Yine Şu Baykal Sorunu

22/05/2009 Cuma
Yine Şu Baykal Sorunu

Bu yazıda CHP ve Baykal'ın soldan eleştirisindeki bazı tuhaflıklara değineceğim. CHP'yi ve Baykal'ı "sol" saymamaktan başlayayım. CHP'nin pek çok sol değeri savunmadığı ortada. Fakat kendini solcu kabul eden milyonlarca insan CHP'yi solcu kabul ediyorsa, on yıllardır bu ısrar süregeliyorsa, onun solcu olmadığı üstünde fazlaca durmanın bir yararı bulunmadığını düşünüyorum. Nitekim rakamsal sonuçlar da bunu gösteriyor. Herkes kendi sol anlayışını ortaya koyar, seçimi ise vatandaş yapar.

Öte yandan kendini daha sol sayıp CHP'ye oy veren ve vermeyen yüzbinlerce insanın CHP'yi ve onun liderini solun gelişmesini baltalamakla, neredeyse kasti biçimde partiyi iktidardan uzak tutmakla, parti içinde gerçek sol, dinamik kişi ve grupları barındırmamakla suçlamasında da bir gariplik bulunmakta. Evet, Baykal ve ekibi bunların hepsini yapıyor. Ne ki biraz nesnel bakalım olguya, hangi siyasi partide kim farklı şeyler yapıyor? Parti içi demokrasiyi takmamakla beraber tüm aktif güçleri tek bir amaç için istikrarlı biçimde seferber etme noktasında aslında bir tek AKP başarılı. Baykal'ın söz konusu siyaset karakteri, evet CHP'nin güçlenmesini engelliyor, fakat dünün ve bugünün sol partilerine bakın: Ecevit CHP'sinden, DSP'ye, TİP'inden, DTP'sine... "Farklı bir siyaset" ve parti içi ultra demokrasi şiarıyla yola çıkan ÖDP nasıl başkan sultası altında adım adım eriyip parçalandı... Baykal'ın olumsuz siyaset anlayışı tüm bu örnekler içinde en iyisi elbette değildir, ama en kötüsü de değildir.

Tuhaflık üç noktada yoğunlaşıyor: Birinci nokta, CHP'yi solcu saymayan veya çok eksikli sol sayanların önemli bölümünün tüm uyarılara karşın en azından oy atarak ve en azından CHP dışı sol güçlere, örneğin TKP'ye destek vermeyerek süreci uzatmaları. CHP'li seçmenin yarısı ona kerhen oy veriyorsa, olguyu bir de tersinden düşünmeyi deneyin. Bu kadar gönülsüz ve ruhsuz partililerle parti yönetimi ve Baykal ne yapsın? Bir yıl değil, iki yıl, üç yıl değil, bir seçim, iki seçim değil yüzbinlerce "daha solcu", beğenmediği halde hep Baykal'ın arkasında yer alıyorsa, siyaset anlayışları o nitelikte bu kadar çok insan bulunuyorsa ülkede, bizim solcularımızın düzeyi buysa, Baykal'ı neden eleştirelim! Baykal seçmen ortalamasının gerisinde solcu değildir, ilerisinde durduğu bile söylenebilir.

Evet, tuhaflıkların ikincisi de bu. Solcu olmamakla eleştirilen Baykal, belki Cumhuriyet Mitinglerine katılan aktivist yığınların azıcık gerisindedir solculukta ama, genel Türkiye "sol" seçmen ortalamasının gerisinde değildir.

Üçüncü tuhaflık CHP'yi ülke içi ve dışı başka sol partilerle kıyaslayarak mahkum etme anlayışında. CHP sosyal demokrat veya Avrupa tipi sosyalist parti değilmiş! Bu partiler çok daha sol ve demokratmış, CHP değilmiş! Oysa söz konusu partiler emperyalist partilerdir, katil partilerdir. Emperyalizmin işgallerini savunurlar, onlardan nemalanırlar, değişik ülkelerde iç savaşlar çıkarırlar, dünya kapitalizminin korkunç gelir dağılımı eşitsizliklerinin uygulayıcısıdırlar, tüketim ekonomisinin örgütleyicisi, dünyayı bitiren sistemin tetikçileridirler. CHP'nin gericilikleri bunlarınkilerin yanında pek masum kalır.

Baykal'ın gericiliklerinden öne çıkanları gelin madde madde sıralayalım. Kürt sorununda şoven, militarist, devletçi tutum. Doğrudur, bu tutum CHP'yi geçmişte çok oy aldığı Kürt seçmeninden koparmıştır. Üstelik Kürt sorununda çözümsüzlüğü özellikle isteyen militarist kesimlerin elini güçlendirmektedir. Ama öte yandan Kürt sorununda ABD'ci ve AB'ci çözüm peşinde koşan sözde sol ve sosyalist kesimlerin tutumundan daha gerici değildir Baykal'ın tutumu. Hatta aynı nedenle birçok keskin solcunun, sosyalistin söyleminden daha fazla anti- emperyalist kırıntı bulunur bu konumlanışta. Acı ama gerçek. Ülkedeki pek çok samimi anti- emperyalistin ısrarla CHP'yi desteklemesinde bunun payını neden düşünmeyelim.

CHP anti-kapitalist değildir. Sorunu emek sermaye karşıtlığı olarak düşünmez, hatta düşündüğünde sermayeyi daha çok kayırma yanlısıdır. Peki kim gerçekten anti-kapitalisttir? TKP dışında birkaç küçük parti ve grup... Emek örgütlerini düşünün: DİSK'i ve KESK'i. Bunlar CHP'den daha fazla anti-kapitalist, anti-emperyalist değildirler ve asıl sorun da işte buradadır. Bizim "sosyalistlerimizin" çoğu gerçekte cidden anti-kapitalist değildirler. DİSK anti-kapitalist değilse Baykal veya CHP neden böyle olsun, arada sırada neden böyle bir söylemi öne çıkarsın?

Başka maddeye geçmeyelim, uzatmanın faydası yok. Söylemek istediğimin özeti şu: CHP'den "daha fazla solcular", kafalarında tamamen hayali bir ideal "sosyal demokrat" parti ve onun ideal liderini yaratıyorlar. Onu göremeyince CHP'ye destekleri de, CHP içinde kalmaları da ne kendilerine yarıyor, ne de CHP'ye. Bir şey söyleyeyim mi, böyle bir ideal parti, ideal lider yok. CHP nin konumu, Baykal'ın konumu, şu genel Türkiye tablosu içinde olumsuz değildir, olumludur bile. Onun karşı seçeneklerini düşündükçe (DSP, Sarıgüller, Sağlarlar, Uraslar...) bunun böyle olduğunu daha iyi anlarsınız.

Daha da hülasa, Türkiye'de adam gibi bir sol görmek isteyen insanlar, bunda samimilerse TKP'ye gelirler veya TKP'yi desteklerler. Daha da samimi olalım. Hadi TKP'yi de bırakalım bir tarafa. CHP'den, Baykal'dan daha sol, daha tutarlı olma iddiasında kim varsa, sözlerinin arkasında durmalı, gerçekten daha solcu, daha anti-kapitalist, daha anti-emperyalist, daha enternasyonalist davranmalıdır.

Bir söz de kendimize: Biz ne yapıp edip güçlenmezsek, tüm doğru sözlerimiz, haklı savlarımız boş.