Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Mahir Ünsal Eriş

Ligin yorumlanışında testosteronun rol ve önemi

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:43 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:43

14 Kasım 2012 tarihinde soL Gazetesi'nde yayınlanmıştır

Moruyla-beyazıyla, çocukluğumdan beri Karadeniz’in en sevdiğim takımlarından biri Orduspor. İyi başladı bu sene. Geçen sene durumlar karışıktı. Hector Cuper’in gelişine kadar da durulmadı ortalık. Hatta, Cuper’in gelişinden sonra bile istikrarın sağlanması bir anda olmadı. Bu sene iyi bir açılış yaptılar ama. Haftalarca da namağlup durumlarını korudular. Hala da, futbol deyimiyle, kafaya oynuyorlar diyebiliriz.
Bu hafta biraz talihsiz bir hafta oldu Ordu için. Karşılarında biraz daha, nasıl diyeyim bilmem, “toparlanmış” bir Fenerbahçe buldular. İyiydiler ama Fenerbahçe daha iyiydi ve maçı sahasında 2-1 aldı.
Fenerbahçe bu sezona, federasyonun akıllara zarar seyircisiz oynama cezasıyla başladı. Cezanın kendisi zaten başlı başına bir skandal. Kadınların stadyuma gitmesi ceza! Kime? Takıma mı, kulübe mi, yaramazlık edip maça gidemeyen kocalarına mı? İbret alsınlar diye mi? Rezillikte sınır yok.
Bu sezon “seyircili” ilk maçını Orduspor’a karşı oynadı Fenerbahçe. Ve seyircisi karşısında 2-1 galip gelmeyi bildi. Konu bu değil. Maç akşamı Fanatik’in internet sitesi şu görmekte olduğunuz manşeti attı: “Ordu Erkek Gördü!”
Bayağılığı, pespayeliği, edepsizliği geçtim, bir habere bu başlığı atmak en kibar, en naif tabirle ayıptır. Futbol, bir erkek oyunudur, bu dünya bir erkek dünyasıdır demenin kanıksandığını biliyoruz. Sanki doğrudan cinsi uzuvlarla oynanan bir oyunmuşçasına bunu kabul etmemiz bekleniyor. Öyle ki kadınların statta bulunması o takıma ve taraftara verilen bir ceza. Ya da maç gösterilirken arada bir “güzellik” olarak gösterilecek formalı, makyajlı, süslü, güzel kadınlar. Statta tahammül edilebilen kadın varlığı ancak bu düzeyde. Kadınların futbolu sevebilecekleri, taraf(tar) olabilecekleri hatta oynayabilecekleri gerçeği görmezden gelinebilecek kadar önemsiz çünkü.
Bu halde, kadını ceza niyetine stada alan zihniyetin bayrağının da Fanatik ve benzeri gazeteler olması şaşırtıcı gelmemeli. “Ordu erkek gördü” ifadesinin altında yatan bilinçaltı korkunçtur çünkü. Kendilerine zorluk çıkaran ufak tefek Anadolu takımlarına, zirve yarışında rakipleri olan bir başka takımın “karısı” diye küfür eden(!) taraftarların olduğu bir stada kadınlar, siz lütfetseniz de gelmez zaten. Bu zihniyetin yaşadığı, hakimiyet kurduğu her yerde futbol daha baştan kirlidir, cinsiyetçidir. Bu ortamda ırkçılığın da, işçi düşmanlığının da, her türden gericiliğin de beslenmesi, sahaya hatta sokaklara yansıması kaçınılmazdır.
Futbol, belli başlı bir hormonal donanım gerektirmeyen, alelade bir oyundur. Ve taraftarlık dediğimiz şey tamamen gönüllülük esasına dayalı bir yanılsamadan ibarettir. Tuttuğumuz takımın tamamı, önümüzdeki sezon “karşı” takıma geçse biz yine de aynı takımı tutarız. Oynayanlardan, çalıştıranlardan, yönetenlerden bağımsız bir durumdur bu. Bu gün Fanatik’in “erkek gördüğüne” kanaat getirdiği Orduspor, birkaç hafta önce Galatasaray’ı eski Galatasaraylı futbolcuların golleriyle yenmişti örneğin. Galatasaraylılar, pişman olup Orduspor’u tutmaya başlamadılar elbet.
“Erkek görmek” ifadesiyle kastedilen şeyin ne olduğunu hepimiz biliyoruz, üzerinde durmaya bile gerek yok. Üzerinde durulması gereken şey, internet üzerinden tüm dünyaya seslenen bir futbol gazetesinde bu başlığın atılabilmesindeki rahatlık. Futbolda başarıyı erkeklikle açıklayan, yenilmeyi kadınlığıa atfedilen bir imayla açıklamaya çalışmak, Türkiye’de futbolun nasıl okunduğuna dair çok açıklayıcı ve mide bulandırıcı bir örnektir. Dünyayı kadınlara ve erkeklere ait olanlar diye ikiye bölmekle, fakirlerle zenginler, siyahlarla beyazlar diye bölmek arasında hiç fark yoktur ve hiçbiri bir diğerinden daha kabul edilebilir, daha sevimli değildir.
Kadın yorumculara, “Ben kadınlarla futbol konuşmam!” diyen futbolcu eskilerinin ekmek bulduğu, tribünlerde kadınlığı aşağılama gayesi çok açık bir biçimde Japon bayraklarının açıldığı, futbolun beklentisini karşılayacak kadar “erkek” sayılmadığı için hakemlerin mesleklerinin elinden alındığı bir “erkek” dünyanın erkeklik tarifi de mide bulandırıcı.
Bu rezilliğe imza atan Fanatik, her ne kadar durumun farkına kısa sürede varıp da başlığı değiştirse de testi bir kere kırıldı. Kafa değişmedikçe daha da kırılacak kafa da değişmeyecek zaten. Şimdi Orduspor taraftarları, bu çirkin ifadenin muhatabı olduklarından haklı olarak, özür bekliyorlar. Fanatik özür dilemeli, evet. Orduspor’dan da özür dilemeli belki, bilmiyorum. Ama kanımca özür dilemesi gerekenler başta futbola gönül vermiş olanlar olmak üzere tüm kadınlardır. Ofsaytı anlamamaları üzerinden geliştirilen seviyesiz mizaha rağmen birçok futbol izleyicisi kadının, Fanatik’ten daha Fanatik olduğundan eminim çünkü.

Mahir Ünsal Eriş 'ın Son Yazıları