Sevra Baklacı
Palmira
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:04 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:04
Sömürgecilerin bölgedeki politikalarının sonucunda, dünyanın gözü önünde onbinlerce insan hayatını kaybetti Suriye’de ve hâlâ kaybetmeye devam ediyor. Suriye’de savaşan silahlı çeteler, sadece insanları değil, insanlığın ortak mirasını da yok ediyor...
Tedmür (Palmira) dünyanın en güzel antik kentlerinden biri... Suriyeliler bu ona “Çölün gelini” diyorlar... Ülke dışından Suriye’ye gelenlerin ziyaret etmesi gereken en önemli yerlerden biri olduğu halde Suriye’ye gelişimden kısa bir süre sonra yolculuğun tehlike taşımaya başlaması sebebiyle Tedmür’e gidememiştim. Ancak Suriye’nin dünyaca ünlü dans grubu Enana’nın, tarihin tanık olduğu en kudretli kadınlardan biri olup birçok güçlü hükümdarın gösteremediği cesareti göstererek Roma’ya karşı ayaklanan Tedmür Kraliçesi Zennubiye’nin öyküsünü anlatan, olağanüstü gösterisini izleme fırsatı bulmuştum.
Şiire ve felsefeye olan ilgisiyle tanınan ve Yunanlı filozoflardan ders aldığı bilinen akıllı ve güzel kraliçe Zennubiye ile ilgili anlatılan efsaneye göre o, bir savaş sırasında Roma askerlerine esir düşmüş, kendi topraklarından koparılarak altın zincirlere vurulmuş ve ülkesi talan edilmişti.
Bir dönem Roma’ya dahi kafa tutabilecek parlak bir medeniyete ev sahipliği yapan bu kente giren vahşi teröristler, insanları tıpkı Zennubiye gibi topraklarından edip kenti yağmaladılar.
UNESCO tarafından 1980 yılında Dünya Miras Listesi’ne alınan ve tarihi M.Ö. 19. yüzyıla kadar gerilere giden antik tapınakları, tiyatro sahnelerini, çarşıları, koca koca sütunları yakıp yıktılar! Fenikelilerin tanrısı Baal adına inşa edilmiş ve müzeye çevrilmiş, eserlerin bir bölümü de zaten Fransa müzelerinde sergilenen, Baal tapınağına ait eserleri de çaldılar...
Suriye ordusunun güvenliği yeniden sağlamasının ardından kente dönüp binlerce yıllık eserlerin ne hale geldiğini gören halk “onları atalarımız alın terleriyle yapmıştı” diye gözyaşı döktü... Nasıl dökmesinler ki...
Bir de çölün ortasındaki kentte halkın en önemli geçim kaynaklarından biri olan koca koca hurma ağaçlarını ateşe verdiler. Ağaç düşmanlığı, tüm insanlık düşmanlarının ortak özelliği olsa gerek...
Sözüm, bu haydutlar tüm bunları yaparken “Esed”in henüz Esad olduğu, Başbakan’ın ona kardeşim dediği vakitlerde hiç Başbakan’ın bir diktatörle nasıl kardeş olabileceğini sorgulamayıp, sonradan “Esad, halkını ezen zalim bir diktatördür” propagandasını yapmaya başlayanlara... Bırakın insanları, tarihi eserleri yok etmenin “Esad’ın zalimliği” dahil, hiçbir gerekçesi olamaz. Asla... Dünyanın bölgede oynadığı güç oyununu görmezden gelip meseleyi Esad üzerinden tartışmak da art niyetliliktir.
İçinde bir ailenin yaşadığı bir evin kundaklandığını ve süren yangında kimi çocukların öldüğünü düşünün... Her şeyi bir kenara bırakıp evin babasının zalim bir adam olduğundan, aslında çocuklarına kötü davrandığından bahsetmek ne kadar abes ve gayri ahlakiyse şu durumda Esad’ın iyiliğini kötülüğünü tartışmak da aynı şeydir.
Çölün ortasında yapayalnız bir kent olan Tedmür’de doğan kız çocuklarının birçoğuna, hâlâ Zennubiye adı veriliyor. Adlarını aldıkları kraliçe döneminde yaratılan muhteşem eserleri göremeyecekleri için ne kadar da şanssızlar...