Sevra Baklacı
Her şey yolunda
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:57 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:57
Afganistan, Irak ve Libya gibi ülkelerde savaş deneyimi kazanıp Suriye’ye gönderilen yüzlerce teröristin öldürüldüğü Kuseyr zaferi, geri kalan cepheleri de etkiledi… Silahlı çeteler, Kuzeyden güneye birçok bölge de, ülke dışına firar etmeye başladı.
Mesela Halep’in kuzey kırsalına düşen Anedan’dan birçok terör çetesi yöneticisinin, aileleriyle birlikte Türkiye’ye kaçtıkları bilgileri geliyor…
Son aylarda, muhalefetin saldırılarında üs olarak kullandığı, stratejik önemi yüksek bölgelerde peş peşe pek büyük başarılar sağlandı…
ABD, Suriye’de aleyhine süren gelişmelerle birlikte, bir yandan siyasi çözümden bahsederken bir yandan da somut olarak güç dengesinin değiştirilmesi için çabalarını muhalefeti desteklemeye yoğunlaştıracağını söyleyerek çifte standart düzeyini bir kez daha ortaya koyuyor.
Düzenlenmesi planlanan İkinci Cenevre Konferansı’nın hazırlıkları sürerken, Beyaz Saray’ın “muhalefeti” daha fazla silahlandıracağını açıklamasıyla, aynı zamanda kimyasal silahların kullanımına ilişkin asılsız bilgilerin yer aldığı raporu yayınlaması, kırmızı çizginin aşıldığı açıklamalarını yapması tesadüf olmasa gerek. Rapor, muhalefeti silahlandırmak için atılacak adıma gerekçe oluşturuyor. Suriye Dışışleri Bakanlığı, ABD’nin kimyasal silah iddiasının ardından yaptığı ilk açıklamada, bunun Suriye’deki teröristlere silah vermenin bahanesi haline getirildiğini söylemişti.
Suriye “muhalefetini” daha fazla silahlandırıp destekleme kararı, ABD’nin Cenevre’de düzenlenmesi planlanan konferansa karşı samimiyetsizliğini, sözleriyle attığı adımların tutarsızlığını kanıtlıyor. ABD, Suriye’de siyasi çözümü reddetmeye ve bloke etmeye devam ediyor. Desteklediği terör grupları şimdilerde Batı basınına “ABD bize vadettiği silahları verirse, Esad’ı bu kez devirebiliriz” demekle meşgul. 27 aydır aldıkları silahlarla rağmen hiçbir şey yapamadılar, dolayısıyla bu yeni sevkiyatla da hiçbir şey yapamayacaklar... Ancak önemli olan nokta şu ki, bu destek sayesinde Cenevre’de masaya oturmama lüksüne sahip olacaklar.
Suriye ordusunun sağladığı askeri üstünlük, ABD’nin Suriye muhalefetini daha fazla silahlandırma kararı almasına yol açarken, kanlı bir savaşa dönüşen bu Amerikan oyununda yerini alan, Suriye’de teröristleri desteklemeye ve finanse etmeye, yaşanan insani dramları kullanarak uluslararası müdahaleyi hep gündeme getirmeye çalışan, bunun için büyük bir servet harcayan Katar Emiri Hamad bin Halife el Tani’nin, yönetimi oğluna devredeceği açıklandı.
Suriye’deki silahlı grupları “özgürlük savaşçıları” diye nitelendiren Başbakan Tayyip Erdoğan ise Türkiye’deki eylemcilere “çapulcu” diyor.
4 insanın polis tarafından katledilmesiyle birlikte göstericilerin katlanarak artmasına rağmen Erdoğan’ın tehditlerini sürdürmesi, “asıl diktatör kim?” sorusuna da yanıt vermiş oldu.
Suriye üzerine yapılan planlar, o kadar yatırıma rağmen tutmadı ve tutmayacak da... ABD’nin “kimyasal silah kullanıldı” demesi de aslında Suriye’de her şeyin yolunda gittiğini gösteriyor.