Fitch bu; sever de döver de... Dümeni teslim etmişsiniz bir kere

30/01/2017 Pazartesi
Fitch bu; sever de döver de... Dümeni teslim etmişsiniz bir kere

27 Ocak’ta hem Fitch hem de S&P AKP’nin notunu indiriverdiler. S&P görünümü durağandan negatife, Fitch ise kredi notunu yatırım yapılabilir seviyenin altına düşürdü.

Eylül ayı sonunda ise Moody’s kredi notunu yatırım seviyesinin altına atmıştı.

*****

Fitch Türkiye yatırım yapılamaz durumda kararını hem siyasi hem de ekonomik gerekçelere dayandırdı: Başkanlık takıntısı, başkanlık sisteminin denetleme mekanizmalarını zayıflatacağı, kamudan kitlesel tasfiyeler, OHAL, terör, dış borcun ulusal gelire oranının dört yıl içinde %22’den 30’a çıkmış olması, son bir yıldır ekonomik büyümedeki hızlı yavaşlama, enflasyonun %10’un üzerine yükselmesi.

Kendilerine göre mantıklı açıklamalar yapmışlar. Türkiye’de hem ekonomi bozuluyor, hem de siyasi ortam paranızın geleceğini etkileyecek derecede belirsizlikler yüklenmeye aday, demişler.

*****

Moody’s, Fitch ve S&P. Bunlar uluslararası tekelci sermayeye yatırım konusunda yol gösteren en önemli kuruluşlar. Hem doğrudan yatırım yapacaklara, hem de mali oligarşiye öneri sunuyorlar.

Kredi notu, ülkenin aldığı borcu geri ödeme kapasitesine, güvenilirliğine işaret ediyor. Düşükse yabancı tekeller doğrudan yatırım yapmıyorlar, tahvil almak içinse daha yüksek faiz istiyorlar.

Görünüme gelince, o ara bir gösterge ve bir sonraki notun ne olabileceğini ima ediyor. Negatifse not düşer ihtimali güçleniyor.

Anlaşıldığı üzere AKP ekonomisini çizmiş durumdalar. Böyle giderseniz arkası da kötü gelecek demeye bile getiriyorlar.

*****

Bu işlerin sosyalist düzende tabi ki anlamı yok. Zira bugünün emperyalist sistemi içinde sosyalist bir ülke önemli derecede içine kapanacak, yani kendi yağıyla kavrulacak, bunun için zorunlu olarak sanayi ve tarıma yatırım yapacak, ancak ne olursa olsun toplumsal hasılanın eşit dağıtımı ilkesinden vazgeçmeyecek, özel aktörlerin ülkeyi yağmalamasına ve mali spekülasyonlara izin vermeyecek.

Öte yandan Türkiye gibi kapitalist bir ülke için durum tamamen farklı. Uluslararası kurumlar her ne kadar Türkiye’yi orta-orta ya da orta-üst gelir kategorisine dahil etseler de, işin doğrusu bizim emperyalist sistemin çeperinde yer aldığımız, yani her bakımdan sömürüldüğümüzdür.

Bağımlıyız. Kalkınma politikalarımızı efendiler belirliyor. Bu nedenle sanayisiz, tarımsız, borçlu ve kırılganız. Böyle olduğu için yabancı sermaye açısından derecelendirme kuruluşlarının verdiği notlar yabancılar için yaşamsal önem taşır. Adamlar para kazanacaklar, risk almak isterler mi ?

*****

Nota ve notun arkasındaki gerekçelere dikkat etmemenin, istenilenleri yerine getirmemenin sonucu; yabancı sermaye girişinin azalması, mevcudun çıkması, bu ikisine bağlı olarak dövizin kıtlaşması, fiyatının yükselmesi, dış açığın artması, şirketlerin kapanması, enflasyonun, işsizliğin yükselmesidir.

Böyle olunca, yabancı sermayenin yeniden teveccüh için koyacağı koşul kaçınılmaz biçimde faizlerin artırılması olacaktır. Olmadığında doların çıkışı sürecek demektir.

Kapitalist nesnelliği kabullenmiş bir burjuva partisi olarak AKP’nin olanlara itirazı, gerçek bir itiraz değildir, tutumunun yurtseverlikle en küçük ilişkisi yoktur. Nedir ? Oyunun kurallarını anlamak istememektir. Tabana dik duruş yalanını yutturma çabasıdır. Süreci kısa vade için idare ederek başkanlığı kapma planıdır. Rusya gibi, Arap ülkeleri gibi başka diyarlardan sermaye girişi için zaman kazanma uyanıklığıdır.

Kapitalist sistem içinde kalınacaksa, global kriz başka emperyalist aktörlere yanaşarak sermaye girişini garantiye alma olanaklarını yok etmişse; sonuç hüsran olacak, dik durma lafları yalanıp yutulacak, faizler artırılacak, o zamana kadar iş işten geçmiş olacağı için döviz kuru da tırmanmış olacaktır.

*****

Fitch ve S&P’nin son notlarını iktidar cephesinin yine komplo olarak değerlendireceği açık. Nitekim Moody’s Eylül sonunda, yine benzer gerekçelerle kredi notunu yatırım yapılabilir seviyenin altına indirdiğinde Erdoğan “dikkate almıyorum, siyasi” demişti.

Ancak not artırımlarında duygular tamamen farklıydı. Örneğin 6.11.2012 tarihinde Erdoğan bu kez şöyle konuşuyordu: “Dün Fitch Türkiye’nin kredi notunu yükseltti. Kredi notunun artırılması ülkemize gelecek sermaye açısından teşvik edici bir öneme sahip. Bizim elimizi güçlendiren bir araç durumunda. Borsa tarihi rekor seviyeye çıktı, faizler ise 6.7 oranına geriledi. Uzun süredir hak ettiğimiz bu gelişmeyi olumlu buluyorum.”  (http://www.ensonhaber.com/erdoganin-son-parti-grubu-konusmasi-2012-11-06...)

*****

Bu kuruluşların çeperdeki ülkelere düşük not vermelerinin nedeni siyasi istikrarsızlık yaratmak olamaz mı ? Olur tabi ki. Emperyalizmden bahsediyoruz.

Olur da, o düzenin kurallarını kutsayan bir aktör olarak sizin yakınmaya hakkınız olmaz. Bu kaderden kurtulmanın tek yolu kapitalizmden kurtulmaktır.

Yoksa gözünüzün yaşına bakmazlar.