Taş Devri Beslenmesi ve Liberalizm

22/01/2010 Cuma
Taş Devri Beslenmesi ve Liberalizm

Prof. Dr. Ahmet Aydın hocamız, on yıldan fazla bir süredir savunduğu, dış kaynaklı aslından alarak geliştirdiği ve ülkemiz gerçeklerine de dayanarak yeniden yorumladığı “Taş Devri Beslenmesi”ni nihayet kitaplaştırdı. Kitap günümüzün egemen ticari tıbbına ve piyasacı diyetisyenciliğe karşı bir manifesto niteliğinde.

Kitapta ne anlatıldığını, ülkemizdeki ve dünyadaki siyasi liberalizmin tezlerine gönderme yaparak özetlemeye çalıştım. Aşağıdaki maddelerde önce piyasacılığın savları ele alınacak, ardından siyasi liberalizmin tezleriyle ironik benzerlikler kurulacak, buna karşı kitapta ortaya konan doğrular sergilenecek.

Dengeli beslenin: En yaygın uygulanan piramit diyetinin ana sloganı. Bu diyette karbonhidratlar, proteinler, yağlar azaltılarak alınır. Sıkı kalori hesabı yapılır.

Siyasi liberal tez: Demokrasiyi destekleyin. Özgürlükçü rejime itaat edin.

Ahmet Aydın Hoca diyor ki: En yaygın bahsedildiği halde en çok terk edilen diyettir. Esasen sürekli diyet yapmak insan için doğal olmayan bir durumdur. Azaltılmış kalorinin hangi besin gruplarından alındığını önemsemeyen bir anlayış bilimsel olamaz.

Yağları azaltın: Diyetlerde en çok azaltılan temel besin yağlardır.

L.T: Demokrasi için en tehlikelisi sınıf politikaları ve şiddettir. Hepsi askeri darbeye yol açar.

A.A: Oysa kötü yağlar olduğu kadar çok iyi yağlar da bulunur. Yağsız beslenme hem çabuk acıktırır, hem zannedilenin aksine diyet bırakıldığında çabuk yağlandırır. Üstelik bedeni güçsüz düşürür.

Şekerden söz etmeyin:

L.T: Emperyalizmden söz etmeyin.

A.A: Şeker ve karbonhidratlar bedene yağların verdiğinden çok daha fazla zarar verirler. Ama Amerikan tıp ve diyet sistemi, şeker lobisi denetimindeki bir sistem olduğundan şekerin zararlarından pek az söz eder. Şekeri, karbonhidratı azaltılmamış, yağı ve proteini azaltılmış diyetlerde beden en önce kastan, kemikten kaybeder. Bunun telafisi ise çok güçtür.

İnsülin direnci kavramı üstünde durmayın:

L.T: Kapitalizmin bugünkü halinin emperyalizm olduğunun sermaye egemenliğinin, yaygın şekilde gizlive açık şiddet uyguladığının üstünde durmayın. Demokrasiyi yok edenin emperyalizm olduğunu unutturun.

A.A: Şekeri karbonhidratı kısıtlanmamış beslenmelerde insülin direnci gelişir. O da yağlanmaya neden olduğu gibi, metabolik ve otoimmün hastalıklara yol açar, vücut direncini enfeksiyonlara, kansere karşı düşürür, erken yaşlandırır.

Kolesterolünüzü düşürün:

L.T: Alışılmış burjuva demokrasisi dışındaki tüm eğilimler demokrasiye zarar verir.

A.A: Tehlikeli kalp krizlerinin üçte birine yakını düşük kolesterollülerde görülür. Kolesterol iyi ve kötü diye iki çeşittir. İyi kolesterolün düşüklüğü daha tehlikelidir. Toplamda yüksek kolesterol ise çok aşırı olmadıkça fazla tehlikeli değildir. Bu olsa olsa başka nedenlerle bedende işlerin iyi gitmediğinin göstergesidir.

Kolesterollü gıdalardan uzak durun:

L.T: Ulusalcıların her türlüsü tehlikeli. Sosyalistler de ulusalcı olmuş. Hepsi faşizme hizmet eder.

A.A: Yumurta on yıllarca cahilcesine yasaklandı. Kırmızı et, tereyağı vs. hala yasaklar listesinde. Kandaki kolesterol, alınan gıdalardan yükselmez beden şekerden kolesterol üretir. Yüksek kolesterollü gıdalar alıp kanda kolesterolü düşürmek mümkündür. Kolesterollü gıdaları yememek vücudu önemli yapıtaşlarından mahrum bırakır.
Önemli olan kilo vermektir:

L.T: Demokrasi adına, açılım ve barış adına kim ne yapıyorsa iyidir niye yaptı, kime yaptı, ne getirecek, sorgulamayacaksın.

A.A: Oysa önemli olan bedende insülin seviyesinin yükselmemesi, hipertansiyon, damar sertliği vs. yaşanmamasıdır. Zayıflandığı halde sağlıksız olunabilir. Az fazla kiloyla sağlıklı kalınabilir.

İlaç kullanmanızda sakınca yoktur: Eğer diyette başarılı değilseniz, egzersiz yapmıyorsanız (ki hastaların yüzde doksanından fazlası bu durumdadır), kolesterol düşürücü hapları, tansiyon düşürücüleri vs.. doktorunuzun verdiği gibi rahatlıkla kullanabilirsiniz. Bedeninizin neresi iyi çalışmıyorsa oraya ilişkin ilaçları gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. Doktorunuz asla sizin kötülüğünüzü istemez.

L.T: Ergenekon’u yürütenlere, askeriyeye tavır alanlara güvenin. Doğru işler yapıyorlar.

A.A: Oysa ne kadar az ilaçla ve ilaçsız sorunlarınızı halledebiliyorsanız, o kadar kendinize iyi bir şey yapıyorsunuz demektir. Doktorlarınız genellikle ticari tıp biliminden ve ilaç şirketlerinden kuvvetle etkilenirler.
Taş Devri beslenmesi fantastiktir: Taş devri diyeti bilimsel değildir, ideolojik önyargılara dayanır.

L.T: Sosyalizm gerçekleşmeyecek bir hayaldir. İnsana uygun değildir. Biz “demokrasi”ye bakalım.

A.A: Oysa insan genetiğine ve kanıtlanmış insan biyokimyası gerçeklerine en uygun beslenme taş devri beslenmesidir.

Taş Devri Diyeti, Prof. Dr. Ahmet Aydın, Hayy Yay. 2009