Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Sevra Baklacı

ÖSO ve Nusra: Bir madalyonun iki yüzü

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:54 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:54

Sevra Baklacı'nın “ÖSO ve Nusra: Bir madalyonun iki yüzü” başlıklı yazısı 14 Nisan 2013 Pazar tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

El Kaide Terör Örgütü Lideri Eymen Zevahiri’nin Suriye’de “İslami Hilafet” kurma davetinden çok kısa bir süre sonra, Nusra Cephesi ile Irak’taki İslami devleti birleştiren bir proje çıktı ortaya.

Böylece El Kaide’nin gerçek niyeti ve planları su yüzüne çıkarken, Suriye’de savaşan silahlı “muhalefet” içerisinde anlaşmazlık ve çatlaklıkların yaşandığı da ortaya çıktı.

Irak’taki El Kaide ve “Irak İslam Devleti” Lideri Ebu Bekir El-Bağdadi tarafından yapılan uyarı, aslında “özgür ordu” militanlarına yönelik gizli bir tehdit içeriyor. Bu tehditte “Sakın ola demokrasiyi akıtılan kan ve yapılan göçün karşılığı kılmayın. Bu en kötü karşılıktır...” diyor ve bu tehditleri internet üzerinden de yayınlıyorlar.

Kendilerine Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) adını veren grubun komutanlığı, bu tehditlere cevap olarak “Nusra Cephesi’yle herhangi bir bağlantıları ya da koordinasyonları olmadığını, sadece birliklerinin bazı operasyonlarda onlarla işbirliği yaptığını söyledi.

Buna eş zamanlı olarak, daha önce Nusra Cephesi’ni “Suriye’deki devrimin” bir parçası olarak kabul eden, militanlarını “cesur kahramanlar” olarak nitelendiren, Cephe’nin ABD tarafından terör listesine almasından duyduğu rahatsızlığı ifade edip Washington’un bu adımını kınayan “Doha koalisyonu” ya da “Suriye Muhalefeti Koalisyonu” olarak bilinen oluşum, Nusra Cephesi’yle herhangi bir ilgilerinin olmadığını öne sürdü.

Nusra Cephesi ile ÖSO arasındaki anlaşmazlık ve güvensizlik, yeni değil aslında. ÖSO birçok kez bildiri yayınlayarak, Nusra Cephesi’nin Suriye’deki militanlarının sayısının giderek artmasından duyduğu endişeyi dile getirmişti.

Aynı zamanda Suriye’nin birçok bölgesinde Nusra Cephesi ile ÖSO arasında petrol kuyuları, buğday siloları, fabrika ve evlerden gasp ettikleri mallar ve dışarıdan aldıkları silah ve paraları paylaşmaları sırasında anlaşmazlık yaşamaları sonucunda bomba ve ağır silahların kullanıldığı çatışmalar meydana gelmiş, iki taraftan çok sayıda kişi ölmüştü.

İki yıldan fazla bir süredir Suriye’de yaşanan olaylar kapsamında bazı bölgeleri kontrolü altına alan Nusra Cephesi, bu bölgelerde kendine has kural, kanun ve şeriatı dayatmaya çalıştı. Bu bağlamda “kurtarılmış bölgeler” olarak adlandırılan bu yerlerde radikallerden oluşan şeriat heyetleri kurarak, kadınlara belirli kıyafet ve kurallar dayatırken çocukları okula gitmekten men ederek vahhabi şeyhleri tarafından eğitim almaya zorladılar.

Son olarak Nusra Cephesi’nin Suriye’de öldürülen bir militanının cebinden cennette kavuşacağı huri için ufak tefek hediyeler çıkmıştı. Başka bir kıtadan, Libya’dan gelmiş,... Bu Afrikalı “devrimci”, Bingazi’de kavuşamadığı hurisine Halep’te kavuşmaya gelmiş. Sadece kendi değil, Suriye’ye yaklaşık 40 ülkeden onbinlerce militan bunun için geldi ve gelmeye devam ediyor.

Suriye’de, kadın, çocuk, yaşlı demeden sivilleri öldüren birçok bürokrat, işadamı, sanatçı, avukat, asker, mühendis ve din adamına suikast düzenleyen, yüzlerce kadın ve genç kıza tecavüz eden, hastane, okul, üniversite, müze ve kutsal mekanlara saldıran, ulusal ekonomiyi hedef alan ÖSO ile Nusra Cephesi aralarında anlaşmazlık olsa bile aslında birbirlerini tamamlıyor ve her iki taraf da Suriye’deki yıkıma devam ediyor...

Suriye’nin geldiği bu noktayı en iyi anlatacak kelime sanırım: Vahşet!

Sevra Baklacı 'ın Son Yazıları