yukarıda saydığım nedenler “Bu kadar güçlü bir ordu bu kadar zamandır terörü neden bitiremiyor” sorusunun da cevabıdır aynı zamanda.

Operasyon bölgesinde muhabir olarak görev yapan arkadaşlarım, ordunun böylesi koşullarda vatan savunmasında eşi benzeri olmayan bir savaş yürüttüğünü, harp akademilerinde öğretilen savaş taktiklerinden tamamen farklı, yeni, benzersiz muharebe taktikleri uyguladığını söylüyor. Ordunun karşı karşıya kaldığı savaş, gerilla gruplarının dağlarda ve kırsal kesimlerde mevzilendikleri, saldırılarını kentlere ya da kasabalara inerek gerçekleştirdikleri klasik gerilla savaşından farklı. Suriye’deki terör grupları dünyanın en zengin ülkeleri tarafından milyonlarca dolar harcanarak üstün teknolojik savaş araçlarıyla donatılan, istihbarat, eğitim ve devasa medya gücü ile desteklenen gruplardır.

Bunlara karşı Suriye ordusu, klasik savaş taktiklerinden uzaklaşarak gerilla savaşı üzerinde yoğunlaşmış. Ordu bu savaşta beklendiği, tahmin edildiği gibi büyük bir yara almamış, aksine kendini yenilemiştir. İhanetleri tasfiye ederek ve savaş deneyimi kazanarak daha özlü, daha güçlü olmuş.

Suriye olaylarını ana akım medyadan takip edenlerin beni anlamasının çok güç olduğunu bilsem de Suriye’den ayrıldıktan sonra da o orduyu büyük bir saygı ve takdirle anacağımı söylemek isterim.

Dünya, Suriye ordusunun (halkının) zaferine kendini hazırlamalıdır...

Sevra Baklacı 'ın Son Yazıları