Yönetemezler

03/10/2016 Pazartesi
Yönetemezler

Bakmayın OHAL düzeninde istediklerini yapabildiklerine. İşler iyi gitmiyor. Muhtar gazı yetmez.

Türkiye 12 Adaların hangi tarihte, hangi anlaşmayla İtalyan’a-Yunan’a bırakıldığını bilmeyenlerce, basit gerçekleri bile yalana konu edenlerce yönetilemez.

Suriye’de boş bir debelenme içindeler. Cerablus bahsinden haber var mı ? El-Bab’a, Menbiç’e giriyorlar, Kürtleri söküp atıyorlar ve hatta Telabyad’ı bombalıyorlardı. Yapamazlar. O mıntıkadaki hareket alanlarını ABD belirler.

Cerablus’un ele geçirilmesi tam bir senaryoydu. IŞİD hiç direnç göstermeden çekildi. Sonradan kimi militanlarının yabancı basına verdikleri beyanatlardan ortaya çıktığı gibi, hedefi TSK’yı YPG ile karşı karşıya bırakmaktı. Cerablus’u bu planın gereği olarak terk ettiler ve daha güneye yığınak yaparak Rai ve Bab’ın çevresini hendeklerle çevirdiler. Ne oldu ? AKP orada durdu.

ABD Kürtlerden vazgeçmez. TSK saldıracak dedikoduları yayıldığında Telabyad’a çekilen bayraklar başka neyi gösterir ?

Suriye AKP açısından neresinden bakarsanız tam bir bataklık ve açmazdır.

YPG’ye saldırmaya kalksa karşısında ABD’yi bulur. Üstelik Rusya’nın Kürtlere bakışı da farklı değil.

Rakka’ya ben de gireceğim dese, ABD, olursa YPG ile olur şartını getirir. Musul dese, oradaki önceliğin Irak merkezi hükümetinin olduğu, Barzani kuvvetlerinin bile ağırlıklı olarak güvenlik sağlamak görevini üstleneceği açıklanır. Bağdat bunlar her yeri karıştırıyor diye en başta itiraz eder.

YPG’nin yerine ÖSO dese, bu cihatçı yapı güvenilir ve Cerablus çevresinde aldığı köyleri bir ay bile elinde tutabilecek disiplinde değildir. Bu nedenle ABD karşısında karizması çizilen “ılımlılar” değil AKP olmaktadır.

Cihatçıların kimi bölgelerini kontrol ettikleri Halep artık Rusya’nın ağır bombardıman desteğiyle Suriye tarafından kurtarılmak üzeredir. Esad sivilleri katlediyor demek ABD’den taktir görse de Rusya’nın sinir tellerine basmak anlamına gelmektedir ve Putin özrü henüz kabul etmiştir.

AKP’nin Suriye ve Irak topraklarında serbest hareket kabiliyeti bulunmuyor. Oradan bir kahramanlık öyküsü yazamayacaklar. Erdoğan pek istekli ama örneğin ikinci bir Kıbrıs zaferi çıkaramayacaklar.

15 Temmuz sonrasında “mutabakat” gerekçeli bir anlık “yumuşama” refleksinden sonra fabrika ayarlarına döndüler. Davutoğlu’nun faturasını kestiler ama bugün Suriye’de uygulanan O’nun politikasıdır ve o politikanın vardığı nokta Rusya kriziydi. ABD bile kendilerini affetme koşulu olarak Putin’den özür şartını koşmuştu.

Yönetemezler. Suriye yalnızca bir örnektir ve buna eklenecek başka kritik örnekler de vardır.

Bunların başına halkımızın laiklik konusundaki duyarlılığını yazmamız gerekir. Yok edemezler. Laikliğe sahiplenen, gericiliğe direnen halk sınıflarını bastırmanın tek yolu açık faşizmdir, ne kadar uzatılırsa uzatılsın OHAL yetmez ve bu koşullarda açık faşizm denenebilir değildir.

Afra tafralarına bakmayın. Moody’s in tutumu ciddidir ve AKP’yi çaktırma nedenlerinin başında siyasi riskler vardır.

OHAL’in uzatılması niyeti korkunun, çaresizliğin, herkese karşı duyulan şüphenin belirtisidir. Zamanında et tırnak gibi oldukları FETÖ her daim içlerinde olacaktır ve FETÖ’nün ini AKP’dir. Oraya girseler bir, girmeseler başka bir derttir.

İslami bir rejim kurmak istiyorlar. Burası açık, ancak bu rejim bakımından ellerinde İslam’dan başka ideolojik bir araç bulunmuyor. Yetmez, hatta engeller. İslam’la bu ülkeyi ancak iflas etmiş, cari açığı tavanlamış, bölünmüş bir sömürge haline getirirler. Süreç içinde ortaya çıkacak sosyal ve ekonomik sorunlar ise kendi tabanlarının bile tahammül sınırlarını aşar.

İslamcı faşizmin yaratacağı maliyeti finanse edecek kaynak gerekir. Arap coğrafyasında bu petrol ve doğalgazdır, bunlar bu bakımdan da dışarıya muhtaçtır.

Türkiye güzel bir ülke, birlikte yaşamak için gereken her olanağa sahip ve eşitlik, özgürlük mücadelesini veren sosyalistlere ihtiyacı büyük.