Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Ömer Faruk Eminağaoğlu

Sessiz darbenin tankları

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:53 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:53

Ömer Faruk Eminağaoğlu'nun “Sessiz darbenin tankları” başlıklı yazısı 23 Mart 2013 Cumartesi tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

Özel görevli mahkemeler ile bu mahkemelerin yerine kurulan terör mahkemelerindeki işlem ve yargılamalar ilerledikçe, hukuktan her geçen gün bir adım daha uzaklaşılmaktadır. Bu mahkemelerin ve bu mahkemelerdeki yapılanmanın hukuk ile açıklanamayacağını ifade özgürlüğü çerçevesindeki “cübbe giymekle yargıç, fakülte bitirmekle hukukçu olunmaz” sözlerimle dile getirdiğim için de, bu mahkemelere hakaret suçlamasıyla yargılanmam hâlâ devam etmektedir.

Özel görevli mahkemelerin önceki şekli olan DGM’ler Fransa’da elli yıl önce kurulduklarında, hukuki sapıklık olarak nitelenmiş olup, bu sözler Fransa’da eleştiri çerçevesinde kabul edilerek adli işlem yapılmamıştır. Bu durumu ortaya koyup Türkiye’de aynı sözleri tekrarladığımda hakkımda işlem yapılmamış, ancak yukardaki sözler nedeniyle ise her nedense işlem yapılmaktan geri durulmamıştır.

***

Laik ve demokratik bir hukuk devletinde, laik ve demokratik bir yönetim için, iktidarı kullanacak siyasi partinin de bu niteliklere sahip olması gerekmektedir. Bu niteliklere sahip olmayan veya bu nitelikleri kaybetmiş bir siyasi partinin bu nitelikleri kazandığı saptanmadan, iktidar gücünü kullanması ve hükümet etmesi, hukuken açıklanamaz. Bunun tek açıklaması, sessiz ya da sivil darbe tanımlaması ile olanaklıdır. İşte ülkemizde iktidar partisi için de durum aynıdır. Ancak iktidar partisi, her şeyi hukuk ve demokrasi içinde gösterebilmek için, baskı altında tutmak, susturmak istediği ne kadar siyasi parti, sivil toplum örgütü, basın ve yayın organı, kişi veya kuruluş varsa, onların üzerine tank yürütmemiş, ancak bağımsızlıkları ve tarafsızlıkları yok edilmiş, objektif olamayan, iktidarın etkisi altındaki özel görevli mahkemeleri tankları olarak bu yolda kullanmıştır. Bu şekilde, özel görevli mahkemelerin uygulamaları, hukukun gereği gibi sunulmuş ise de, anılan mahkemeler üstünlerin hukukunu uyguladığı için, böyle bir sistem içinde tank yürütülmesine de gerek kalmamıştır.

Özel görevli mahkemelerdeki davaların tamamını da bu çerçevede görmek gerekmektedir. Tüm davalar, aynı sürece hizmet etmektedir. Bu mahkemelerdeki bir dava sonuçlandıktan sonra, diğer davalar domino taşı gibi art arda hukukun dışındaki hükümlerle sonuçlanacağından, burada atılması gereken adımda en büyük görev barolara düşmektedir.

Özel görevli mahkemeler veya bunların yerine kurulan terör mahkemelerin kaldırılmasını ve sistemin normalleşmesini sağlamak, bir mücadele gerektirmektedir. Anılan mahkemelerdeki davalarda avukat bulundurmak zorunludur. Bu nedenle bu davalardaki bütün avukatların davalardan çekilmesi, baroların da bu mahkemelere avukat görevlendirmemesi, bu mücadele için baroların sorumluluk üstlenmeleri gerekmektedir. Böyle bir mücadele sonucunda anılan davalar sonuçlandırılamayacağından, bu mahkemeler kapatılmak zorunda kalacak, savunma makamı etkili olamadığı bir sürece dahil olup bu mahkemelere meşruiyet kazandırmayacak, adil yargılama ortamının bulunmadığı bu yapılanmalar, hukuk sisteminden çıkmış olacaktır.

Onun için görev ve sorumluluk sessiz ve sivil darbenin tanklarını etkisiz kılmak için barolara düşmektedir.

***

Özel görevli mahkemeler öncesinde mevcut olan DGM’ler 12 Mart döneminin mirası olup, o dönemde Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği bu mahkemeler, 12 Eylül döneminde benzer durum ortaya çıkmaması için Anayasa’da düzenleme konusu edilmiş idi. 12 Eylül döneminden itibaren, 12 Eylül’ün dışlayıcı uygulama ve mevzuatının üzerine gitmeyip, güneydoğu ve Kürtler’le ile ilgili konularda da hiçbir politika üretmeyen siyasi partiler, hele de iktidar partileri, askerin operasyonlarını, DGM’lerin (daha sonra ÖGM’lerin) yargılamalarını seyretmekle yetindikleri, konu bu noktaya sıkıştırıldığı için, işte bugün neler yaşamaktayız...

Hukukun üstünlüğü ve egemenliği için, sessiz ve sivil darbenin tanklarını etkisiz kılacak adımları, barolar artık bir an önce atmalıdır.

Ömer Faruk Eminağaoğlu 'ın Son Yazıları