Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Sevra Baklacı

Bu kanın sorumluları unutulmayacak

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:06 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:06

Herkes aynı fikirdeydi. Ölmek, çetelerin eline düşmekten iyiydi. Bu konuda ne yapılabileceği anlamında fikir yürütülen bir ortamda “kendimizi nasıl öldürebiliriz” diye soruyorlardı Suriyeli gençler… Yanlarında, mesela kol saatlerinde -eski filmlerde olduğu gibi- bir miktar etkili bir zehir bulundurma ve teslim olmaktan başka çarelerinin kalmadığı anda onu içme fikrinin en ‘mantıklı’ fikir olduğu üzerinde karar kıldılar. Teröristlerin Suriye’de daha önce çok defa, -çoğu zaman da eşlerinin önünde- kadınlara tecavüz etmeleri, insanları aile fertlerinin gözü önünde kesmeleri ve ölümden beter her türlü işkenceye maruz bırakmaları böyle düşünmelerinin sebebi…

Gerçekten yanlarında zehir taşıyanlar oldu mu bilmiyorum ama gençler, üniversiteli gençler bunları konuştular. Ve onlar bunları konuşurken “biz neler konuşuyoruz, bizi ne hale getirdiler” deme, konuştuklarına şaşırma olayını da geçtiler. Bu konuşmalar çok normal, sıradan konuşmalar haline geldi.

Suriye ordusunun Kalamun’dan sonra Nabk Bölgesini de ele geçirmesinin ardından silahlı militanların, misilleme olarak Şam’ın 20 kilometre kuzeyindeki Adra kasabasını basmasıyla birlikte bu katliamdan kaçabilen insanların anlattıkları gençlerin konuşmalarının sebeplerini açıklar nitelikte…

Onları diri diri yaktılar. Hazırlığı daha önceden belli olan saldırı öncesinde isim ve adresleri içeren listeler hazırlanmıştı. İçeridekilerin de yardımı ile bu listelere göre evlere, iş yerlerine girmeye başladılar. Adra’nın ilk kurbanları fırın işçileriydi. Onları fırında diri diri yaktılar. Herkesi bodrum katına indirerek kimlik kontrolü yaptılar ve kimliğe göre pala ve bıçaklarla katletmeye başladılar. Bazı insanları da rehine olarak alıp kaçırdılar.
Ve Adra’da da bazıları ‘çetelerin eline düşmektense ölme’ yolunu seçtiler. Böyle durumlar için yanlarında el bombaları bulundurmaya başlayanlar (özellikle güvenlik güçleri mensupları) teröristlerin eline geçmek yerine kendilerini, aileleri ve saldırganları el bombalarıyla yok ettiler…
El Kaide Liderlerinden Ebu Musab El Zerkavi ile ilgili bir hikâye dolaşır ‘cihatçıların’ dilinde… Ebu Musab’ın karısı bayrama yakın kocasına “bu sene bayramda kurban kesecek miyiz?” diye sorar. Ebu Musab, “evet” cevabını verince karısı şaşırır ve “paramız yok, nasıl keseceğiz”, der. Ebu Musab, “bir münkir keseriz”, diye cevap verir… “Kesenlerin efendisi” lakaplı, bu şahsın kafa kesme ile ilgili bir kitabı bile var. İşte bu zihniyete sahip radikal İslamcıların Suriye’deki katliamları sürüyor.

İnsanlık maalesef barbarlıktan kurtulabilmiş değil. Suriye’de barbarlığın yolunu açanlardan ise ses seda yok… Ama bu kadar kanın dökülmesine, sözüm ona Suriye’yi özgürleştirmek isteyenleri destekleyerek, ortak olanlar asla ‘demokrasi mücadelesi’ destekçisi olarak anılmayacaktır. Bunda katkısı olanlar da hafızalarda muhafaza edilecektir.

Sevra Baklacı 'ın Son Yazıları