Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Sevra Baklacı

Çözüm Cenevre’de mi, Şam’da mı?

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:57 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:57

Suriye krizinin başından bu yana, çözüme yönelik siyasi anlamda kayda değer bir gelişme olmadı. Bu güne kadarki Annan Planı, Arap Birliği’nin çalışmaları, bölgesel girişimler ve Birinci Cenevre konferansı başarıya ulaşamadı.

“Muhalefet”i destekleyen ülkeler, geçtiğimiz yılın 30 Haziranı’nda Cenevre konferansında alınan kararlara imza atarken, bu imzanın arkasına gizlenip kendi projelerini devreye sokmaya çalıştılar.

Siyasi çözümü öngören Cenevre süreci ise şimdi tekrar gündeme getirildi. Rusya ve ABD Dışişleri bakanlarının 7 Mayıs’ta Sochi’de birlikte açıkladıkları, Haziran ortasında iktidar ve muhalefetin katılacağı 2. Cenevre konferansına davetli tüm taraflar, şimdi son hazırlıklarını tamamlıyor...

Cenevre’de temsil edilecek tüm devletler, Suriye için toplanıyor görünse de aslında bölgedeki çıkarları için orada hazır bulunacaklar. Hepsi insan haklarından bahsederken, aslında gaz ve petrol yataklarından bahsetmiş olacaklar. Bunun yanı sıra Amerika, Suriye’deki tutumuyla, İsrail’in çıkarlarını koruma ve Asya’nın doğusuna ulaşmayı amaçlarken, ABD ile aynı konumda olmasalar da, Rusya ve Çin’in amacı ise Akdeniz’deki varlıklarını sürdürmek ve radikal İslami hareketin kendi topraklarına ve etraflarındaki Müslüman ülkelere uzanmasını önlemek...

Suriye konusunda kendini en çok kaybeden AKP ve Araplar ise ABD’nin çıkarlarını korumaya çalışacak. Ülke olarak bir çıkarları yok, aksine...
Anlayacağınız, Suriye’de çözüm büyük güçlerin stratejik hesaplarına takılıyor.

Peki Cenevre konferansı krizi çözecek mi?

Cenevre konferansından bir sonuç çıkması için öncelikle Rusya’yla Amerika’nın uzlaşması gerekiyorken, konferans öncesi iki ülke kendi destekledikleri tarafı silahlandıracağını açıklıyor...

Önemli kırılma noktalarından bir diğeri, “Suriye muhalefeti”nin Cenevre’de masaya oturmak için Esad’ın yetkilerini geçiş hükümetine devretmesi gibi gerçekçi olmayan bir koşul öne sürmesi.

Öte yandan, başta El Kaide ve Nusra Cephesi olmak üzere uluslararası radikal terör grupları, askeri çözüm seçeneğini ortadan kaldırıp siyasi çözümü öngören Cenevre’yi reddediyor ve “ÖSO”nun Esad’la masaya oturmasına karşı çıkıyor. Barış isteyen muhalif gruplar ise çok zayıf ve dağınık durumda.
Yani barış yolunu kapatan düğüm, Cenevre’de çözülecek gibi görünmüyor.

Asıl önemli gelişmeler ise cephede oluyor. Suriye’de süren mücadelenin en önemli iki tarafı, Suriye ordusu ile dünyanın muhalif diye gösterdiği “ÖSO” ve Nusra Cephesi. Şu anda Suriye ordusu büyük bir üstünlük sağlamış görünüyor.

Kusayr bölgesinin büyük bir bölümünde kontrolün sağlanmasıyla, ordu ülkenin batısında büyük bir güç sağlamış oldu.

Ordunun özellikle uluslararası karayolunu kontrolü altına alması, militanlara yapılan yardımları kesmesi, yine önemli bir gelişme. Şam’ın Doğu Ğuta bölgesindeki başarılarını da unutmamak gerekiyor.

Askeri operasyonlar birçok bölgede sürerken, bunların önümüzdeki günlerde daha da artması bekleniyor.

Yıldızları bir türlü barışmayan Nusra Cephesi ile “ÖSO” arasındaki mücadele de bitmiyor. İki taraf arasındaki çatışmalara birçok bölgede rastlanıyor. Son olarak Nusra Cephesi’nin “ÖSO” elemanlarını idam etmesi, aralarındaki çekişmenin boyutunu gösteriyor.

Tüm bu gelişmeler yaşanırken Cenevre hamlesini yapıp beklemeye başlayan Şam yönetiminin, önümüzdeki günlerde belki de Cenevre’ye ihtiyacı bile olmayacak...

Sevra Baklacı 'ın Son Yazıları