Ah! Nerede O Eski Sol Edebiyat!

27/11/2009 Cuma
Ah! Nerede O Eski Sol Edebiyat!

Sanat Cephesi dergimiz Aralık başında 34. sayısıyla yeniden çıkıyor. Yayın kurulu adına giriş yazısını ben yazmıştım. Arkadaşlar eleştirdiler. Okuyucuya tepeden bakan soğuk bir yazı, dediler. Sonlara doğru da yalvarmaya başlıyormuş: “Ne olur alın bu dergiyi!” Kendimize güvenmeliyiz, ortaya bir ürün koyduk, alan alır, dediler. Onlara hak verdim. Yeni bir yazı hazırladık.

Sanatı, edebiyatı köşeyi dönmek için yapmaz bizim gibiler. Ama sanatın ve edebiyatın yaşaması için de ortaya konan ürünleri birilerinin alması, okuması, değerlendirmesi gerek. Bu kadar basit. Sonra da tartışma, çözümleme, yeni ürünler… süreç böyle işler.

Bizdeyse solcular, büyük çoğunluğu itibariyle almazlar, okumazlar ve tartışmazlar. Sonra da sol sanatın, edebiyatın, sol yayınların gelişmesini beklerler. Metin Çulhaoğlu’nun güzel bir yazısına yorum getiren Liberte rumuzlu arkadaş, nerede o eski solcu edebiyatçılar, diye yakınıyor. Üç ismi örnek veriyor ve artık böylelerinin çıkmadığını söylüyor. “Ah nerede o eski sol örgütler!” iç geçirmesi kadar sıkıcı bir durum bizim için.

Bahsettiği edebiyatçıları severiz. Ölmüşlerdir, ama eserleri satılmaktadır. Kaç kişi alır, kaç kişi okur? Sonuç ortada. Ölmeden solda değer bulmak zor, öldükten sonra isminiz yürür, ama kitaplarınız yine pek okunmaz.

Şimdi daha iyi edebiyatçılar, sanatçılar vardır belki, ancak rakip çok daha güçlüdür. Destekse çok daha az. İyi yazar, şair bir direnir, iki direnir sonra ya bezer, bırakır, ya da piyasaya yaklaşır. Ardından popülerlik, para kazanır, lakin solculuğunu kaybeder. Piyasaya ve solun kıymet bilmezliğine direnen pek az inatçı kalır geriye. Talep, destek yoksa onun da gelişmesi nereye kadar? Çok okumazsanız iyiyi kötüyü nasıl ayırt edebilirsiniz?

Örneğin Türkiye solunun kuramsal yetkinliği hiçbir zaman görülmediği kadar yüksek bir düzeyde şu dönem bence. Kim fark ediyor? Fark edecek bir kitle bulunamazsa o yetkinliğin ölçütünü nasıl saptayacaksınız? Açık uçlu sorulardır. Siyasal kuram bir yana, sanatın her alanında son otuz yılın tablosu budur. Okurun büyük bölümü liberal okurdur. Edebiyat, sanat da bu liberal alıcıya göre değer sistemini yaratır.

Sanat Cephesi bu kısır döngüyü kırmaya çalışacak.

Ama önce onun alınması ve okunması gerekiyor. Bedava emek veriyor yazanlar, çizenler. Beş kişi gecesini gündüzüne katarak haftalarca çalışıyor. Fakat matbaaya ve dağıtıma para gerek. Birileri almazsa nereden çıkacak o para? Böyle dergiler alınmazsa, okunmazsa, “Ah nerede o eski solcu yazarlar” deme rahatlığını hissedebilecek misiniz vicdanınızda?

Yalvarmaksa yalvarmak, ikna çabasıysa ikna, tehditse tehdit… (Haydut dilencilere benzemeye başladım, burada kesmeliyim artık.)

Sanat Cephesi eskisi gibi sanatla kısıtlamayacak kendini. Kültürel her konuya, yaşama ilişkin her alana müdahale edecek.

Dergi genel dağıtıma veriliyor, alın, bir bakın. Beğenirseniz devam edin, hatta birkaç tane edinin, dostlarınıza verin, gündemimizi gündeminizde tutun. Bu yazıyı da olabildiğince yaygınlaştırıp okunmasını sağlayın. Çok mu şey istiyoruz? Bir düşünün lütfen.

Tüm Sol yazarlarına sesleniyorum: Sanat Cephesi’ni önemseyin lütfen. Hiç değilse bir kez yazınızda ondan bahsetseniz önemli bir katkı sağlarsınız.