Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Ömer Faruk Eminağaoğlu

Terörle yönetim

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:49 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:49

Ömer Faruk Eminağaoğlu'nun "Terörle yönetim" başlıklı yazısı 02 Şubat 2013 Cumartesi tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

Bu yıl da adalet ve demokrasi haftasında, adalet için, demokrasi için bedel ödeyenler anıldı bu uğurdaki mücadelenin süreceği sözleri verildi. Haftanın bitmesi dahi beklenmeden, adalete ve demokrasiye saygısı olmayan odaklarca gerçekleştirilen eylemler, verilen sözlerin takipçisi olunması gerektiğini de gösterdi...

Hafta, ÇHD’li avukatların tutuklanmasıyla başladı. Yıllar önce Aziz Nesin’ler mahkemelerde yargılanırken, mevzuat uyarınca onları öyle her avukat değil, ancak isimleri sakıncalı bulunmayan avukatlar mahkemelere katılarak savunabiliyordu.

Zaman ilerleyip, hukuk alanında da gelişmeler kaydedilince, işi şansa bırakmamak için, avukatlara sakıncalı gözüyle bakmak yerine, daha kesin çözümler üretildi. Evet, sakıncasız yargıç ve savcılarla yola devam edildi. Bunun içinde 12 Mart’tan itibaren sıkıyönetim mahkemeleri, DGM’ler, özel görevli mahkemeler, en sonunda da 2012 de terör mahkemeleri devreye sokuldu. Bir atama işlemiyle uzman oldukları kabul edilen, son derece sakıncasız olan yargıç ve savcılar bu mahkemelerde görev yaptı. Böylece olağanüstü mahkeme olarak değil, uzman mahkeme yutturmacasıyla bu mahkemeler sistemde tutuldu. O nedenle, böyle sakıncasız yargıç ve savcıların görev yaptığı bu mahkemeler için, avukatlar hakkında getirilen geçmişteki Aziz Nesinlik çekinceler de doğal olarak kaldırılmıştı...

Geçmişte sakıncalı avukatlar sadece duruşmalara sokulmuyor, sorun çözülüyordu... Ama şimdi sakıncalı bulunan avukatlar, insanlara duruşma salonu dışında bile hak sahibi olduklarını anlatıp, üstünlüğün hukukuna tabi olunmamasını ifade ederek en büyük terör eyleminde bulununca, sakıncasız mahkemeler, onları artık duruşma salonuna alıyor ama cezaevine göndermek için... Demokrasideki ilerleme böyle... Durum böyle olunca, sakıncasız mahkeme ne yapsın... OIayı Aziz Nesinlik hale getiren, kendilerini sakıncalı kılan bu avukatlar olduğuna göre!

Bu durum bile siyasi iktidarı tatmin etmedi... İşi sakıncalı-sakıncasız diye ayırmadan yargıya bırakmamak için, adeta genel müsadere tarzı sonuçlar doğuracak bir adım daha attı...

Artık terör adı altında, bu gerekçe kullanılarak, herhangi bir yabancı devletin talebi olunca, doğrudan Bakanlar Kurulu, kişilerin Türkiye’deki malvarlığını dondurabilecek... Sadece karşılıklılık koşulu ile herhangi bir yabancı devlet talebi yeterli... Yine BM Güvenlik Konseyi böyle bir karar almışsa, bu karar doğrudan Türkiye’de uygulanabilecek, artık sakıncasız(!) yargıya bile gerek yok... İdarenin bu konudaki işlemlerini ise, gözü bağlı oluyor da, başı niye bağlı olmuyor diyen idari yargı denetleyecek...

İktidarla aynı düşünmeyen herkesin terör suçlamasına muhatap edildiğini hatırladığımızda, aynı tabloda haklarında terör soruşturması bile olmayanların malvarlığını, suç öncesinde bu şekilde doğrudan hükümet donduracak ve ona bağlı bir kurum da uygulayacak...

Türkiye’de, daha ortada bir soruşturma bile olmadan, kendilerine terörü finanse etme gözüyle bakılanlar için de manzara benzer... Şimdi bunun mutfak çalışmasını, tamamen hükümetin kontrolündeki bir kurul yapacak... Adli soruşturma var ise malvarlığı zaten donduruluyordu... Artık malvarlığının terör suçunda kullanılması koşulu da aranmıyor, adeta genel müsadere!

Ve öyle bir yasa tasarısı ki, suç öncesi ve suç boyutu birlikte aynı yasada düzenlenmiş... Hukuk ile istihbarat içiçe geçmiş... Bu da hukukun hangi alana kaydığını, terörün her konu için silah gibi kullanıldığını bir kez daha ortaya koyuyor...

İşte, bir adalet ve demokrasi haftası da böyle başladı ve böyle bitti...

Ömer Faruk Eminağaoğlu 'ın Son Yazıları