Ömer Faruk Eminağaoğlu
Yargıdaki atamalar Başbakan'dan referanslı!
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:55 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:55
Ömer Faruk Eminağaoğlu'nun "Yargıdaki atamalar Başbakan'dan referanslı!" başlıklı yazısı 11 Mayıs 2013 Cumartesi tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.
HSYK, yargıda yaz atama kararnamesini yayınladı. İncelendiğinde, HSYK’nın yargı üzerinde güvence değil artık vesayet yarattığı, doğal yargıç ilkesinin çöpe atıldığı, her yaz döneminde adeta askeri bir rotasyon sistemi gibi 2 bine yakın kişinin yerinden edildiği, bu nedenle her kararname dönemini tüm yargıç ve cumhuriyet savcılarının tedirginlikle beklediği, çok açıkça göze çarpan konular...
Yargı için ülkemizde her zaman yapılan eleştiri, bağımsız ve güvenceli bir yargı ortaya çıkmadıkça, yargının hep gücün yanında yer aldığıdır. Yargıya en çok gereksinim duyulduğu darbe dönemlerinde yargı, adalet bekleyenlerin değil, gücün yanında olmamış mıdır? Bu darbe dönemleri, ister sivil ister askeri olsun, yargı bu tutumundan vazgeçmemiştir.
Bugün de yargı gücün yanındadır. Yokluğunda yaşanılanlardan hareketle, yargının güce boyun eğmemesi, erkler ayrılığının korunması, yargıya güvence olması için, bağımsız olarak ilk kez 1961 Anayasası ile kurulan HSYK, daha sonra 12 Mart, 12 Eylül ve de ikinci 12 Eylül ile güce göre biçimlendirilince, artık yargı bağımsızlığı da teorik bir söylemden öte anlam taşımamaktadır.
Atama kararnamesinde, liyakat ve donanımın değil, HSYK’ya ve HSYK’ya hakim olan gücün belirleyici olduğu göze çarpmaktadır. Değişen tabela altında, yargı ile ilgili işlemleri artık HSYK yapınca, bu kandırmaca da sürüp gitmektedir, o kadar...
Kararnamedeki hangi atamayı irdelemeli... Buna sayfalar yetmez. Kararnamede açık olarak görülen o ki, yargı artık idarenin bir organı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan atama da, kararnamede yer alan çok açık ve aykırı örneklerden sadece bir tanesidir. Şöyle ki 2005 yılında kurulup 2006 yılında faaliyete geçen Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) görevine, bu merkez kurulur kurulmaz, Ankara Cumhuriyet Savcısı Fethi Şimşek, Telekomünikasyon Kurumu Başkanı ve Başbakan’ın ortak imzası ile atanmıştır. Bu atamanın dayanağı olan yasal düzenlemeyi, Anayasa Mahkemesi 2009 yılında iptal etmiştir. Yasanın iptal gerekçesinde, atamanın Cumhurbaşkanı’nı devre dışı bırakan ikili değil, müşterek kararname ile yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Görüldüğü gibi yapılan özel düzenleme ile dönemin Cumhurbaşkanı bile bu atama işleminde devre dışı bırakılmış ve bu durumun Anayasa’ya aykırı olduğu daha sonra Anayasa Mahkemesince bile karara bağlanmış, son noktada doğrudan Başbakan’ın seçim, tercih ve imzası ile siyasi tercihe mazhar olan bir kişinin ataması TİB’e yapılmış, atanan kişi o görevinde de siyasi beklentileri karşılar biçimde hareket etmiştir.
TİB’de hukuka aykırı dinlemelerle ilgili olarak Kasım 2009 ayında keşif ve tesbit işlemleri yapan Ankara Sulh Ceza yargıcı bile, Fethi Şimşek’in başkanı olduğu bu dönemde fiilen engellenmiş, daha sonra bu engellemelerin arkasında, hukuka aykırı dinlemelerin bulunduğu ortaya çıkmıştır. Bunun gibi hukuksallığı tartışmalı bir çok işlem, etkin bir denetim de yapılmadığı için TİB bünyesinde söz konusu olmuş, ülkede telekulak, herkesin ortak gündem maddesi haline bile gelmiştir.
Şimdi anılan kişi Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı görevinden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na atanmıştır. Siyasi iktidarın tercihine mazhar olup atandığı o görevde, hiyerarşik sistem içinde hukukun değil bürokrasinin gereğini yerine getiren, hukukçu kimliğinden uzaklaşan bir kimsenin, şimdi dönülerek Ankara Cumhuriyet Başsavcısı yapılması, HSYK yönünden de, HSYK’ya hakim olan iradenin görülmesi yönünden de son derece manidardır. HSYK yargıyı, iktidar da HSYK’yı parmağında oynatmaktadır. TİB bünyesindeki işlemler, bu atama için olumlu ve hukuka uygun bir referans olamayacağına göre, bu atamanın referansı kimdir?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, özel görevli mahkeme başsavcılığı görevi bile olduğu hatırlandığında, TİB’de yürütülen özel görevlerden sonra, demek ki daha da özel görevler atandığı bu yeni görev de kendisinden beklenmektedir.