Amerikancı olan bir kişinin de demokratik olması zaten kolay değildir. Çobanlıktan gelmiş olsa da, emekçiden yana bir siyasetçi olmamıştır.

Yine Süleyman Demirel

Demirel’in rahmetli olması sonrasında ortalığı kaplayan övgüler üzerine bu sayfalarda 19 Haziran 2015 günü, onun hakkında kısa bir değerlendirme yapmıştım. Demirel’in vefatının altıncı yılında, geçen hafta 17 Haziran’da da, onun hakkında, 70 yaşın üstünde olanları ya da onun iktidarında gerçekleşen olayları bilen insanları şaşırtan, methiyeler vardı. Demirel, belleği çok güçlü, halkın hoşuna gidecek şekilde konuşan, fabrikalar ve barajlar gibi kalıcı yatırımlar yapan, günümüz iktidarına göre eleştiriye daha tahammüllü ve esprili bir siyasetçiydi gibi bir şeyler söyleseler neyse. Demirel için örneğin, “Atatürk’ün çağdaş uygarlık hedefine hizmet etmeye yeminliymiş”; “Ağır hakaretlere demokrasi adına tahammül etmiş”; “Büyük bir fikir adamıymış” (!) deyince iş değişiyor tabii.

Demirel’in iktidarında yapılanları özetleyelim, sonra siz karar verin. 

Demirel’in 30’undan önce ABD’ye gönderilmesi, 35’ine varmadan ABD bursuyla yeniden oraya gitmesi ve 40’ına doğru bir Amerikan şirketinde çalışmaya başlaması, belki de onun Amerikancılığında belirleyici olmuştur. Hiçbir siyasal deneyimi yokken 40’ında Adalet Partisi’nin genel başkanı olması da, büyük olasılıkla bu özelliği nedeniyledir.

Amerikancı olan bir kişinin de demokratik olması zaten kolay değildir. Çobanlıktan gelmiş olsa da, emekçiden yana bir siyasetçi olmamıştır.

DİSK’in gerçekleştirdiği 15-16 Haziran 1970'de büyük işçi direnişi, Demirel’in işçi karşıtı politikası nedeniyledir. Seçim zamanında çay, fındık, pamuk, tütün, … üreticilerine beklenenden daha yüksek taban fiyatı vermesi, onları gönendirmek için değil onların oyunu almak içindir. 

Demirel, ülkenin gördüğü en demokratik yasa olan 27 Mayıs Anayasası’na, halkoylamasında partisiyle birlikte hayır dediği gibi, daha sonraki yıllarda da “Halka bol geldi” diyerek karşı çıkmıştır.  

Demirel’in 1965-1980 yılları arasında başbakanlık yaptığı dönemlerde en hoşlanmadığı kesimler,  Atatürk devrimlerini, Anayasayı ve bağımsızlığı savunanlarla ABD karşıtları olmuştur. 

Liselere seçmeli din dersini koymakla yetinmemiş, kızların da imam hatibe alınmasına izin vermiştir. 1950-1975 yılları arasında 37 imam hatip okulu açılmışken, 1975-1980 yılları arasında Demirel’in başbakanlık yaptığı 3,5 yılda 300’e yakın imam hatip okulu açılmıştır. 

Lisede din dersini seçmeyen Alevi öğrencilere zorluk çıkarılması da, sağ sol kavgası da onun zamanında başlamıştır. Demirel, bağımsızlık yanlısı, devrimleri savunan ve ABD karşıtı gençlere ve oluşumlara karşı milliyetçi örgütlenmeleri açıkça desteklemiştir.

Demirel zamanında en çok ceza alan öğretmenler, Atatürkçü ve halkçı öğretmenler olmuştur (Aksoy, 1975). Demirel, Nurculara yaklaşırken, “1966-1967’de okulları ve üniversiteleri solcu öğretmenlerden temizlemek için girişim başlatmıştır” (Zürcher, 2004: 365).  Öğretmenlere ve Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS) üyelerine yapılan saldırılara önlem alınmaması nedeniyle, TÖS Genel Başkanı Fakir Baykurt, 1970 yılında “Milli Güvenlik Kurulu’nu öğretmenleri korumaya çağırmıştır” (Altunya, 2000: 41-42). TÖS’ün 9-13 Şubat 1971 tarihlerinde yapılmasını tasarladığı ‘II. Devrimci Eğitim Şurası’, can güvenliği sağlanamayacağı nedeniyle iptal edilmiştir (Aksarı, 1998: 5). Demirel millete bol geldi derken, ‘Anayasa Nizamı’ konusunda bir yasa çıkarmaya kalkışmıştır. 12 Mart 1971 muhtırasından sonra da, fırsatını bulduğunda 27 Mayıs Anayasası’nın demokratik niteliğinin törpülenmesini desteklemiştir. 

