Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Sevra Baklacı

Hayır dile komşuna hayır gele başına

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:51 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:51

Sevra Baklacı'nın “Hayır dile komşuna hayır gele başına” başlıklı yazısı 17 Şubat 2013 Pazar tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

Pazar günüydü, hava güzeldi, yürümek için dışarı çıktım.

Uzun zamandır, neredeyse bir yıldır görmediğim bir arkadaşımla karşılaştım. Aynı mahallede yaşarken, oradan ayrılıp ayı ayrı mahallelere taşınmak zorunda kalmış, daha sonra görüşme fırsatı bulamamıştık.

Nasılsın dedim, ayaküstü anlattı… Evlerine roket isabet etmiş, abisi kayıpmış, iki dayısı hayatını kaybetmiş…

Ortadoğu insanının birbirine benzer hikayeleri… Neredeyse kışın grip olma ihtimali kadar ölüm ihtimali…

Çok bunaldım, bir fırsatını bulup uzaklaşsam da biraz nefes alsam, dedi.

Aklıma hemen memleketim geldi. Hatay! Hatay’a git. Hem yakın hem de… Sözümü kesti:

Hatay mı! Şaşkın şaşkın yüzüme baktı… “Cellatlarımızın kamp kurduğu şehir!” dedi.

Ağrıma gitti. Oralar hâlâ güvenli… sayılır… dedim.

Pazartesi günü ise haberi ondan aldım. “Hatay’ın Reyhanlı ilçesindeki Cilvegözü sınır kapısında bomba yüklü bir araç patlamış, birçok insan hayatını kaybetmiş. Hani güvenliydi?” dedi…

Bayramlarda açılıp, akraba iki halkın birbirleriyle kucaklaştığı o sınır kapısında, şimdi bombalar patlamış!

Patlamadan sonra tartışmalar başladı. Araç Suriye yönünden mi gelmiş, yoksa Türkiye yönünden mi? Ne önemi vardı ki…

Patlayan bombaların failini tartışan çok da, bu duruma ortam hazırlayan siyaseti tartışan yok...

Bildik medya, yüzlerden düşen maskeleri, ortaya çıkan gerçekleri her zamanki gibi örterek insanları uyutmaya devam ediyor…

Maskesi düşenler, gerçekleri gizlemek amacıyla ürettikleri sloganların arkasına sığınıyor, suçluluğun da verdiği telaşla tuhaf tuhaf açıklamalar yapıyor, fail her zamanki gibi Esad oluyor…

Tarihin en vahşi teröristlerini topraklarımıza getiriyor, besliyor, her türlü silahı veriyor, kışkırtıyor sonra başımıza birşey gelirse de “Katil Esad” yaptı diyoruz.
Suriye’de hergün katliam yapan o eli kanlı canileri aklımızın ucundan geçirmiyoruz.

“Hayır dile komşuna, hayır gele başına.” demiş atalarımız. Demiş ama dinleyen kim…

Birçok ülke, bu konuda Türkiye’yi uyardı… Suriye’de yanan ateş sizi de yakar dedi.

Hükümet ise Hataylılarla sadece komşuluk değil aynı zamanda akrabalık bağları olan Suriye halkının “cellatlarını”, Hataylıların gözünün içine baka baka illerinde ağırlamaktan hiç çekinmedi.

Sınır aylar önce kapatılarak, denetimi “ÖSO” militanlarına emanet edildi.

Aptal, cahil ve hainlerin odunuyla Suriye’de yanan ateş, Hatay’ı da yaktı. İnsanların tedirginliği bir kat daha arttı…

Hataylı canına da, malına da korkar oldu. Hem de kendi ülkesinde!

Olanlara şaşırmamak hatta bundan sonra olabileceklere hazırlıklı olmak lazım. Her türlü yabancı ajanın, dünyanın terör listesinde yer alan El Kaide, Müslüman Kardeşler gibi terör örgütü elemanlarının cirit attığı yerde, neler neler olmaz ki? Teröristin olduğu yerde terörün de olması doğal değil mi!

Zor bir coğrafyada yaşamıyoruz, yaşadığımız coğrafyayı biz zorlaştırıyoruz. Hatay göz göre göre bir felakete sürükleniyor…

Düne kadar sevginin, barışın kenti diye övündüğümüz Hatay’da artık terör var…

Küresel güçlerin kuşatması altındaki dış politikamızın halini, bağımsız ve özgür Suriye’den hayretle izliyorum…

Sevra Baklacı 'ın Son Yazıları