Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Sevra Baklacı

Küçük Filistin’e dönüş düşü

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:04 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:04

1962’de Filistinli yazar Ğassan Kenafani, “Hüzünlü Portakal Toprakları” adlı öyküsünde en iyi anlatmıştı Filistinlilerin topraklarından çıkarıldıkları günü... Çocuktu henüz... Şu anda Filistinlilerin yaşadığı Şam’daki Yermük Kampında olup bitenler ise “Filistinli çocukların kaderi mi göç?” sorusunu sorduruyor insana...

Terör çetelerinin işgal ettiği kamptan geriye kalan harabeyi televizyon ekranlarından izleyince irkiliyorum... Sokak sokak bildiğim Yermük’ün kriz öncesi hali zihnimde canlanıyor...

Yermük’ün caddeleri Filistin’in “Lubye, Hayfa, Yafa, Safad, Akka” gibi şehirlerinden almıştı isimlerini... Daracık sokaklardaki evlerin pencerelerinden, evden eve gerilmiş iplerden sarkan Filistin bayrakları ve “Döneceğiz”, “Kudüs bizim”, “Arap Filistin” gibi yazılar vardı duvarlarında... Filistin ile ilgili özel günleri ise düzenledikleri etkinliklerle anmayı ihmal etmiyorlardı hiç...

Suriye ekonomisindeki en önemli ilk 5 çarşıdan biri olan ve birçok Suriyelinin alışveriş yapmak için geldiği Yermük çarşısıyla, okulları, kültür merkezleri, hastaneleri ile hem diğer ülkelerdeki hem de Suriye içerisindeki en önemli Filistin kamplarından biriydi. Her anlamda “Küçük Filistin”di. Kolu, bacağı kopmuş insanları, sanki anılarının kaybolmasından korkar gibi Filistin’de geçirdiği çocukluk günlerini tekrar tekrar anlatan yaşlıları ve ilk konuşmaya başladığı andan itibaren size Filistin davasını, Siyonizm’i takır takır anlatacak küçük çocuklarıyla cadde ve sokaklarında garip bir hüzün ama hüzünle birlikte hayat da vardı Yermük’te...

Filistinli olmanın tam olarak ne anlama geldiğini ilk kez 2012’nin Haziran ayında anladım. Sabah evden çıktığımda ellerinde bayraklarıyla Filistin sınırına doğru yürümek üzere yavaş yavaş toplanan insanları görüp, dönüşte aynı yerde, içlerinden bazılarının resimlerinin asıldığı taziye çadırlarıyla karşılaştım...

15 Haziran 2012’de Filistin’e yürüyenler arasında olup İsrail güçleri tarafından açılan ateş sonucunda yaralanan Filistinli bir genç, 15 Haziran 2013’te Yermük Kampına yürüdüğü sırada İsrail’in desteklediği kiralık çeteler tarafından yaralandı.

El Kaide bağlantılı el Nusra Cephesi tarafından işgal edilen kampta çatışmalar hâlâ sürüyor. Kiralık çeteler, Suriye yönetiminin kabul ettiği, Filistinli örgütlerin “kamp silahlı tüm unsurlardan arındırılsın” çağrılarına da yanıt vermiyor.

Silahlı çeteler tarafından kuşatılmış Yermük Kampında kalanların durumu İsrail hapishanelerindeki tutsaklar gibi... Çıkanlarınki ise anavatanlarındaki “nekbe”yi tekrar yaşar gibi.

Filistin davası tarihinin temel taşlarından biri olan “Dönüş hakkı” şimdi Yermük Kampından çıkmak zorunda kalanlar için dillendiriliyor.
Filistin’e dönme düşlerini biraz erteleyen mülteciler, önce “küçük Filistin”e dönmeyi istiyor şimdi...

Sevra Baklacı 'ın Son Yazıları