Demirel’in iktidarında pek çok üniversite öğrencisi yargısız infazlarla öldürülmüştür. ODTÜ’nün mütevelli heyetine yandaşların atanmasını sağlayıp 1970’lerde bu üniversiteye Hasan Tan rektör yapılarak faşist kadrolaşmanın oluşması sağlanmıştır.

Demirel ve partisi AP, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’a hiçbir hukusal temele dayanmadan verilen idam kararını, A. Menderes, H. Polatkan ve F. R. Zorlu’ya atfen, “Üç bizden üç sizden” diyerek mecliste onaylayacak kadar demokrattırlar. 

12 Mart 1971’de sıkıyönetim komutanı olan ve Ziverbey işkenceleriyle tanınan Faik Türün’ü 1977’de milletvekili ve 1980’de de cumhurbaşkanı adayı yapan da Demirel’dir. 
 
16 Şubat 1969’da Taksim’de Kanlı Pazar ve 1977’de Taksim’de Kanlı 1 Mayıs ile 16 Mart 1978’de İstanbul Üniversitesi’nin girişinde, 17-20 Nisan 1978’de Malatya'da, 4-5 Eylül 1978’de Sivas'ta,  19-26 Aralık 1978 günlerinde Maraş’ta,  27-30 Mayıs 1980’de Çorum’da, 10 Ağustos 1980’de Ankara Balgat’ta katliam yapanlar, Demirel’in desteklediği “Bana sağcılar adam öldürüyor dedirtemezsiniz” dediği kesimlerdir. Bu nedenle Zürcher (2004: 380), “Sağ ve sol arasındaki mücadele eşit bir mücadele değildi. 1974-1977 yıllarındaki ‘milliyetçi Cephe’ hükümetleri zamanında, polis ve güvenlik güçleri, Türkeş’in MHP’sine tahsis edilmiştir” demektedir.

Demirel 1987’de, “Tevhidi Tedrisat Kanunu’na ters düşüyor diye, din eğitiminden vaz mı geçilecek? Böyle isteyenler, Tevhidi Tedrisat Kanunu’nu, ne ise o kanunun esasları, din eğitimini de içine alacak şekilde düzeltmeleri lazımdır... Tevhidi Tedrisat Kanunu bir semavi kitap değil ki... Şayet Kuran kursları veya din eğitimi bu kanuna ters düşüyorsa, o yanlış olan din eğitimi değildir; Tevhidi Tedrisat Kanunu’dur” diyen kişidir (akt. Kansu, 2000: 17). 

Demirel’in Mart 2000’de Çankaya Köşkü'nde rektörlere, "Cumhuriyete sahip çıkmanın önemini birçok kere sizlerle konuştum. Bu, siyasi bir mesele değildir, bu hayati bir meseledir" demesi (Mazlumder, 2000) ya da cumhurbaşkanlığından ayrıldıktan sonra Mayıs 2006’da, “Türban özgürlük falan değildir. Bu gericiliktir” demesi (memurlar.net, 2006) onun geçmişte yaptıklarını affettirmeye yeterli değildir. 

Kaynakça

Aksarı, M. (1998). 12 Mart darbesi öncesinde TÖS’ün yapılamayan 2. devrimci eğitim şurası..., abece, 140, Nisan, 5-6.
Aksoy, M. (1975). Devrimci öğretmenin kıyımı ve mücadelesi. Ankara: Sevinç Matbaası.
Altunya, N. (2000). Türkiye’de öğretmen örgütlenmesi: 1908-1998. Ankara: Ürün Yayınları.
Kansu, I. (2000). Atatürk’ün kurduğu İslam devletiymiş, Cumhuriyet, 4 Mart.  
Mazlumder (2000), İnsan hakları açısında Ocak 2000, https://www.mazlumder.org/tr/main/yayinlar/yurt-ici-raporlar/3/2000-ins…, erişim 23 Haziran 2021. 
Memurlar .net (2006). 9'uncu Cumhurbaşkanı Demirel: Türbanlılar Arabistan'a gidip okusun, https://www.memurlar.net/haber/44391/9-uncu-cumhurbaskani-demirel-turba…, erişim 23 Haziran 2021.
Zürcher, E. J. (2004). Modernleşen Türkiye’nin tarihi. İstanbul: İletişim yayınları.

[email protected]

Özel Not: Özelinde Boğaziçi Üniversitesi’ne ve genelde yükseköğretim sistemine verdiğiniz zarar onarılmaz boyutlara ulaştı. Kayyım rektör Melih Bulu ve kayyım rektör yardımcıları, toplum bir an önce istifa etmenizi bekliyor.