Suriye bataklığına mecburi dalış

25/08/2016 Perşembe
Suriye bataklığına mecburi dalış

AKP’nin dış politikası tamamen gerçek dışıydı. Bölgenin koşullarını, emperyalist güç dengelerini anlamayan bir yaklaşımın ürünüydü. Her şeyi ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Sonuçta özür dilemek mecburiyetinde kaldıkları bir çaresizliğe yuvarlandılar.

Şimdi Suriye’ye girişleri de bu çaresizliğin sonucudur:

1-AKP Rusya’nın kendisine verdiği bir görevle Cerablus’a müdahale etmiştir. Böylece, uzun süredir ABD’nin de yerine getirilmesini beklediği işi gerçekleştirmektedir. Ötesinde, operasyon ABD ile birlikte yürütülmektedir.

2-Operasyonun amacı IŞİD’in Türkiye üzerinden Suriye’ye girişinin önlenmesi ve Cerablus ayağının kırılmasıdır. AKP’den gelen YPG Fırat’ın doğusuna dönecek açıklamaları tabana yönelik propagandadır, YPG’yi Membiç’e sokan ABD’dir.

3-Putin’in Erdoğan’ın özrünü kabul etmesinin nedeni, AKP’nin Cerablus operasyonuna söz vermesi ve Halep’te El-Kaide artığı örgütlere yaptığı desteği kesmesiydi.  AKP şimdi ilki için hareketlenmiş bulunuyor. İkincisi için ABD belirleyici olacaktır.

4-AKP uzun süredir Cerablus’u içine alan 30 km derinlikteki ve 90 km uzunluktaki hattın güvenli bölge haline getirilmek üzere kendisine tahsis edilmesini talep ediyordu. Eskiden bunun bir mantığı vardı, artık öyle değil. Nedeni IŞİD’in çoktan Türkiye’yi üs tutmuş olmasıdır.

5-AKP güney sınırının Kürtlerin eline geçmesine izin vermeyeceğini söylese bile bu da pek gerçekçi değildir. Aynen bir dönem YPG’nin Fırat’ın batısına geçişine izin verilmeyeceğinde ısrarcı olması gibi. Olan yalnızca Kürtlerle komşuluk sınırının biraz güneye kaymasıdır. Rojava ve Afrin’in birleşmesi (toplam 900 km), PYD Kürtleri Barzanileşmeyi kabul ettikleri taktirde, biraz daha güneyden Menbiç-Mare üzerinden gerçekleşecek gibi görünmektedir. Tabi ki ABD’nin onayıyla. Görüldüğü gibi ABD hem AKP’yi hem de Kürtleri kullanmaktadır.

6-Gelişmeler Rusya ile ABD’nin Suriye’nin federatif bir yapıda organizasyonu konusunda mutabakat sağlamış olmalarıyla ilişkilidir. Yeni model Esad, Kürtler ve Arapların hakimiyetindeki bölgeler temelinde olacaktır ve harita da şimdiden neredeyse belirginleşmiştir. IŞİD’in Suriye’den tamamen temizlenmesi ise ABD’nin zaten gündeminde değildir. O hep kullanışlı bir terör örgütü olarak elde bulundurulacaktır.

7-IŞİD Rusya ve ABD tarafından tamamen Türkiye’nin üzerine ihale edilmiş durumdadır, hem Suriye’de hem de içeride.

8- Türkiye AKP eliyle büyük bir istikrarsızlığın içine sokulmuştur. AKP başından itibaren Suriye’yi parçalamayı hedefleyen ve bu uğurda en kirli işleri karıştıran politikasıyla bataklığa gömülmüştür. Desteklediği, göz yumduğu cihatçılar kendisini tehdit eder hale gelmiştir. Kürt sorunu içeride çözülemediği için uluslar arası karakter kazanmıştır. Her iki sorun da AKP’yi emperyalizmin politikalarına ve Suriye’ye girişe mecbur bırakmıştır.

9-Bu operasyon Türkiye’yi hem içeride hem de dışarıda büyük risklerin içine çekecektir. Emperyalist müdahaleler olmaksızın Kürt sorununun konuşulması bile mümkün olamayacaktır. Dinci politikaya gömülmüş AKP’nin IŞİD’i zayıflatması ihtimal dışıdır. Suriye’ye giren AKP geri güvenliğini gözden çıkarmıştır. Türkiye etnik ve mezhebi eksenli gerilimlerini artık sıcak savaş koşullarında yaşayacaktır.

10- Uzun zamandır dikkat çektiğimiz dağılma süreci Suriye müdahalesi sonrasında hızlanacaktır. 

11- AKP’nin Suriye politikasında mecburiyetler artık belirleyici durumdadır. Şimdi Rusya ve ABD’nin yazdığı bir senaryo çerçevesinde mecburen savaşa girmektedir. Suriye müdahalesi başka mecburiyetleri doğuracak, Cerablus’tan çıkış mümkün olmayacaktır. ABD, Kürtler ile AKP arasındaki çatışmayı sıcak savaş noktasına taşımak bakımından artık bütün olanaklara sahiptir.

12-AKP ÖSO’yu kullanırken Rusya’dan, YPG’ye tavır alırken ABD’den uzaklaşmaktadır. Oysa her iki emperyal güce de mecburdur. Mecburiyet çaresizliklerle iç içedir. Çaresizliği kendisini ortada bırakmaktadır.

13-Her yeri tel tel dökülen ülkeyi toparlamak için mevcudu tümüyle reddetmekten, yeni bir perspektif belirlemekten, o doğrultuda topyekun bir değişim, devrim mücadelesi vermekten başka çare söz konusu değildir. Ortada cumhuriyet yoktur. Askerileşmiş, bildiğini okuyan, büyük güçlerin verdiği görevleri yerine getiren, ülkeyi hızla parçalanmaya sürükleyen bir klik tepemize çöreklenmiş durumdadır. Tek seçenek yeni bir cumhuriyet, sosyalist bir cumhuriyet için mücadeledir.