Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Mehmet Bozkurt

Mehmet Bozkurt

Engin Ardıç Bir Rastlantıdır

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:19 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:19

Tamamen rastlantıdır. Uygun koşulları bulabilseydi çok güzel bir ağaç olabilirdi Ardıç. Bulamadı... Ardıç kuşunun gagasından ağzına oradan da sindirim sisitemine inen ardıç tohumu sistemi terk edip toprağa düştü ama, çatlayamadı. Çatlasaydı ağaç olacaktı. Yazık... Dışkı olarak kaldı.

Bu kadar yükseğe değil, birazcık daha alçağa, bizim oralarda “alçağa” engin derler, bıraksaydı ardıç kuşu dışkısını dışkıdaki tohum çatlayabilmek için gerekli nem ve ısıyı yakalayacak, ağaç olma yolunda yeryüzündeki serüvenine başlayacaktı. Olmadı... Dışkının düştüğü yer yüksekçe mevzilendiğinden dışkı, dışkı olarak kaldı.

***

Ardıç’ın, ağaç olacakken dışkı olarak kalması kötü bir rastlantıdır.

Biliniyor, ardıç ağacının üremesi, üreyip dağa taşa yayılabilmesi için tohumunun kuytu, sıcak, güvenli bir ortama intikali gerekiyor. Karnı daima aç, doymak bilmeyen ardıç kuşu, ardıç kozalaklarının içindeki tohumları yutarak sindirim sistemine intikal ettiriyor. Sonrasında tohum dışkının içinde sistemi terk ediyor.

Ardıç kazaya belaya uğramadan ağaç olma yoluna girip bunu başarıyla bütünleyebilseydi şayet, büyük bir ihtimalle, ileride, her gün yolcuların yüzlercesinin inip, yüzlercesinin bindiği tren garlarına uzanan demiryollarına çok güzel bir travesti olabilirdi. Pardon, travesti değil bütün travestilerden içtenlikle özür diliyorum, travers demek istedim hani şu raylar arasına konulan kirişler... Bu kirişlerin en mükemelinin yumuşak ve esnek olması nedeniyle ardıç ağacından yapıldığı aklıma geliverdi her nedense!

Bu defa hata yapmamak için özenle yazıyorum ”travers” olup hiç olmazsa kamu yararına koşulmak varken, sersem bir ardıç kuşunun azıcık yükseğe değil de engine şey yapmasının doğurduğu sonuca bakıyorum da “vah” diyorum kendi kendime... Vah ki vah! Ne güzel travesti olurdu bu ardıç... Yani travers!

***

Tasarım diyenler de var.

Evet. Ardıç’ın Tanrının bir tasarımı olduğunu düşünenlerin sayısının da az olmadığını belirtmeliyim.

“Fikirlerin çatışmasından hakikat kıvılcımı doğar” mealinde, Başbakanın da arada bir kullandığı “Müsademi-i efkardan, barika-i hakikat doğar” sözünü duymayan yok. Bu sözün rehberliğinde “Ardıç bir rastlantıdır” teziyle, “Tanrının tasarımdır” tezini çatıştırmanın ön açıcı olabileceğini söyleyebiliriz.

Evrende aklınıza gelen, gelmeyen her şeyin ezeli ve ebedi, eşi ve benzeri olmayan, kendi kendine var olan ve hiçbir şeye ihtiyaç duymayan bir gücün, Tanrı diyebilirsiniz, bir tasarımı olarak yaratıldığı fikrine yaslananlar buradan hareketle ardıç’ın, tam da servigiller kabilesinin iğne yapraklı ağaçlar ailesine katılacakken pislik olarak kalmasını da büyük tasarımcının iradesine bağlarlar. Yani Tanrı ardıç’ın pislik olarak kalmasını dilediği için ardıç pisliktir tersi olsaydı ağaç olurdu demeye getirerek, benim “rastlantıdır” tezime karşı çıkarlar.

Bu durumda şu soruyu çok görmeyin: Tanrı böyle bir pisliği ne demeye tasarlar?

Bu soru benim ısrar ettiğim “rastlantıdır” tezini hayli destekleyen içeriğe sahip görüldüğünden karşı tarafı sıkıştırmak için tarafımdan sorulmuş izlenimi bırakıyorsa da, düşündüğünüz gibi değil. Çünkü bu soru neredeyse insanlık tarihinin en eski sorularından biridir ve yanıtı da hiç ummayacağınız basitlikte olup şöyledir: Tanrı bilir!

Bu basit ve sade yanıta teslim olmayacağımızı bilenler Mevlana’dan destek almak için açarlar Mesnevi’yi. Maşallah Mesnevi’nin de her konuda edilmiş sözü var: ”..Bu durum sıcak bir hamama banzer. Hamamın sıcaklığı külahından hasıl olur. Ulu Tanrı ot, odun ve tezek gibi vasıtalar da yaratır. Bunlar her ne kadar görünüşte kötü ve çirkin ve iğrenç şeyyler iseler de hamamcı için iyilik sayılır. Çünkü bunlarla hamamcının hamamı ısınır ve bunun da halka faydası dokunur. Hamama ve hamamdakiler için tezek faydalı ve yararlı ise, bu gibi şeylerin tasarlanıp yaratılması boşuna değildir..”

Verilen malzeme listesindeki ot ve odunun “kötü, çirkin, iğrenç” sözcüklerle kuşatılmış olmasına takılmadan “tezek” sözcüğüne yönelmemizi öneren “tasarım” yandaşları, tezekten pisliğe uzanan yolun kısalığını işaret ederek pislik, ardıç tohumu ve Ardıç arasındaki bağlantıya getirirler lafı.

Ancak, tezekle ardıç arasındaki bağlantıyı kuran zekayı takdir edip kuvvetlice alkışlamama ramak kalmış olmama rağmen Mesnevi’nin “temsili”nde ki genelden özele, özelden de pek aşırı özele uzanan aşırı öznelliği benim “rastlantı” tezime dört elle sarılmama neden oldu. Bunda Büyük Tasarımcı’nın sayısı belirsiz ayrıntılara zaman ayıramayacak yoğunlukta olduğu gerçeğinin de etkili olduğunu kabul etmeliyim.

Her şey bir yana Tanrı sadece hamam külahı ısıtmak için bu pisliği neden yaratmış olsun ki?

Rastlantıdır..

Mehmet Bozkurt 'ın Son Yazıları