Mehmet Bozkurt
Tayyip Bey'den sonra kim Başbakan olsun?
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:27 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:27
Böylesine tumturaklı sorular bana bir türlü denk gelmiyor. Sokakta zaman zaman birilerinin yanaşıp “afedersiniz”le başlayan merak uyandırıcı sözcüğün sonu hayal kırıklığı yaratacak sıradanlıkla sonlanıyor hep: Bu, ya saat sorma, ya sigarası için ateş isteme ya da “Akay Yokuşu nerede” türünden adres sorma şeklinde oluyor. Gel de kırılma!
Başlığa kurulup oturan soruyu 12 Haziran seçimlerinden önce yabancı bir kuruluş sordurtmuş anketörlere:
Tayyip Bey’den sonra kim başbakan olsun?
Bu anket soru her ne kadar yabancı bir kuruluşun merakı faslından gazetlere düşmüşse de benim fikrim sorunun “mırmır” tarafından şöyle el altından sordurulduğu yönündedir. Mırmır dediğim Bülent Bey! Bülent Arınç..
Bülent Bey, Ahmet Davutoğlu ve Abdullah Gül’ün ardından kendine yer ediniyor. Ankete göre üçüncü sıra Bülent Bey’in yüzünü ekşitecek bir seviyeye işaret ediyorsa da bir ve üç arasındaki yüzdelik hesabın birbirlerine olan yakınlığı yürek gücünü büsbütün yıkacak seviyede olmadığı anlaşılıyor. Bu iyiye yorumlanabilir.
Kişisel olarak fikrim bu tür anketlerin yapılmasından yana. Ayrıca bu tür anket sorularında olması gereken sadeliği fazlasıyla taşıması nedeniyle de “sorucu” ayrıca tebrikleri hak ediyor. Tebrik ediyorum. Beğendim.
Sorunun yerindeliğine itirazımın olmadığını bu kısa girişle açıklamış bulunuyorum. Lakin zamanlamaya itirazım var. Sonuca dair açıklamanın zamanlamasını ayarlayanlar sahiden de “kafa büyük içi boş, tut kulağından çifte koş” türünden olmalılar.
Yahu adamcağız hasta yatağında. Amerika’dan “yılın elemanı” ödülünü aldığını ilişkin Time Dergisinden okuduğu haberin tadını çıkaramadan sindirim sistemiyle ilgili operasyon geçirmiş, kaç gündür yastıktan kaldıramadığı başını nihayet “bugün iyiceneyim” diyerek başucu komidininin, yoksa şifoniyer mi üzerindeki gazetelere göz attığında, soru şu: Tayyip Bey’den sonra kim başbakan olsun?
***
Al işte, ver işte, gördün mü işte..
Zamanlamaya bakar mısınız?
Nerede benim bakanım? Büyük “B”yle bakanım.. Müsteşarım.. Şöförüm.. Nerede benim Sayın Milletvekillerim?
Dinime imanıma bunlar adamın soluğunu düğümlerler!
Bunlar “la ilahe”siz nefes almayan yedi göbekten mü’imin’e istavroz çıkartırlar, hem de havra’da!
Şimdi anlamadım. Kafam.. Kafam karıştı.. Burası neresi?
Apo..Davudo..
Göz oldum. Göz oldunuz koltuğuma, göz göz oldunuz.. Gözü çıkmayasıcalar.. Yoksa çıkasıcalar mı? Her neyse..
Öldüm mü?
Lan Bülent?
Hani benim dokuz numaram?
Kasımpaşam.. İETT Spor’um.. Ben forvet oynardım!
Nerede benim dokuz numaralı formam!
Sen kimsiniz!?
Arınç mısınız?
***
Elbette şaka.. Elbette geçmiş olsun Sayın Başbakana..
Lakin ve sahiden bu insanlara güven olmuyor.
Sen hayat denilen serüvene İstanbul denilen cangılda başlayacaksın, ayaklarının üstünde dikilip genç toraman olduğunda on bir yul boyunca dokuz numara, bu arada imam ve hatip, sonra MSP, sonra Refah, Belediye Başkanı, tam ferah derken şiir: Kubbe, miğfer, minare mızrağa da benzer AKP, Başbakan.. Benim Bakanım.. Benim Müsteşarım.. Benin Valim.. Benim Belediye Başkanım.. Tırnaklarınla söküp alacaksın!
***
Adamcağız hasta döşeğinde canıyla uğraşıyor, birileri de, hani öldü ya, Tayyip Bey’den sonra kim başbakan olsun?
Sahiden çok büyük ayıp ve arsızlık!
Musalla taşının üstünde yatan babalarının ardından fatiha okurken: Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.. Adliye’nin arkasındaki arsayı babam bana vermişti.. Maliki yevmiddin.. Özelleştirme ihalesi için teminat mektubuna ben kefil olmuştum.. Üyyake na’büdü ve iyyakenest’in.. O iş hanını benden nah alırsın..
Hele durun zındıklar!
Cenazenizi önce bir kaldırın.. Kavgayı sonra yaparsınız..
***
Soru orta yere düştü: Tayyip Bey’den sonra kim Başbakan olsun?
Adamcağız hasta döşeğinde “sırası mı” diyen bir Allah’ın kulu çıkmadı.. Adı torbadan çıkanlar durum değerlendirmesi yapıyor olmalı!
Ayıplıyorum.
Böyle tumturaklı sorular bana bir türlü denk gelmiyor.
Kim olsun?
Nazım Hikmet Kültür Merkezi’ni sağına aldıktan sonra elli metre kadar yürü sola dön Esat’a doğru uzanan yokuşun adıdır Akay Caddesi.. Haa Tayyip Bey’den sonra mı?
Tayyip Bey hasta yatağındayken bu soruya cevap vermeyi yakışıksız bulurum ama biraz sıkıştırırsanız, elbette kişisel fikrimdir ne Apo, ne
Davudo, ne de Bülo..
Benim reyim Cübbeli’ye... Yani Cübbeli Ahmet’e.. Şirin bir görüntüsü var sonra espirili bir adam. Arada eğlenirdik. Canım benim!