Hesap Hatasındaki CHP’ci Sosyalistlere Son Anımsatma

20/05/2011 Cuma
Hesap Hatasındaki CHP’ci Sosyalistlere Son Anımsatma

40 yıldır süre giden yerli dizi: “Sosyalistler Oyları Bölmesin.” Replikler hep aynı: “Seçim zamanı oyları toplayalım, seçim geçince sosyalistliğinizi yine yaparsınız.”

Öte dünyada Türkiyeli sosyalistleri karşılayan Zebani önce onları kutluyormuş. “Müjde, cenneti hak ettin! Ama seni önce cehenneme alalım. Seçim var orada, sağcılar da çok kalabalık. Sosyal demokratlara destek gerek.”

Hesap bilmiyor CHP’ci sosyalist dostlar. CHP, BDP ya da bir başkası. Durum pek farklı sayılmaz. Eğer sosyalistlerin, gerçek sosyalistlerin oy toplamı seçimi etkileyecek kadar fazla olsa, bu bir şekilde ve birçok yönden görülür. Seçim sonucunu değiştirecek kadar kararsız sosyalist seçmen bulunsa, CHP bunu, bu dostlarımızdan önce fark eder. Onları kazanmak için kesinlikle bir şeyler yapar. Solculaşır, hiç değilse bazı söylemlerde solculaşır gibi yapar. Öteki partiler de böyle davranır. Hatta AKP bile. Hayır, tüm partiler sağcılaşıyor. Neden mi? Yineleyeyim:

Seçimin sonucunu değiştirecek sayıda sosyalist seçmen yok.

Taşrada, milletvekili sayısının kısıtlı olduğu ve CHP’nin ya da bazı yerlerde BDP’nin milletvekili çıkarma şansının az da olsa bulunduğu yerlerde tek tek sosyalist seçmenler “oyumuz boşa gitmesin” baskısını daha çok hissediyor. Aslında büyük şehirler veya küçükleri, çok fark etmiyor, çok yer birbirine benziyor.

Tek tek sosyalist seçmenlerin oylarının sosyalistlere verilmediği sürece tek tek veya toplamda hiçbir değiştiriciliği bulunmuyor. Böyle kararsız, böyle sosyalistler dışında kişi veya partilere oy vermekte eli titreyen seçmenin sayısı cidden pek düşük. Bazı “sosyalistler” ne yapsanız, ne deseniz yine gidecekler CHP’ye oy atacaklar. Bazıları da koşullar ne olursa olsun bunu yapmayacaklar. Benim kişisel tahminime göre yaptığının “esasta” yanlış olduğunu bilerek CHP’ye oy atanların sayısı toplamda taş patlasa 100 bini geçmez.

Bu 100 bin oy da toplamda veya illerde hiçbir şeyi değiştirmez. CHP’yi kazandırma veya kaybettirme anlamında hiçbir şeyi değiştirmez.

Ama komünistlerin fazla çıkacak her oyu bir şeyleri değiştirme yolunda bir ivme yaratma şansı doğurur.

Böylesi dostlara şunu hatırlatırım son kez: CHP’ye veya başkalarına vereceğiniz oylar o kalabalıkta kaybolur, değersizleşir, kimliksizleşir. “Boşa giden” her oy ise bu tarafta gerçek bir değer kazanır, onur ve kişilik bulur, Türkiye’nin solculaşmasına katkıda bulunur.

Esas hesap nedir bilir misiniz dostlar? Dünya zenginliğinin yüzde 20’sini halkın yüzde 80’ini paylaşırken zenginliğin yüzde 80’i, ilk yüzde 20’lik kesimce tüketiliyor. Neredeyse tüm ülkelerde birkaç puan eksik, birkaç puan fazla aynı adaletsiz gerçeklik hüküm sürüyor. Dünya siyasi sistemi de buna göre kurulmuş. Partiler, parlamentolar, anayasalar, yasalar, kavramlar buna göre şekillenmiş.

Çoğu insan bunu bilir de, bilmez. Demokrasiden özgürlüğe, milliyetçilikten dinciliğe, savaşlardan açlığa tüm özlem ve sorunlarımız, tüm yapı, ilk yüzde 20’nin üretilenin yüzde 80’ninden fazlasını götürmesi içindir. Ülkemizde de bu temel gerçeğe dokunulmazsa, ne demokrasi gelir ne milliyetçilik, dincilikle baş edilir ne Kürt sorunu çözülür.

Sosyalizmi bu iğrenç sisteme ciddi bir alternatif olarak görmeyenlere zaten şimdilik bir sözüm yok, bu aşamada yok. Ama “sosyalistim” deyip, gidip sandıkta sosyalizm dışı seçenekleri destekleyenler…

Onlar sadece kendilerini kandırabilirler.