Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Sevra Baklacı

Gem vurulmamış bir hırs

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:02 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:02

Dünya liderlerini Rusya’da bir araya getiren G20 zirvesine katılan ülkelerin çoğunun BM kararı olmadan yapılacak bir müdahaleye sıcak bakmadığı ortaya çıktı. Peki, Türkiye savaşa girmeğe hala neden bu kadar meraklı?

Zirve sonrası bir basın toplantısı düzenleyerek özellikle Suriye ile ilgili yaptığı görüşmeleri değerlendiren Başbakan Erdoğan, Şam’a operasyonun şart olduğunu tekrar etti. Ne Suriye’deki kararlı direniş, ne diğer ülkelerin müdahale konusundaki çekimserliği ne de Türkiye’deki savaş karşıtı halk onu vazgeçirmiyor. Başbakanımız savaş istiyor!

Bir zamanlar ABD’nin Ankara Büyükelçisi Eric Edelman, Erdoğan’ın karakteriyle ilgili yaptığı analizde şu ifadeyi kullanmıştı: “Tanrı’nın onu Türkiye’yi yönetmek için hazırladığına inanmasından kaynaklanan gem vurulmamış bir hırs.” Evet, öyle büyük bir hırs ki bu Suriye’de yüzbinlerin canına mal oldu.
AKP’nin savaş ısrarı, bir insanın suçlu duruma düşmemek için yaraladığı birini öldürüp kurtulmak istemesine benziyor. AKP iki buçuk yıldır yaraladığı Suriye’yi tamamen bitirmek istiyor ki, ortada delil de kalmasın. Savaşa girmediği takdirde işlediği suçlar nedeniyle kendisinden hesap sorulacağını iyi biliyor.

Erdoğan, “Kimyasal silahla binlerce insan ölüyor. Bazıları Esed değil muhalifler yaptı gibisinden bir hava yaratmaya çalışıyorlar. O silahların kimler tarafından atıldığı da malum ortada. Bunu görmeyenlerin tarih karşısında hesap vermesi gerektiğini hatırlatıyoruz. İnsanlığa karşı da suç işlediklerini hatırlatmak istiyorum.” diyor. Bir insanın bir başka insana tokat attıktan sonra “ben atmadım” diye inkâr etmesi çok zor değildir ama o insana hem tokat atıp hem de “bana tokat attı” diye suçlayabilmek zor ve ayrı bir olaydır. Başbakan aynen öyle yapıyor…

Erdoğan Suriye konusunda olmayanı kanıtlamak için büyük çaba harcadı ve bu çaba ülkemizde bazı kesimler üzerinde maalesef karşılık buldu.
Suriye halkını korumaya çalıştığını iddia eden başbakanın Suriye’de bugüne kadar yapılan her anti-emperyalist eylemde, her cenaze töreninde, her bombalı eylemden sonra kulaklarının çınlatıldığına şahit oldum hep.

Nusrayı kastederek Suriye halkının bu tarz aşırı uçlara prim vermeyeceğini söylerken başbakan, Nusralı iki kişi dün sabaha karşı Suriye’de değil İstanbul’daki Gazi Karayolları Cemevinde bir kişiyi yaralayıp Cemevinin eşyalarını tahrip ediyor. Merak ta ediyor insan, bu aşırı uçlar Suriye’de “görevlerini” tamamladıktan sonra buharlaşıp yok mu olacaklar?

Savaşlar hep Ortadoğu’da, bu coğrafyada ortaya çıkıyor. Emperayal güçler bölgemizde kendilerine kukla bulmasalardı bunu gerçekleştirmeleri mümkün olabilir miydi? Bu savaş, özellikle Ortadoğu halklarını birbirine kırdırmak için tezgâhlanan bir savaştır. Çıkarsa bu savaş tüm Ortadoğu’ya yayılacaktır. Kimsenin kendini bunun dışında tutma şansı kalmayacaktır. Bu savaşta masumlar ölecek kin ve düşmanlık nesiller boyu sürecektir. Uluslar parçalanacak, doğal zenginlikler bölge halkının elinden gasp edilecektir. Amerika ve Batı, bölgenin efendisi olacak Ortadoğu halkları zelil yaşamaya mahkûm edilecektir… Bölgedeki devlet otoritelerinin zayıflaması durumunda etnik ve mezhep çatışmaları kışkırtılacak, bölgede büyük acılar yaşanacaktır…

Sevra Baklacı 'ın Son Yazıları