Sevra Baklacı
Keskin nişancıların gölgesinde yaşam
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:58 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:58
Sevra Baklacı'nın yazısı 30 Haziran 2013 tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.
“Şam’da durumlar nasıl? Hayat normal mi” diye soran çok oluyor. Bu soruya yanıt vermek zor. Bunun için “durumlar neye göre normal” sorusunu da sormamız gerekiyor. Dışarıdan “anormal” görünen birçok şeyin Suriyedekiler için artık “normal”leştiğini de hesaba katmak gerekiyor. Bir de durum, bulunduğunuz yere göre ve kısa mesafelerde bile çok değişebiliyor…
Yine de genel olarak Şam’ın merkezinde hayatın akışı normal görünürken, merkezden uzaklaştıkça bir kısım yerlerin yine oldukça normal, bir kısım yerlerin ise sorunlu olduğunu söyleyebilirim.
Birkaç gün önce arkadaşlarımla birlikte sorunlu olan yerlerden olan Şam’ın Doğu Ğuta Bölgesindeki Uluslararası Şam havaalanına gittim. Yolun sakinliği, yoldaki, Havaalanı’ndaki çatışma izleri “normal” bir yerden “anormal” bir yere geçtiğimizi hissettirdi.
Havaalanından geri dönüşte ise bindiğimiz taksinin şoförü aniden hızlanırken, tam o sırada bir ses geldi. Araca çakıl taşı çarptığını düşündük. Biraz ilerledikten sonra ise şoför “geçmiş olsun, ucuz atlattık” dedi ve keskin nişancının bize ateş ettiğini söyledi. Hızlanma sebebi de oralarda keskin nişancıların olduğunu bilmesiymiş…
Gidişte de bir başka şoförün yine aynı yerde hızlandığını hatırladım… Suriye’de insanlar ölümün sıcaklığını enselerinde hissetseler bile işlerine, hayatlarına devam ediyorlar. İnsanlar artık pek paniğe de kapılmıyor, ancak yorgun ve bıkkınlar.
Sorunlu olan bölgelerde mağdur insanların bir kısmı evlerini terk edip ya “anormal” kiralar ödeyerek ya da yakınlarının evlerine, sığınma merkezlerine giderek daha güvenli yerlerde yaşamaya devam ederken, bir kısmı ise savaşın ortasında yaşam mücadelesi vermeye devam ediyor. Bazı bölgelerde yaşam, keskin nişancıların gölgesinde sürüyor ve sıradan insanların ceset olması an meselesi haline geliyor…
Çoğu Suriyeli olmayan, dışarıda bunun eğitimini almış keskin nişancılar, çok uzun mesafeden insanları avlayabiliyor. Bazen kentteki yüksek binaların üstünde konuşlanıyor, bazen kendi evlerinin duvarlarına açtıkları küçük deliklerden, bazen terk edilmiş binalara girerek cam veya duvarlara açtıkları deliklerden, bazen de tahrip olmuş araçların içinden, gördükleri insanları sivil, asker ayrımı yapmadan vuruyorlar. Çoğu zaman çocuk ve kadınlar da onların hedefi oluyor. O yüzden bazı bölgelerde insanların sokaklarda yürümesi imkansız hale gelebiliyor…
Şam’daki hastanelerden birinde görev yapan bir doktor, bana istisnasız her gün keskin nişancıların hedef aldığı yaralıların geldiğini anlatıyor.
Hatırlarsanız İhbariye (Haber) Kanalı muhabiri Yara Abbas da Kusayr’deki Dabaa Askeri Havaalanı yakınlarında bir keskin nişancının kurşunlarıyla yaşamını yitirmişti.
“Suriye’de insan kalmazsa sorun da kalmaz” mantığıyla hareket edip bilgisayarda oynanan bir savaş oyununda adam öldürür gibi rahat adam öldüren keskin nişancılar, Suriye’de tehdit oluşturan en önemli unsurlardan biri.
Kendi kendini “Suriye’nin Dostları” olarak atayan güçlerin desteklediği, kontrollerinde bulunan medyanın ise “muhalif” diye servis ettiği ABD İsrail ve Avrupa’yla birlik olup Suriye’yi kana bulayan azılı katiller, Suriye’de durumların normale dönmemesi için ellerinden geleni yapıyor...