Sevra Baklacı
Örgütlü bir halkı...
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:48 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:48
Sevra Baklacı'nın “Örgütlü bir halkı...” başlıklı yazısı 27 Ocak 2013 Pazar tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.
Tam yazımı yazmak üzere masa başına kurulmuşken elektrikler kesildi. Perdeyi araladım, şehrin hiçbir yerinde ışık görünmüyordu. Halkın kurtarıcısı(!) ÖSO, yine elektrik şebekesini vurmuştu. Üstelik daha önce petrol-gaz hatlarını vurdukları için insanların çoğu kışı elektrikli sobalarla geçiriyordu.
ÖSO’nun şimdilerde silahlı mücadeleden çok halkın hayatını zorlaştırmaya yönelik elektrik, gaz şebekelerini vurma, tahıl depolarını yağmalama, tarım arazilerini yakma gibi eylemleri yönetime isyan ettiremediği halkı giderayak cezalandırma isteğidir. Ne kadar zarar verirsek o kadar kârdır hesabıdır. Ve bana göre bu son aşamadır. Çünkü Suriye için artık bir dış müdahale veya Esad’ın devrilmesi ihtimali gözükmüyor.
Bazı ülkelerin Suriye halkının çıkarlarını dikkate almadan sadece kendi menfaatlerini gözettiğinin artık farkında olan birçok muhalif grup da Suriye’de yönetimin değiştirilmesi adına dışarıdan yapılacak herhangi bir müdahaleyi desteklemiyor, bunun başarısız olacağını da itiraf ediyor.
Olası bir dış müdahalede ise, Suriye’nin yapacağı ilk şey Tel Aviv’i vurmak olacaktır. Zaten bir süre önce 500 Scut füzesinin yönü İsrail’e doğru çevrilmişti. ABD ve Batı için İsrail’in bekasının, AKP’nin Osmanlı hayallerinden daha büyük önem taşıdığı kesin. Bu günlerde Batının Mali’ye müdahalesi bile bana göre, başarız Suriye kampanyasından sessiz sedasız ayrılacaklarının işareti.
Uluslararası bazı kesimler Suriye’deki çatışmaları şiddetlendirmek için ÖSO’ya büyük bir destek verse de Suriye ordusu, yabancıların desteklediğ bu terör gruplarından çok üstün görünüyor. Ordu yeni silahlarını dahi henüz kullanmadı. Operasyonlarda en eski, kendi değimleriyle çöpe atılma vakti gelen, silahlar kullanılıyor.
Bir de ordunun yanı sıra bu mücadelede çok önemli rolü olan halk komiteleri var. Öğrenciden işadamına kadar halkın birçok kesimini içine alan komiteler, kendi bölgelerini askerden daha iyi tanımaları sebebiyle beklenenden büyük başarılar elde ettiler.
Şimdilerde ise halk komitelerinin niteliği biraz daha değişti. Komiteler “Ulusal Savunma Cephesi” adı altında daha geniş, daha organize, daha eğitimli ve düzenli hale getirildi. Sıradan vatandaşlar belli bir süre eğitim aldıktan sonra bu cepheye katılıyor. Böylece halk hem kendini hem de bölgesini terör gruplarına karşı korumaya başlıyor. Teftenaz havaalanını ele geçirmeye çalışan en az 1500 teröriste karşı koyan 100 kişi bu eğitimi almış ilk birlikti. Bir süre sonra Suriye’de iki tür ordudan bahsedilmeye başlanacak.
Süren terörün bir anda bitmesi mümkün değil elbette. Yaraları sarmak da öyle kolay olmayacak, büyük zaman alacaktır. Mesela bir süre önce ilkokul 4. sınıftaki oğlu okul çıkışında kurşunlanarak can veren bir market sahibinden hiç alışveriş yapmıyorum artık. O babanın gözlerine bakamıyorum çünkü. Alışveriş yaptığım bir diğer bakkalın da mutlaka vardır bir hikayesi, ama en azından ben bilmiyorum. Yüzüne baktığımda bile acı çektiğim o babanın, bir de kendisinin çektiği acıyı düşünün...
Bu nasıl telafi edilebilir ki?